Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Biyografiler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Şehriyar'ın Hayatı ve San'atı

Asıl adı Muhammed Huseyin Behcet-i Tebrizî (1906 – ö. 18 Eylül 1988)dir. Şiirlerinde kullandığı Şehriyar mahlası ile tanınır. Tebriz Türklerinden olan İranlı şair, şiirlerini hem Türkçe hem de Farsça yazmıştır.

Fidan Memmedli - Şehriyar'ın Hayatını Değiştiren Kadın: Peri Hakkında Bilinmeyen Gerçekler

Muhammed Hüseyin Şehriyar, kurduğu manevi köprüler ve yazdığı eserlerle edebiyatımızda derin izler bırakmış büyük bir şairdir. Şiirlerini bu kadar tutkulu ve içten kılan şey, şüphesiz yaşadığı karşılıksız aşktır. Bütün Doğu dünyasını hayrete düşüren duygusal eserlerinin ardında tek bir isim vardı: Şairin Peri diye seslendiği Süreyya...

Özbek Klasik Edebiyatının Sevilen Şairi Şeyhzade Atâyî

Yesevî dervişlerinden Ahmed Yesevî’nin kardeşi İbrâhîm Ata’nın oğlu olan İsmâîl Ata’nın torunudur. Aslen Afganistan’ın Belh şehrindendir. Ölüm tarihi bilinmeyen şairin kabri de buradadır. Ali Şir Nevâyî’nin verdiği bilgiye göre Atayî; derviş meşrepli, hoş yaradılışlı, alçak gönüllü, şen tabiatlı biriydi. Türkçe söyleyen şairlerden olup şiirleriyle kısa zamanda Türkler arasında şöhret kazanmıştı.  Elimizdeki tek eseri Dîvân’ıdır. Atayî Dîvânı’nın Petersburg Şarkiyat Enstitüsü’nde tek nüshasında 260 gazel vardır. Metin, 16. yüzyılda istinsah edilmiş ve Tebrizli Beylerbeyi Fethalî Han tarafından saklanmıştır. Samoyloviç (1927), Dîvân’daki 17 gazelin metnini yayımlamış ve dil özelliklerini incelemiştir. Atayî Dîvânı’nın tam metni Özbekistan’da neşredilmiştir. Bu çalışmanın giriş kısmı Türkiye Türkçesine çevrilmiştir.  Atayî; “Atayî”nin yanı sıra Yesevî ailesine mensup olması nedeniyle Dîvân’ının ilk ve son sayfalarında “ Şeyhzâde Atayî ” mahlasını da kullanan mutasavvıf bir şairdi...

Şair, Yazar ve Hukukçu Nev'îzâde Atâyî

1583 yılında İstanbul’da doğdu . Sultan III. Mehmed devri kadıaskerlerinden tanınmış şair ve âlim Nev‘î Yahyâ Efendi’nin oğludur.  Önce babasından, daha sonra Kafzâde Feyzullâh Efendi’den ders aldı. 1601 yılında Ahîzâde Abdülhalîm Efendi’den mülâzım olarak tahsilini tamamladı. İstanbul kadısı Zekeriyyâ Yahyâ Efendi’nin yardımıyla 1605’te kırk akçelik İstanbul'un bugünkü Koca Mustafa Paşa semtinde bulunan Canbaziye Medresesi  müderrisliğine tayin edildi. 1608’de müderrisliği bırakarak kadılığa başvurdu ve Lofça kadılığına atandı. Bir süre sonra kadılıktan alındı. 1018/ 1610’da Babaeski kadısı, ardından Varna, Rusçuk ve 1618’de Silistre kadısı oldu. 1620 yılında Tekirdağ, arkasından da Hezargrad kadılıklarına tayin edildi. Buradan azledilince bir süre Tırnova ve Sahra kadılıklarının gelirleri kendisine verildi. 1624’te Tırhala kadılığına gönderildi. Manastır ve yeniden Tırhala kadılıkları yaptıktan sonra  1632’de Üsküp kadısı oldu. Üç yıl sonra azledilerek İstanbul’a döndü ...

