Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mehmet Emin Yurdakul - Bırak Beni Haykırayım

  Ben en hakîr bir insanı kardeş sayan bir rûhum; Bende esîr yaratmayan bir Tanrı'ya îman var; Paçavralar altındaki yoksul beni yaralar.

Fuzuli - Gazel - 77 (Gubâr-i secde-i râhın hat-i levh-i cebînimdir)

  Gubâr-i secde-i râhın hat-i levh-i cebînimdir Sücûd-i der-gahın ser-mâye-i dünyâ vü dînimdir Eger azm-i reh etsem şevk-i vaslın hâdî-i râhını Ve ger ârâm hem tutsam hayâlin hem-nişînimdir Hevâ-yi ravza-i kûyun bahâr-i gül-şen-i cânım Nihâl-i kâmetin servim izarın yâseminimdir Yakînimdir ki maksûdum olur hâsıl sana yetsem Bi-hamdi’llah bana senden yana reh-ber yakînimdir Taleb-gâr-i visâlim müjde-i vaslın dirîğ etme Kim ol müjde ferah-bahş-i dil-i endûh-gînimdir Götürdü zevk-i vaslın hâtırımdan ravza pervâsın Sözün kevser münevver meclisin Huld-i Berîn’imdir Bana yüz gösterir her lâhza yüz bin şâhid-i devlet Çü mir’ât-i ruhun manzur-i çeşm-i pâk-binimdir Serir-i saltanat zevkinden efzundur bana ol söz Ki lûtf ilen demişsin bir gulâm-i kem-terinimdir Beri oldum Fuzûlî gayrdan ol dil-rübâ ancak Enîsim münîsim yârım nigârım nâzeninimdir

Oyhan Hasan Bıldırki - Dolunayın Eli Kulağında

  Dolunayın eli kulağında çıkagelir şimdi Sen görünmüyorsun, nerdesin? Avare gönlümü taktım Anka kuşunun peşine Yol, iz bulup sana gelsin diye.

İslamiyet Öncesi Yazılı Türk Edebiyatı

  İslamiyet’in kabulünden önceki dönemde Türklerin yazılı edebiyatı, genellikle sözlü gelenekler yoluyla aktarılan şiir ve destanlardan oluşuyordu. Bu edebi eserler, Türk kültürünün ve yaşam tarzının zengin bir yansımasıdır. Ancak, dünyada yazılı eserlerin sayılı olduğu; milletlerin ve dillerinin tam olarak teşekkül etmediği yüzyıllarda Türk edebiyatının yazılı eserleri de çoktur.

Tevfik Fikret - Yağmur

  Küçük, muttarid, muhteriz darbeler Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz Olur dembedem nevha-ger, nagme-saz Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz Küçük, muttarid, muhteriz darbeler...

Batı Trakya Türkleri Edebiyatı

Bugünkü Yunanistan Devleti sınırlan içerisinde kalan coğrafi bölge, Türk milleti açısından tarih, siyasisosyal ve kültürel yönleriyle çok önemli bir saha olma özelliğini sürdürmektedir... Halen bu ülkedeki Türkler ve Türkçe'nin durumuyla ilgili olarak başlıca şu gruplar üzerinde durulabilir:  a) 14. yüzyılda Gazi Evrenos Bey'in Batı Trak ya'yı fethi ile bölgeye Konya ve Balıkesir civarından gelip yerleşen, Osmanlı Türklerinin torunlan olarak yoğun bir biçimde Gümülcine ve İskeçe şehir ve köy lerinde Lozan'dan beri "Resmi Azınlık" statüsünde yaşamakta olan, 150.000 nüfuslu "Batı Trakya Türkleri".  b) Etnik kökenleri Yunan yönetimlerince sürekli olarak tartışma konusu yapılmak istenen, Batı Trakya'da "Balkan Kolu" denen "Yasak Bölge"de yaşamakta olan Müslüman Pomak Türkleri.  c) Başta Rodos olmak üzere, "12 Ada Müslüman Türkleri".  d) Türk Kökenli Hıristiyanlar: Oğuz Türklerinden çok önceleri bölgeye kuzeyden gelip yer...

Esat Mahmut Karakurt - Vahşi Bir Kız Sevdim (Roman Özeti)

Eserin Adı: Vahşi Bir Kız Sevdim Yazarı: Esat Mahmut Karakurt Yayınevi: İnkılap Ve Aka Kitabevleri   Koll.Şti. Ankara Cad. No :95 – İstanbul. Basım Yılı: 1967 ( İlk baskı   1926 ). Eserin Konusu : Balkan harbi yıllarında bir   Türk subayı ve Bulgar kızının aşkı. Eserin Ana Fikri : Gönül   ferman dinlemez. Eserin Özeti: Abdulhamid’in saltanatı sırasında Adil adında, otuz bir yaşında yakışıklı bir Türk subayı İstanbul’dan   Makedonya’ya Cisri Mustafa Paşa Tepesi’ni içine alan mıntıkada görevlendirilir. Burada başında güzel bir kızın bulunduğu Bulgar çetesinin saldırıları ile karşılaşır ve bu çetenin terör faaliyetlerine son vermek üzere görevlendirilir.

