Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yunus Emre - Dün Gider Gündüz Gelür (23)

Dün gider gündüz gelür gör niçesi uz gelür Emr-i Hakk'un ser-be-ser cihâna düp-düz gelür Karangulık sürilür ‘âlem münevver olur Karangulık yirine nûrıla gündüz gelür ‘İbrete kalmaz mısın ya hod anlamaz mısın Dinle kuşlar ünini niçe dürlü sâz gelür Kuş hod yumurtayıdı yuva hod perdeyidi Ün hod kudret ünidür bilmeyene kaz gelür Dinle sözüm ma'nîsin anlayayum dirisen ‘Ârifün kulagına kudret üni tîz gelür Bir bakgıl saga sola tagılma degme yola Kudret bâgından sana gör niçe âvâz gelür Söz issi sözin alur sûret toprakda kalur Her kim bu hâli bilür kendözinden vaz gelür ‘Aklum bu yola gitdi beni benden iletdi Yûnus'un yüki yitdi bilmeyene az gelür --- dün: Tün, gece. karangulık: Karanlık. hod: Bizzat, kendisi.
En son yayınlar

Muhammadrizo Ogahiy - G'azal (Vahki, mandin yoshurin yor o‘zgalarga yor ekan)

Vahki, mandin yoshurin yor o‘zgalarga yor ekan, Kechalar xilvar aro bazmi nihoni bor ekan. Xotirimni zohiran yuz va’dadan xushnud etib, Botinan ko‘ngli hamisha moyili ag‘yor ekan. Oshkoro til uchi birla bo‘lib moyil manga, Kongli mayli o‘zga elga yoshurun bisyor ekan. Dev siyrat muddaiylar sori rag‘bat ko‘rguzub, Men hazinu bedilu bechoradin bezor ekan. Har kecha ishrat mayin no‘sh aylabon avbosh ila, Tongg‘acha masti sharobi sog‘ari sarshor ekan. Chun nihon ag‘yor ila bazm etmish ul sultoni husn, Fahm qildimkim, anga man xasta quldin or ekan. Ko‘ngli sandin o‘zgalarg‘a rog‘ib o‘lmish,e y ko‘ngul, Umrlar ishqida mehnat chekkaning bekor ekan. Oshiqikim topsa hosid gar oning yorig‘a qurb, Bu jahon ichra tirik yurmak anga dushvor ekan. Yor topmishlar raqibu muddayilar olida, Ogahiy, emdi sanga ul ko‘y aro ne bor ekan.

Hidayet Gedik - Emekliye Çağrıı

Ey emekli; gurbet elden köyüne Geleceksen bir an önce gelsene Ben diyemem gülmek senin neyine Güleceksen bir an önce gülsene Sabahları uyku tutmaz erken kalk Ajanslarda haberlerin hepsi cılk Marmara’da ucuzlamış devre mülk Alacaksan bir an önce alsana Kuşluk vakti bir kahveye varırsın Bulmacayı bez masaya serersin Her soruda beş dakika durursun Bulacaksan bir an önce bulsana Camilere erken gitmek zûl müdür? Şadırvanda dedikodu bol mudur? Namaz kılan en hakiki kul mudur? Kılacaksan bir an önce kılsana Sahillerde güzel olur her belde Layık değil sana kalmak motelde Her şey dâhil, beş yıldızlı otelde Kalacaksan bir an önce kalsana Yurt dışını sakın takma kafaya Yurt içinde aman gelme tufaya Bin bir çeşit türlü açık büfeye Dalacaksan bir an önce dalsana Ey emekli; mutlu mesut şen misin? Vekil olan, kıyak olan sen misin? Kendini öğüten değirmen misin? Bileceksen bir an önce bilsene Hükümet; emekli az alsın ister Kenya'yı, Nijer'i baz alsın ister Aslında bir nüfus azalsın ister Ölece...

