Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Türk Edebiyatı: İslamiyet Tesirinde Türk Edebiyatı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yunus Emre - Allah Sana Sundum Elim

  Sensin kerim, sensin rahim, Allah sana sundum elim Senden artık yoktur emim, Allah sana sundum elim Ecel geldi vade erdi, bu ömrüm kadehi doldu Kimdir ki içmeden kaldı, Allah sana sundum elim

Hoca Ahmed Yesevi - On Birinci Hikmet (Bu Dünyayı Düşman Tutup Yürüdüm)

Ey dostlar temiz aşkını ele aldım Bu dünyayı düşman tutup yürüdüm ben işte Yakam tutup hazretine sığınıp geldim Aşk kapısında Mansur gibi oldum ben işte Aşk yolunda aşık olup Mansur geçti Belini bağlayıp Hakk işini sıkı tuttu Melametler ihanetler çok işitti Ey müminler hem Mansur oldum ben işte Aşık Mansur "Enel Hakk' i dile getirdi Cebrail gelerek "Enel Hakk"ı beraber söyledi Cebrail gelerek başın ver deyip yola saldı Darağacına asılıp cemalini gördüm ben işte Mansur gelince darağacı eğilip kendi aldı Batın gözü açık olanlar hayran kaldı Işık salıp Allah kendisi nazar eyledi Ey sevgili deyip cemalini gördüm ben işte Nida geldi o darağacına çok boğma" diye "Sıkı dur her yan bakıp sen ağma"diye Taşa dedi "Emrimi tutup sen değmeyesin" Levh-i Mahfuz tahtasında gördüm ben işte Üçyüz molla yığılıp yazdı çok rivayet Şeriatdır ben de yazayım bir rivayet Tarikatda hakikatda haktır himaye etmek Başımı verip Hakk sırrını bildim ben işte "Enel Hakk...

Aruz Ölçüsü

ARUZ ÖLÇÜSÜNÜN BAZI ÖZELLİKLERİ a) Vasl (Ulama): Sonu ünsüzle biten bir kelimeyi ondan sonra gelen kelimenin ünlü harfine bağlamaktır. Ulama, ölçüde yan yana iki açık hece gerektiği zaman yapılır. Ulama yapılan kelimeler aralarına bir (  ̆ ) işareti konularak belirtilir. ÖR: Hürr  ̆   olmak  ̆   eğer ister  ̆   isen olma cihânın Zevkında safâsında gamında kederinde (Ziyâ Paşa, XIX. yüzyıl) Ölçüsü: — — . | . — — . | . — — . | . — — b) İmâle (Çekme) : Açık hecenin ölçüye uyması için biraz uzatılarak okunması, kapalı hece değerine getirilmesidir. İmâle aruzda bir kusur sayılır. Daha çok Türkçe hecelerde ve Farsça tamlamalarda (Servet-i Fünûn’da olduğu gibi) tamlama -i’sinde uygulanır. Açık heceyi belirten noktanın altına çizgi (—) konularak gösterilir.

Hoca Ahmed Yesevi - Onuncu Hikmet (Yere Girdi Kul Hâce Ahmed)

Hakk Teala fazlı ile ferman eyledi İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Altmış üç yaşta sünnetlerini sıkı tutup İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Yer üstünde ölmeden önce diri öldüm Altmış üç yaşta sünnet dedi işitip bildim Yer altında canım ile kulluk eyledim İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Erenlerden feyz ve fetih alamadım Yüzyirmibeş yaşa girdim bilemedim Hakk Teala'ya ibadelerini kılamadım İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Olur muyum Muhammed'in has ümmeti Ümmet dese asilerin hoş devleti Baldan tatlıdır bana bu mihneti İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Bizler için canlar çekti o Muhammed Ümmet olsan gam yemezsin sahte ümmet Gece gündüz elde ettikleri yeme-içme ve işret İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Elli yaşda ses geldi ölmek kolay Şartı odur sende olsan iman nuru Sabahla gitsen cemaline eyler konuk İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Ey müminler bu dünyanın sonu yok Doğru bilirsen asla bunun yalanı yok Kim bilmese vallahi onun iman...