Yunus Emre - Göçtü Kervan Kaldık Dağlar Başında

Ah nice bir uyursun, uyanmaz mısın? Göçtü kervan kaldık dağlar başında. Çağrışır tellallar inanmaz mısın? Göçtü kervan, kaldık dağlar başında.

Ahmet Ayaz - Antalya

Adın gönüllerde saklı bir şehir, Solmayan renkli bir gülsün Antalya. Mehtaba hükmeden, gümüşten nehir, Gecemde masmavi tülsün Antalya.

Rakım Çalapala - Yaşasın Cumhuriyet

Coşkunuz, sevinçliyiz. Ayrı, gayrı değiliz, Bütün Türkler hep biriz, Yaşasın cumhuriyet.

Behçet Kemal Çağlar - Cumhuriyet

  Gönül verdik, Sana erdik. Ey hürriyet, Cumhuriyet. Herkes sever, Seni över. Ey hürriyet, Cumhuriyet. Canımızdasın, Kanımızdasın. Ey hürriyet, Cumhuriyet.

Köroğlu - Koçaklama (Canım Kırat Gözüm Kırat)

  Canım Kırat, gözüm Kırat Kaçıp çekilip gidelim Her yanında çifte kanat Uçup çekilip gidelim

Fuzuli - Gazel -98 (Sülûk-i fakr etvârım mezâk-i aşk hâlimdir)

  Sülûk-i fakr etvârım mezâk-i aşk hâlimdir Tecerrüd alemi seyrinde âlem pây-mâlimdir Hayâlimde budur kim bulmuşum âlemde bir hilkat Ne âlem hansı hilkat sandığım bâtıl hayâlimdir Cünun feyziyle âzâd olmuşum kayd-i alâyıktan Kemâl ü fazl terki rütbe-i fazl ü kemâlimdir Benim şem’-i visâle yandıran pervâne veş varın Fenâ-yi mutlakım cânân ile bezm-i visâlimdir Tabîbâ kılmışım teşhis derd-i aşktır derdim Alâmet âh-i serd ü rûy-i zerd ü eşk-i âlimdir Hevâdan mevce gelmiş bahr-i derdim şâhid-i hâlim Dil-i pür-ızdırâb ü nâle-i bî-i tidâlimdir Fuzûlî âlem-ifakr ü fenâda mün’im-i vaktim Diyâr-i meskenet nakd ü kanâ’at mülk ü mâlimdir

Refik Halit Karay - Anahtar (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Anahtar Yazarı: Refik Halit Karay Yayınevi: İnkılap Basım Yılı: 1994 1.ESERİN KONUSU: Kitapta Kenan adlı kişinin karısının çantasında bir anahtar bulmasıyla başlayan olaylar ve sonunda bütün şüphelerinin boş bir kuruntu olduğu anlatılmaktadır.  

Oyhan Hasan Bıldırki - Öfkeli Dolunayda Kurulan Sensizliğim

  Damar damar kanıma işleyen sensizliğim Hüznümün şiirini bir türlü yazamadım Kalbime yumruk yumruk vurulan sensizliğim Alnımın yazısını ne yapsam bozamadım Baskın yemiş nice avare kuşlar peşimde Delişmen rüzgârlarla savrulan sensizliğim Sanki çöldeyim ağır korkular yüreğimde Yeniden yanışlarla kavrulan sensizliğim Sensiz gecemde sayısız yıldızdasın şimdi Öfkeli dolunayda kurulan sensizliğim Ya çık gel ya resmini gönder yeter bana Kader diye alnıma vurulan sensizliğim

Orhan Seyfi Şirin - Kıvrımlı Nehirlerin Kunduzlarına Şiir

Ovalarda nehirler, Kıvrım kıvrım akardı. Baraj mühendisleri, Kunduzlar, set yapardı.

Orhan Seyfi Şirin - Kıvrımlı Nehirlerin Kunduzlarına Şiir

Ovalarda nehirler, Kıvrım kıvrım akardı. Baraj mühendisleri, Kunduzlar, set yapardı.

Cemil Meriç - Yağmurdan Sonra Aşk

Dün gece yağmurun altında Yine sen geldin aklıma Işıl ışıl parlayan gözlerini aradım Seni benden ayıran kaderimden utandım

Hikaye Anlatım Teknikleri

  Hikayeler, olay çerçevesinde oluşturulan edebi eserlerdir. Yazarlar, hikayede olayları anlatırken anlatma, gösterme, bilinç akışı, monolog gibi anlatım teknikleri kullanırlar.

