Son asır Türk Edebiyatı; Tanzimat döneminden sonra (1839) çeşitli devrelerden geçerek, evrensel bir soluğa erişebilmek için, Avrupa’ya özellikle Fransız Edebiyatı’na yöneldi. Aydınlar arasında, Osmanlı sarayının himayesi altında gelişen, Necati Bey, Baki, Fuzulî, Nedim ve Şeyh Galip gibi büyük ustalar yetiştiren Divan Edebiyatı, sınırlı bir edebiyat anlayışına sahipti. İslamî tesirler altında gelişen bu edebiyat, belli şekiller ve türler dışına çıkamıyordu. Ayrıca Osmanlıca ile yazılması, bu edebiyat anlayışının ve zevkinin halk tarafından anlaşılmamasına yol açmıştı. Daha çok halka inmek, 1839 Tanzimat Fermanı’nın getirdiği hürriyet havasından faydalanarak, halka bir şeyler vermek isteyen Tanzimat aydınları, haklı olarak Divan Edebiyatı’na karşı harekete geçtiler ve bu sınırlı edebiyat anlayışını yıktılar. Avrupa’dan yeni nazım şekilleri, yeni edebiyat türleri getirerek, Türk Edebiyatı’na bir genişlik verdiler. Şairler ve yazarlar yavaş yavaş dilin sadeleşmesine çalıştılar. Fakat iste...