Garip Akımı 1938’de Atatürk’ün ölümü ve İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonraki yıllarda Türk edebiyatındaki destani ve devrimci hava coşkusunu kaybeder ve memleket şiirinin hızı kesilir. Bu ilk dönemdeki Osmanlı, İslâm tarihi ve din karşısındaki olumsuz tutumun doğurduğu boşluk duygusu ve yaklaşan büyük savaşın genç şairlerin ruhunda uyandırdığı karamsarlık da şiir ve edebiyatın değişmesinde önemli bir etkendir. Şiirin tekrara düşmesi ve bir bıkkınlık yaratması da bu değişmede önemli bir rol oynamıştır. Ankara Erkek Lisesi’nde birlikte okumuş olan Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat Horozcu ve Melih Cevdet Anday’ın 1941’de Garip adıyla yayımladığı ortak şiir kitabı işte böyle bir ortamda çıkar. Orhan Veli’nin yazdığı bir ön sözle edebiyat dünyasının karşısına çıkan bu şiirler, Türk şiirinde önemli bir değişmeye, önemli bir dönüm noktasına işaret eder. Aslında bu değişme Orhan Veli’nin 1937’den itibaren Varlık dergisinde yayımladığı şiirlerle, özellikle de 1938’de çıkan Kitabe-i ...
Bursa yangını bazı gazetelerimizin bir milyara yakın tahmin ettiği maddi ziyanıyla, Ulucami etrafındaki tarihi eserlerde yaptığı tahribatla hakikaten milli bir felaket addedilebilecek hadiselerdendir. Bununla beraber son zamanlarda o kadar dikkatle tamir edilen Kapalıçarşı’da çıkması ve etrafa oradan yayılması bir tarafa bırakılırsa hiç de beklenmeyecek cinsten değildi. Bizim güzel Bursa, yeşil Bursa diye sevdiğimiz ve haklı olarak övündüğümüz şehrin asıl hayatının ve servetinin toplandığı bu çarşılar o kadar iç içe, üst üste, bir kav gibi tutuşmaya hazır binalardan müteşekkildi ki bu akıbet her an beklenebilirdi. Bundan birkaç sene evvel resmi bir vazife dolayısıyla birkaç arkadaşla beraber Ulucami’nin tamir işleri ve Kapalıçarşı’nın son vaziyeti hakkında bir fikir edinmek için Bursa’ya iki defa gitmiştim. Her ikisinde de bu çarşılarda heyet halinde ve tek başıma saatlerce dolaştım. Derhal söyleyeyim ki tamir işlerinin verdiği büyük hoşnutluğa rağmen ikisinden de i...