Ozan Arif - Açılım

  Dinle beni ey millet... Dinle beni ahali... Bu "açılım" ne iştir, nedir bunun meali? Ne olacak bunlarla memleketin bu hali?      Habur'da gördünüz bak, çizgiden kaydı bunlar,      İhanetin adını açılım koydu bunlar... Herkes merak ederken "açılım" neyin nesi, Önce adı "Kürt" dendi, sonra da "demokrasi" Ve hatta "milli birlik", "kardeşlik" projesi!..       Kavramların içini boşaltıp soydu bunlar,       İhanetin adını açılım koydu bunlar... Millet yetki verecek, sırtına giyeceksin, Milleti ayrıştırıp her haltı yiyeceksin, Sonra bunun adına kardeşlik diyeceksin!       Hep işleri takiyye!.. Önce de buydu bunlar,       İhanetin adını açılım koydu bunlar... Hele bak bak, lafa bak; "kardeşlik projesi!.." Yahu bu, "eş başkan"ın bir eşlik projesi! Bu var ya bu, bu tam bir kalleşlik projesi...       Böyle süslü laflarla milleti baydı bunlar,       İhanetin adını açılım ko...

Dilaver Cebeci - Bu Yusuf'un Zindandan Seslenişidir

Eğilin önümde çağdaş güneşler! Kenanlı yıldızlar varın secdeye! Issız çöllerde, derin kör kuyularda Ben görürüm camgöbeği düşleri Ve ben yorarım sırma şafaklarda, Bulanık, korkulu düşlerinizi...

Ümit Yaşar Oğuzcan - Sabır Taşı

Yürüdük çelme taktınız Oturduk tepeden baktınız Uçacak kuş değiliz ya Güldük yüzümüze bakmadınız Ağladık kendi halimize bırakmadınız Sussak olmuyor Konuşsak kızıyorsunuz Taş değiliz ya

Orhan Veli Kanık - Yüz Karası Değil Kömür Karası

  Güneşli bir günde Masmavi göreceğiz Karadeniz'i Balkaya'dan Kapuz' a kadar, Karış karış biliriz bu şehri; EKİ' nin çiçekli bahçeleri, Rıhtıma kömür taşıyan vagonlarıyla; Paydos saatlerinde yollara dökülen, Soluk benizli insanlarıyla. Siyah akar Zonguldağın deresi Yüz karası değil, kömür karası Böyle kazanılır ekmek parası…

Namık Kemal - Hırrenâme

Kedimin her gece böbrekle dolardı sepeti Yok idi Ni'metinin râhatının hiç adedi Çeşmi şehlâ nigehi fârik iken nik ü bedi Sardı etrafını bin dürlü adular Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi

Aşık Reyhani - Bekle Ağaç Meyve Versin

Bekle ağaç meyve versin Taş ondan öteye başlar Mevsim sonbahara ersin Kış ondan öteye başlar

Sefil Selimi - Ademin Gönlünde Yaşayan Hüda

Ademin gönlünde yaşayan Hüda İnsandan seslenir sen ve ben değil Kudret nidasıdır duyduğun nida Tenin Rahman evi boş bir in değil

Aşık Dertli - Şeytan Bunun Neresinde?

  Telli sazdır bunun adı Ne ayet dinler, ne kadı Bunu çalan anlar kendi Şeytan bunun neresinde? Abdest alsan aldın demez Namaz kılsan kıldın demez Kadı gibi haram yemez Şeytan bunun neresinde? Venedik'ten gelir teli Ardıç ağacından kolu Be Allah'ın sersem kulu Şeytan bunun neresinde? İçinde mi, dışında mı Burgusunun başında mı Göğsünün nakışında mı Şeytan bunun neresinde? Dut ağacından teknesi Girişten bağlı perdesi Behey insanın teresi Şeytan bunun neresinde? Dertli gibi sarıksızdır Ayağı da çarıksızdır Boynuzu yok, kuyruksuzdur Şeytan bunun neresinde?

Esat Mahmut Karakurt - Dağları Bekliyen Kız (Roman Özeti)

Eserin Adı: Dağları Bekliyen Kız Yazarı: Esat Mahmut Karakurt Yayınevi: İnkılap ve Aka Basım Yılı: 1980 Eserin Özeti: Karaköse vilayetinin bir kasabası ve bir askeri hava alanı. Nöbetçi başçavuş, Binbaşı İhsan’a göreve giden uçakların geri döndüğünü haber eder. Yalnız on uçak olan filo dokuz uçakla geri döner. Yüzbaşı Nuri,   Mülazım Celal Bey’in uçağının filodan ayrılıp intihar saldırısı yaptığını söylerler.  Yüzbaşı  Nuri sözünü bitirmeden Celal Beyin uçağı havada beliriverir. Mülazım Celal ağır yaralı olarak uçaktan çıkarılır ve gönül rahatlığı ile son sözlerini söyler. Etrafına toplanan subaylar arasından Mülazım İsmail’e annesini ve kız kardeşini emanet edip vefat eder.