Coşkun Ertepınar - Kırın Tepesindeki Ağaca Övgü

Ağaç olmuşsun bir defa Bu kırın tepesinde Yaşayacaksın ağacım, Yaşayacaksın, Tek ağaç olsan da. Bir damla su için göklere bakacaksın bazen, Yıldızlara dil dökeceksin sessizce. İncecik damarlarını Sert derinliklere salacaksın. Yaşamak kolay değil ağacım, Yaşayacaksın. Yaşama sevinci bu, Yaşama aşkı. Sadece kendin sevinecek değilsin Bu kırın tepesinde. Gölgene çekeceksin kurdu, kuşu. Rüzgâr, dallarını okşayacak, Seninle bilecek rüzgâr olduğunu. Yaşama sevinci bu, Yaşayacaksın ağacım, Yaşayacaksın. Cırcır böceklerinin şarkısını dinleyerek Ay ışığına dalmak güzel şey... Yaşamaktan nasibini alacaksın, Yaşama şarkısı söyleyecek çırpınarak yaprakların. Aşk ile şevk ile sallanacak dalların...

Necmettin Halil Onan - Çakıl Taşları

Biliyorsun ki kârî, kalbin derinlikleri, Damla damla biriken gizli gözyaşlarıdır. Kudretimin oradan çıkarabildikleri, Halis inci yerine bu çakıl taşlarıdır. Görüyorsun, nihâyet, çakıl taşları sende, İncilerse şairin kendi kalbinde kaldı. Fakat şunu anla ki o, çakıl bulurken de, İnci araştırmadan duyulan zevki aldı.

Ahmet Haşim - Başparmak

İnsanın en asil uzvu hangisidir? diye sorsalar hepimizin vereceği cevap budur: Dimağ! Hâlbuki dimağdan daha yüksek ve hattâ insanı diğer yaratıklardan ayıran ve onu bütün hayvanlara nazaran üstün bir mevkie çıkaran dimağ değil, sadece elinin başparmağı imiş. Başparmağın diğer parmaklarla birleşip iş görebilecek bir vaziyette olmasıdır ki insana unsurlar üzerinde üstünlük imkânını veriyor. Bunu söyleyen tabiat tarihi ilmidir. Gerçekten birçok hayvanların parmakları yoktur, parmakları teşekkül etmiş olanlarda ise baş parmak, insanda olduğu gibi elin diğer parmaklarıyla uyuşamadığından faydalı bir iş görecek vaziyette değildir. İlk insan, zekâsıyla değil, sırf elinin biçimi sayesinde taştan bir balta yapmağa muvaffak olarak ağaç dallarını kesmiş ve mağara dışında, güneş ve gökyüzü altında, ilk mimarî eseri yaratabilmiştir. İnsan medeniyetine başlayan, çekici ve testereyi tutan ilk eldir. Dağda, çölde ve ormanda hayvan olarak kalan yaratıkların hepsi baş parmaklarını kullanamadıkları için ...

Mikayıl Müşfiq - Düdüк sədaları

Səhərlər uyar-uymaz üfüqlər bir хoş rəngə, Tıхanır qulağımız sinirli bir ahəngə, O zaman хəyalımız düdüкlər coşmuş sanır. Bir çılğın ürpərişlə bu hayqıran düduкlər, Boynumuza həyatın ağır yüкünü yüкlər, Nəhayət hər tərəfdə gеdiş-gəliş başlanır. Toplaşır əməкçilər iş başına həvəslə, – Üfüqlər bürünürкən fəcirdən bir кömləyə, – Düdüкlərin əmrini yеrinə yеtirməyə. – Çağırınız bizləri кəsilməyən nəfəslə Düdüкlər! Yorulmadan çağırınız bizləri, Təqib еdəcəyiz bir hərəкətlə sizləri. Еy hər düdüк ruhundan ruha aхan sədalar, Ürəкlərdə şən əməк şamı yaхan sədalar, Sizinlə maкinanın düyünləri açılır. Boruların ağzından qaçıb uzaqlaşınca, Sürətli dalğalarla siz bizə yaхlaşınca, İçimizə həyatın cilvələri saçılır. Düdüкlərin müsəlsəl uzun çağırışları, Havada bu görünməz səslərin yarışları Sayəsində çözülür süкunətin bağları. Bəzən təbəssümlərlə cilvələr bulursunuz, Bəzən tutqun gözlərin şahidi olursunuz Еy düdüк sədaları! Еy düdüк sədaları!

