Сүт ак деп, сүттүн өңүн ажыратып, Тынымсыз сайрап бир куш безеленет. Калп айтып түбөлүктүү жубайына, Кайгысын ырга айлантып алган дешет. Сүт ак деп чын билгенин айтса дагы, Жубайы кайрылбастан кеткен экен. Чындыкка ишене албай соңку кийин, Белгисиз алыс жакка безген экен. Сүтактын муңун тыңшап аяп кетем, Сезимим ушунчалык жаралуубу? Күйүттөн кушка айланып учуп кеткен, Сүйүүсү жаш келиндин аялуубу?..
Her sevgi bir düğüm atmış koluna Dokundukça inler, yarası vardır. Irak gönüllerin uçurumuna Ezgiden bir köprü kurası vardır. Aslı saçlarını yönüne sermiş, Altı tel koparıp göğsüne germiş, Kerem, yarasından bir kabuk vermiş, Sızlaya sızlaya vurası vardır. Aşık sofrasında bir ayak olur, Şenlik bırakanda Sümmânî alır. Humarı kan ile karışıp kalır Atadan toruna süresi vardır. Veysel ile yumup iki gözünü Görür gerçeklerin gizli yüzünü, Emrah ile gamda tartar özünü; Ağır yükü, hafif darası vardır. Ak kuşlukta abdal öğütlemesi, Kara günde kardaş ağıtlaması, Kızıl tanda Avşar yiğitlemesi: Nefesi, nidası, narası vardır. Bozok yaylasında çamlarca uzun Bir tütün kesilir çektiği hüzün Nice ki, orda bir sürmeli gözün Gönlüne yansımış karası vardır. Şeker dağı acı sözden bıkanda Etekleri misket misket kokanda, Ardıçtan kovalar inip çıkanda Her kuyu başında sırası vardır. Söğüt çarşısında günle erenler Zile düzlerinde burçak derenler Ankara'da dama bulgur serenler Dostudur, hal hatır sorası vardı...