Balam Kerkük, yeller düşmüş bağrına; Boz baharda tozar tozar gidersin, Yel neme ne,eller düşmüş bağrına, Lokmalanır, azar azar gidersin. "Ele kalma, Bele kal,ele kalma Özüm özüne kurban Menim ol, ele kalma." Kaderin bir ince çizgide kırgın, Oban bir karışık dizgide kırgın, Umudun bir içli ezgide kırgın; Hoyratlanır uzar uzar gidersin. "Oba hanı, Ev göçüp,oba hanı Yoluna can verirem, Ki verem o bahanı." Yiğidin yarası can üzerine; Tasalanma, şandır şan üzerine, Gün ola kuruyan kan üzerine Sınırını çizer çizer gidersin. "Kurula, Göz yaşını kurula, Bayraksız bağrın üzre Baht otağı kurula."
Şeyh Galib - Kaside ( Diger kaside-i mehtabiyye ber-evsâf-ı şâh- şehîd Sultan Selim Han-ı Salis rahmetullahi aleyh)
Bir ferve-i semûr giyib dûşe mâhtâb Hidmetdedir o zülf ü bîna-gûşe mâhtâb Deryâ-yı feyz-i âlem-i envâr olur iyân Sahn-ı çemende başlayıcak cûşe mâhtâb Bir bahr-ı şu’le-zâre düşüp sevk-i hüsn ile Girmiş tamâm tavr-ı sivâyûşe mâhtâb Yekreng-i îş edip şeb ü rûzûn bulur safâ İmdâd ederse rind-i kadeh nûşe mâhtâb Derviş-i Mevlevi gibi çarh-ı tehî midir Devr etse feyz-i Şems ile bî-tûşe mâhtâb Da’vâ-yı aşk-ı yârda noksânını bilip Turmuş bu hankâhda deycûşe mâhtâb Gördüm bu tâb u revnakı bildim ki bendedir Âlemde bir hidiv-i güher-pûşe mâhtâb Dârâ-yı mihr-i kevkebe Sultân Selîm kim Hırmen-geh-i mevâline bir hûşe mâhtâb Etdikde neşr-i nûr o şeyh-i hâver-i kerem Çevgân olur önündeki çâvûşa mâhtâb İtlâf-i nakd-i encüm eder bendegâhına Yüzler sürünce giydiyi pâ-pûşe mâhtâb Ayîne-i zamîr-i tecelli-fürûzunun Benzer yanında hâb-ı feramûşa mâhtâb Adliyle zulm-i sâbıkı mâhv etse çok mudır Razı olur mu hükmü karâkûşa mâhtâb Hebnem gedâ-yı gül...