Hoca Ahmed Yesevi - Dokuzuncu Hikmet (Kabre Girdim)

Ey dostlar hasb-i halimi söyleyeyim Ne sebepten Hakk'tan korkup kabre girdim Gerçek dertliye bu sözümü bildireyim O sebepten Hakk'tan korkup kabre girdim Kabir içinde gece-gündüz ibadet eyledim Nafile namaz kılıp âdet eyledim Her ne cefa gelse ona dayandım O sebepten Hakk'tan korkup kabre girdim Kabir içinde Mustafa'yı hazır gördüm Selam verip edep ile şaşırıp kaldım Asi-cafi ümmetlerinin halini sordum O sebepten Hakk'tan korkup kabre girdim Kabre girmek Rasulullah sünnetleri İbadet eylemek Hakk Rasulû'nün adetleri Gariplere rahmet eylemek şefkatleri O sebepten Hakk'tan korkup kabre girdim Ümmet olsan gece-gündüz dinmeden ağla Bağrın pişip ciğerini deşip yürek dağla Ecel gelse mertler gibi belini bağla O sebepten Hakk'tan korkup kabre girdim Bir gün senin ömrünün yaprağı sararınca Ecel gelmeden tevbe eyle ey cahil Meğer sana rahmet eyleye Azim Yezdan O sebepten Hakk'tan korkup kabre girdim Gerçek dertlinin işidir söz ve icraat Gözyaşıdır Hakk karşısı...

Nef'i - Musammat Bahar Kasidesi (Der Medh-i Sultân Murâd Hân Aleyhi'r-rahmeti Ve'l gufrân)

(NESİB) Esdi nesîm-i nev-bahâr açıldı güller subh-dem Açsın bizim de gönlümüz sâkî meded sun câm-ı Cem Erdi yine ürd-i behişt oldu havâ anber-sirişt Âlem behişt-ender-behişt her kûşe bir bâğ-ı İrem Gül devri ayş eyyâmıdır zevk u safâ hengâmıdır Âşıkların bayramıdır bu mevsim-i ferhunde-dem Dönsün yine peymâneler olsun tehî hum-hâneler Raks eylesin mestâneler mutrıbler etdikçe nagam Bu demde kim şâm u seher meyhâne bâğa reşk eder Mest olsa dilber sevse ger ma'zûrdur şeyhu'l-Harem Yâ neylesin bî-çâreler âlüfteler âvâreler Sâgar sunar meh-pâreler nûş etmemek olur sitem Yâr ola câm-ı Cem ola böyle dem-i hurrem ola Ârif odur bu dem ola ayş u tarabla mugtenem. (TEGAZZÜL) Zevkı o rind eyler tamâm kim tuta mest ü şâd kâm Bir elde câm-ı lâle-fâm bir elde zülf-i ham-be-ham Lutf eyle sâkî nâzı ko mey sun ki kalmaz böyle bu Dolsun sürâhî vü sebû boş durmasın peymâne hem Her nev-resîde şâh-ı gül aldı eline câm-ı mül Lutf et açıl dahi gül ey serv-i kadd-i gonca-fem Bu dürd ü bu sâfî deme ...

Hoca Ahmed Yesevi - Sekizinci Hikmet (Yere Girdim)

Pazartesi sabah erken yere girdim. Mustafa’ya matem tutup ben yere girdim. Altmış üç yaş sünnettir, işitip bildim. Mustafa’ya matem tutup, ben yere girdim. Yeryüzünde dostlarım matem tuttu. Tüm âlem “Sultanım!” deyip nara attı. Hakk’ı bulan gerçek sûfi kanlar yuttu. Mustafa’ya matem tutup, ben yere girdim. Elvedayla yer altına bastım ayak, Gün yüzünü nefsime harâm kılarak, Zikredip yalnız yanıp, yalnız olarak, Mustafa’ya matem tutup, ben yere girdim. “Taha” okudum gece gündüz kâim oldum, Gece namaz, gündüzleri sâim oldum. Bu hâl üzre yer altında dâim oldum, Mustafa’ya matem tutup, ben yere girdim. Altmış gece, altmış gündüz, bir kez taam, Sabaha dek namaz kılıp, bir kez selâm, Altmış üçte oldu ömrüm elhak tamam, Mustafa’ya matem tutup, ben yere girdim. Hak Mustafa ruhu gelip imam oldu. Tüm melekler yer altında köle oldu. Çok ağladım, Resulullah nimet verdi. Mustafa’ya matem tutup, ben yere girdim. Leyl-i Mirâç; “Gözüm nuru evlat!” dedi. Elim tutup; “Ümmetimsin Ümmet!” dedi. “Sünnetimi ...