Şeref Taşlıova - Kağızman'da Tuz Dağı

  Kağızman'da tuz dağı (Turnam turnam dön beri) Kar yağdı bastı dağı (Yitirmişem ben yari) Öyle bir yar sevmişem (Turnam turnam dön beri) Eski yare gözdağı (Yitirmişem ben yari)

Ozan Arif - Bozulmuş

  On bir yıl sonra gördüm yurdumu Toprağı bozulmuş, taşı bozulmuş Açamadım kimselere derdimi Halkın yüzde yetmiş beşi bozulmuş. Edirne'den Van'a, Van'dan Mersin'e Muğla'sından başla yürü Kars'ına Kapılmayan yoktur para hırsına İzmir'i, Konya'sı Muş'u bozulmuş. Haramı helali incele de bak Ya aptal diyorlar ya da avanak Haram dolu haram tencere tabak Ekmeği bozulmuş, aşı bozulmuş. İyi varsa alınmasın sözüme İyi miyi görünmedi gözüme Bakarak kararmış üzüm üzüme Kurunun yanında yaşı bozulmuş. Köprünün altından çok sular akmış İyiler yerini lükse bırakmış Sevdalar fuhuşa, sekse bırakmış Gönüllerin artık düşü bozulmuş. Bir kahveye kırk yıl hatır yok şimdi Ne kırk yılı, kırk saniye çok şimdi Hatıra gönüle karın tok şimdi Gaddar olmayanın işi bozulmuş. Vatan, vatan! Tabii vatan vatan da Esrar satan da var, karı satan da Çıkıyorlar akşam güneş batanda Erkekler değişmiş, dişi bozulmuş. Vatan için, millet için döğüşmüş, Mana için madde ile boğuşmuş İnsanlarda b...

Gevheri - Sabahın Seher Vaktinde

Sabahın seher vaktinde Bir garip bülbül dolaşır Yanağında gül açılmış Ol güle sümbül dolaşır

Yunus Emre - Ey pâdişâh ey pâdişâh uş ben beni virdüm sana (8)

Ey pâdişâh ey pâdişâh uş ben beni virdüm sa ñ a Genc ü hazînem kamusı sensün benüm önden so ñ a Evvel dahı bu ‘akl u cân seninleyidi asl-ı kân Âhir girü sensün mekân anda varam senden ya ñ a Bu âhıla bu zârıla bu hikmeti kim ne bile Bilse dahı gelmez dile tutdum yüzüm senden  ya ñ a Dursam senünle dururam baksam senünle bakaram Her kancaru kim yürürem gönlüm yöni senden  ya ñ a Sensün bana cân u cihân sensün bana genc-i nihân Senün durur assı-ziyân ne iş gele benden ba ñ a Yûnus sana tutdı yüzin unıtdı cümle kendözin Cümle sana söyler sözin sensün söz söyleden ba ñ a  (Müstef'ilün Müstef'ilün Müstef'ilün müstef'ilün)

Cemal Safi - Bakırköyden Mektup Var

Sensizdim kendime bir iş aradım, Baştan savıp asabımı bozdular. Hatırşinas dostlarıma uğradım, Sağolsunlar müdür beye yazdılar.

Cemal Safi - Bakırköyden Mektup Var

Sensizdim kendime bir iş aradım, Baştan savıp asabımı bozdular. Hatırşinas dostlarıma uğradım, Sağolsunlar müdür beye yazdılar.

Destanlar ve Özellikleri

Destan, toplumların geçmişinde derin izler bırakmış bir olayı, özellikle de yiğitlik ve olağanüstülükleri manzum olarak öyküleyici bir şekilde anlatan edebî türlerdendir. Kahramanların olağanüstü kişilikleri, içinden çıktıkları toplumun temel özellikleri ile oluşmuştur. Bu kahramanlar, aklın alamayacağı büyük işlerin üstesinden gelir. Destanlarda olay ve kişiler olmak üzere iki unsur ağırlıktadır. Zaman ve mekân unsurlarına ayrıntılı biçimde yer verilmez. Destanlar, ulusların tarihte yer almaya başladıkları dönemlerin ilk ürünleridir. Bu nedenle bu ürünlerde onları oluşturan toplumların tarihlerinden izler görülür. Destanlar oluşumları bakımından tabii destan ve yapma destan olmak üzere ikiye ayrılır.