Zehra Allahberdiyeva - Nizâmî Gencevî'nin Nesil Şeceresi Üzerine Bir Araştırma

Dünya Doğu araştırmalarında en önemli sorunlardan biri de dâhi Azerbaycan şairi Nizâmî Gencevî'nin millî kimliği, adı, unvanı, mahlası, dedesi, babası, annesi, erkek kardeşi, çocukları, amcaları ve memduhları hakkında doğru bilgilerin araştırılıp ortaya çıkarılmasıdır. Bu makalede, tarihsel ve edebi kaynaklara, şairin kendi eserlerine, çağdaşlarının ve haleflerinin yazılarına yapılan göndermelere dayanarak, bazı güncel meseleleri inceleyeceğiz.  Şeyh unvanı.Nizâmî Gencevî'nin ismi, künyesi ve mahlası Doğu'nun önemli tezkere kaynaklarında - Şeyh Ebu Muhammed İlyas ibn Yusuf ibn Zeki Müeyyad-din Nizâmî Gencevî olarak geçmektedir.  Şeyh unvanına gelince, Nizâmî Gencevî'nin filozof-şair ve bilim adamı olarak kazandığı şan ve şöhretten dolayı kendisine verilen bir fahri unvan olduğunu söylemek mümkündür. Tanınmış oryantalist-bilim adamı Y.E. Bertels, Nizâmî Gencevî'nin, adının herhangi bir Sufi tarikatına kayıtlı olmadığını belirtmiştir. Buna rağmen, Nizâmî Gencevî, eser...

Muharrem Ergin

Bugün Gürcistan sınırları içinde kalan Ahıska vilâyetinin Ahılkelek kazasına bağlı Gögye köyünde doğdu. Babası Haydar Bey, annesi Name Hanım’dır. Kemaloğulları diye bilinen aile Azerbaycan coğrafyasında yerleşik bulunan ve Terekeme diye de anılan Karapapak Türkleri’ndendir. Ailesi 1925’te Türkiye’ye göçmek zorunda kaldı. Çocukluğu yerleştirildikleri Muş’un Bulanık ilçesinde geçti. İlkokulu burada, ortaokulu Muş’ta okudu. Lise öğrenimini Balıkesir Lisesi’nde parasız yatılı olarak tamamladı. Bu yıllarda Hüseyin Nihal Atsız’ın kardeşi Nejdet Sançar edebiyat hocası oldu. Bu tanışma Ergin’in fikrî ve meslekî hayatının şekillenmesinde önemli rol oynadı. 1942’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne kaydoldu. Reşit Rahmeti Arat, Ahmet Caferoğlu, İsmail Hikmet Ertaylan, Ali Nihad Tarlan, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi hocalardan okudu. 1947’de yüksek tahsilini bitirdikten sonra bir süre Boğaziçi Lisesi’nde öğretmenlik yaptı. 1950’de mezun olduğu bölüme asistan al...

Kadı Ahmed Burhaneddin

Kadı Burhaneddin 3 Ramazan 745’te (8 Ocak 1345) Kayseri’de doğdu. Oğuzların Salur boyuna mensup bir aileden gelmektedir. Asıl adı Ahmed’dir. Dinin delili anlamına gelen Burhaneddin, sıfatıdır. Kadılıkla temayüz etmesi dolayısıyla kendisine Kadı sıfatı da verilmiş ve Kadı Burhaneddin adıyla anılır olmuştur. Babası dönemin Kayseri kadısı Şemseddin Mehmed’dir. Annesi ise Selçuklu ailesine mensup olup devrin nüfuzlu şahsiyetlerinden Abdullah Çelebi’nin kızıdır.

Şeyhülislam Bahâyî'nin Hayatı ve Eseri

Asıl adı Mehmed olup, İstanbul'da doğmuştur. Doğum tarihiyle ilgili olarak kaynaklarda 1595 ve 1601 olmak üzere iki ayrı tarihe rastlanmaktadır. Şairin gerek kendi devrinde, gerekse sonraki devirlerde yazılan biyografik eserlerde doğum tarihi "[...] bin on hududunda..." şeklinde başlayan cümlelerle ifade edilmiştir. (Hicri 1010, miladi 1601.) Bahâyî'nin 54 yaşındayken vefat ettiği belirtilmektedir. Şairin ölüm tarihi 1654'dür. 54 yaşındayken öldüğüne göre; doğum tarihinin 1010/1601 olduğu açıktır. Bahâyî; ilim, kültür ve içtimai mevki bakımından yüksek bir aileye mensuptur. Babası  Tâcü't-Tevârîh  sahibi Hoca Sadeddin Efendi'nin dördüncü oğlu olan Rumeli Kazaskeri Azîz Efendi'dir. Bu sebeple "Azîz-zâde” ünvanıyla da anılır. Annesi ise Ebussud-zâde Mustafa Çelebi'nin kızıdır. Bahâyî, ailesi tarafından yüksek bir kültür ve sosyal seviyeye sahip olmuş, en ileri ilim müesseselerinden ve âlimlerinden devrinin gerektirdiği usûl ve ölçülere uygun, ta...

