“Kul huva’llâh, Sübhâna’llâh!” vird eylesem, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Baştan başa, hasretinle feryâd eylesem, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Elli birde çöller gezip, otlar yedim. Dağa çıkıp, kulluk edip gözüm oydum. Cemâlini göremeden, cândan doydum, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Elli üçte vahdet meyin lütfeyledi. Yoldan sapmış mücrimi ıslah eyledi. “Allah” dedim,“Lebbeyk!” dedi söz aldı, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Yaşım elli iki, geçtim ev barktan, Ev ve bark ne demek, belki de cândan. Baştan, cândan geçtim, hatta imândan, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Elli dörtte bedenim ağlar eyledim. Ma’rifet meydanında seyrân eyledim. İsmail gibi, cânım kurbân eyledim. Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Elli beşte cemâl için saâil oldum. Kavruldum, yandım, lütfuna nâil oldum. Bi hamdillah, tâlib-i cemâl kul oldum, Bir ve Vâr’ım, cemâlini görür müyüm? Yaşım elli altı, dertlidir başım, Tövbe ettim, akar mı ki gözyaşım? Erenlerden olsa bir gönüldaşım, Bir v...