Hoca Ahmed Yesevi - 7'nci Hikmet (Görür müyüm?)

“Kul huva’llâh, Sübhâna’llâh!” vird eylesem, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Baştan başa, hasretinle feryâd eylesem, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Elli birde çöller gezip, otlar yedim. Dağa çıkıp, kulluk edip gözüm oydum. Cemâlini göremeden, cândan doydum, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Elli üçte vahdet meyin lütfeyledi. Yoldan sapmış mücrimi ıslah eyledi. “Allah” dedim,“Lebbeyk!” dedi söz aldı, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Yaşım elli iki, geçtim ev barktan, Ev ve bark ne demek, belki de cândan. Baştan, cândan geçtim, hatta imândan, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Elli dörtte bedenim ağlar eyledim. Ma’rifet meydanında seyrân eyledim. İsmail gibi, cânım kurbân eyledim. Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Elli beşte cemâl için saâil oldum. Kavruldum, yandım, lütfuna nâil oldum. Bi hamdillah, tâlib-i cemâl kul oldum, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Yaşım elli altı, dertlidir başım, Tövbe ettim, akar mı ki gözyaşım? Erenlerden olsa bir gönüldaşım, Bir v...

Tekke Edebiyatı (Dini-Tasavvufi Türk Halk Edebiyat)

  Türkistan'da Hoca Ahmed Yesevi Türbesi Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatı İslâmiyet’in ve Tasavvufun etkisiyle ortaya çıkmıştır. İslâmiyet’in kökleşip yayılmasında büyük etkisi olan tasavvuf, zamanla edebî eserlerde de işlenmiş, din ve tasavvuf, edebiyat aracılığıyla yayılmaya çalışılmıştır. Tasavvuf nedir? Her dinde ve millette farklı anlayış ve davranışları ifade eden tasavvufu değil de İslam dininde tasavvuf anlayışını en sağlıklı biçimde ele alan ve bu konuda "Risale" adlı bir de eseri bulunan Abdülkerîm el-Kuşeyrî  tasavvufun Arapça bir kökten geldiğini gösteren bir delile rastlanmadığını, unutulmuş bir lakap olmasının daha uygun görülebileceğini söyler . Ona göre Hz. Peygamber’in sohbetinde bulunanlara sahâbe, sahâbenin sohbetinde bulunanlara tâbiîn, onların sohbetinde bulunanlara tebeu’t-tâbiîn gibi unvanlar verilmiş, daha sonra dinin hükümlerine büyük bir dikkatle riayet edenlere “âbid” ve “zâhid”, zamanla ortaya çıkan bid‘atlara karşı her an Allah’la birlikte olma v...

Yunus Emre - Ecel Ere Ölem Birgün

İy yârânlar iy kardaşlar ecel ire ölem birgün İşlerüme pişmân olup kendözüme gelem birgün Yanlaruma kona elüm söz söylemez ola dilüm Karşuma gele ‘amelüm n'itdümise görem birgün Oglan gider dânışmâna saladur dosta düşmâna Şol dört tekbîr namâzıla (vaktum) tamâm kılam birgün Beş karış bez durur tonum ılan-çıyan yiye tenüm Yıl geçe obrıla sinüm unıdılup kalam birgün Başuma dikeler hece ne irte bilem ne gice 'Âlemler ümidi hâce sana fermân olam birgün Yûnus Emre sen bu sözi dahı tamâm itmemişsin Tek yüriyeyin n'eyleyem üstâduma gelem birgün