Şeyyâd Hamza

Anadolu sahası Türk edebiyatının ilk şairlerinden Şeyyâd Hamza hakkında bilinenler sınırlıdır. Asıl adı Hamza’dır. “Mutrib (ikahi, gazel, şarkı okuyan), kıssahan (halk hikayelerini anlatan)” anlamına gelen Şeyyâd lakabıyla  anılan şair, şiirlerini Şeyyâd Hamza imzasıyla/mahlasıyla kaleme almıştır. Yaşadığı dönem ve yer konusunda farklı görüşler mevcuttur. Eğirdirli Hâcı Kemâl’in 16. yüzyılda derlediği  Câmi’ü’n-Nezâ’ir  adlı mecmuada yer alan bir şiiri dolayısıyla Şeyyâd Hamza’yı bilim dünyasına tanıtan Fuat Köprülü (1340), Bursalı Lâmi’î Çelebi (ö. 1529)’nin  Letâ’if ’indeki iki fıkrada isminin Nasreddîn Hoca (ö. 1284) ile geçmesi dolayısıyla Şeyyâd Hamza’nın da 13. yüzyılda yaşadığını belirtmiştir. Şairin  Yûsuf u Züleyhâ  adlı eserini yayımlayan Dehri Dilçin de Köprülü ile aynı görüşü paylaşmaktadır. Necmettin Halil Onan, 1026/1617 yılında derlenmiş bir mecmuada yer alan iki gazeline dayanarak onun, 13. yüzyıl şairi olduğunu, ancak Hoca Dehhânî’den önce ...

Nâbi

  1052’de (1642) Ruha’da (Şanlıurfa) doğdu. Asıl adı Yûsuf olmakla beraber Nâbî mahlasıyla tanındı. Gaffarzâde veya Karakapıcılar ailesine mensup olduğu hakkında söylentiler vardır. Kardeşi Seyyid Ahmed’in el yazması bir  el-Fütûḥâtü’l-Mekkiyye ’nin iç kapağına yazdığı kayıttan anlaşıldığına göre babasının adı Seyyid Mustafa, dedesi Seyyid Mahmud, dedesinin babası Seyyid Muhammed Bâkır ve onun babası Şeyh Ahmed-i Nakşibendî’dir. Ayrıca başka erkek ve kız kardeşlerinin bulunduğu bilinmektedir (Diriöz,  Eserlerine Göre Nâbî , s. 32). Nâbî de  Hayriyye ’sinin baş tarafında oğluna, atalarının ilim sayesinde yüksek mertebelere ulaştıklarını ve nesebinin ünlü olduğunu hatırlatmaktadır. Çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını Urfa’da geçiren Nâbî’nin burada iyi bir eğitim aldığı, Arapça ve Farsça öğrendiği anlaşılmaktadır. Bir rivayete göre, erginlik yaşlarında iken Yâkub Halife adında bir şeyhe intisap ederek tasavvufa yönelmiş, bir süre çobanlığını yaptığı bu şeyh onu İstanb...

Sultan Veled, Hayatı ve Eserleri

Bahaeddin Sultan Veled, 25 Rebiülâhır 623/25  Nisan 1226 tarihinde, şimdi Karaman denilen, Lârende kasabasında doğdu. Babası, XIII. yüzyılda Anadolu’da yaşayan büyük Türk mutasavvıfı ve şâiri, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, annesi, Mevlânâ’nın lalası ve dostu olan Semerkandlı  Şeyh Şerefüddin’in kızı Gevher Hatun’dur. Mevlânâ ve yakınları tarafından Bahaeddin diye çağırılan şair, daha çok Sultan Veled olarak bilinir. Gevher Hatun’un küçük oğlu Alâeddin’in doğumundan bir süre sonra ölmesi  üzerine, küçük yaşta annesiz kalan Sultan Veled’le, dadısı Kiramana ve üvey annesi Kira Hatun’un annesi Büyük Kira Hatun meşgul olmuşlardır.  Çocukluğu hakkında daha fazla bir şey öğrenemediğimiz Sultan Veled’in ilk  öğrenime nasıl ve ne zaman başladığına dair etraflı ve kesin olarak bir şey bilmiyoruz. Yalnız, aydın bir baba olan Mevlânâ’nın lüzum gördüğü andan itibaren  çocuğunun eğitim ve öğrenimi ile bizzat meşgul olduğu bir gerçektir. Sultan Veled’in bir hâtırasını a...