Ben ki sessiz, habersiz gönül bağladım size, Şimdi ne zaman dalsam derin gözlerinize, Birdenbire ruhumu çılgın arzular sarar, Atılmak ister gibi karanlık bir denize. Düşündüğüm sizsiniz her gün, her gece şimdi. Bu dünyâda saadet siz demek bence şimdi. Ruhunuz eş olmamış, diyorlar, benim gibi Size yalnız gönlünü veren bir gence şimdi. Aczimi anlasam da yolumdan dönmem geri. Tuttunuz can köşemde hükmedecek bir yeri. Bir kere gözlerime baksanız, anlardınız Sizin için kalbimde canlanan emelleri. Her aşk için, gönlünüz kapanmış bir saraymış; Sevenler, kapısında uzun yılları saymış. Ben de, bunu düşünüp diyordum ki: Allah'ım, Keşke, sizi bu kadar güzel yaratmasaymış.
"Ve yalnızca Rabbine rağbet edip (O'ndan) iste." (El- inşirah, Âyet 8) Rahmân ve Rahîm olan adına sığınarak Açtım iki elimi : Kor gibi iki yaprak... Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç, İşte dünya önümde; benim ruhum sana aç. Bu seğriyen ellerle senden seni isterim, Senden seni isterken canımdan çıkar terim. Sana âşık ruhumdur merceği yakan ışık, Gözlerim cemâlini görmeden de kamaşık. Bir mirasyediyim ben iflâsın eşiğinde; Hep sabrım ölçülüyor ihlâs bileşiğinde; Kimim? Kimlik ararken hem güler, hem ağlarım, Yükseklerden dökülen sular gibi çağlarım... Çok tuzlu bir denizim, her ânım med ve cezir, Sana âşık olalı yüreğim kutla esrir. Döşeğim kara toprak, yorganım kara bulut; Ben seninle doluyken vurgun yapamaz kunût. Her insan günah işler, senden saklanır mı sır? Tövbe dilekçesiyle sırttan kalkar bu nasır... Kâinatı yarattın...