Orhan Veli Kanık - Cımbızlı Şiir

Ne atom bombası, Ne Londra Konferansı; Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya!

Hüseyn Cavid - Niyə getdin? Niyə döndün? Niyə baxdın?

Gəldin də, niçin pəmbə buludlar kimi axdın, Bilməm, niyə getdin, niyə döndün, niyə baxdın? Şimşək kibi çaxdın da, niçin könlümü yaxdın, Bilməm, niyə getdin, niyə döndün, niyə baxdın? Sərpildi alev ruhuma süzgün baxışından, Sarsıldı da həp bənliyim, ey afəti-devran. Gəl, gəl, olayım səndəki hər cilvəyə qurban. Bilməm, niyə getdin, niyə döndün, niyə baxdın?

Oyhan Hasan Bıldırki - Barış Türküleri

Barış türkülerini hiç sevmiyorum Kavgacı falan da değilim ben Barış türküleri kapanmış yarayı azdırır her zaman Umutsuz anlarımızda ilaç diye bilinse de Barış türküleri baştan sona zehir Düşünüyorum: Dağlıca’da bir gece yarısı Teker teker gökyüzünden indirilen yıldızları Gece mi, gündüz mü bir daha ne zaman göreceğiz Evinden yurt bekçiliğine uğurlanmış Mehmetçikleri Kaçıncı şafağın sonunda evine göndereceğiz Dağlıca gecelerini kurşun kurşun delen hain eller Hangi barış türküsüne umutlarını bağladılar Neden yolları kestiler, köprüleri kundakladılar Ve acaba niçin ya da barış için mi dersiniz Geceyi gözetleyen yıldızları tek tek avladılar Barış türkülerini hiç sevmiyorum Yıllardır o türküleri dinleye dinleye Yazıda yabandaki bütün tarlalarımıza Kimliksiz, kişiliksiz barış fideleri ekmedik mi Barışın bekçilerini söndürsünler diye Barış mı? Barış sadece çocuklarımızın hakkı Yarasalar gibi kan emicilere barış ne yazar Öndeki ülkemizde ne yaptılarsa hep aynısını yaparlar Siz dilediğiniz barı...

Muhammad Shayboniy - Ruboiy

Gar bo‘lsa kishi qoshi qarosi birla, So‘z yaxshi turur jigar yarosi birla, Zulfu yuzi vasfini biturman tunu kun, Oltun varaq ichra ko‘z qarosi birla.

Sedat Umran - Delilerin Mutluluğu

Deliler dünyalarında rahat Ölüm korkusundan azade; Hisler deste deste, hayâller kat kat Yaşıyorlar bizden daha ziyâde Bizden daha çok var onlar Hayâlin o yenilmez gücüyle Alabildiğine yaşıyorlar Kendi yarattıkları bir ölçüyle! ..

Edebiyatın Diğer Bilimlerle İlişkisi

Edebiyatın konusu insandır, edebiyat insanların iç dünyalarına, ilişkilerine, doğal ve sosyal çevrelerine, toplum yaşamına, ekonomik, siyasi ve sosyal değişmelere ayna tutan güzel sanatlar dalıdır. Edebiyat hem bu yönüyle psikoloji, sosyoloji, tarih, felsefe ve coğrafya gibi bilim dallarıyla yakından ilişkilidir hem de anlatım biçimlerini ve dili araç olarak kullanan bütün bilim dallarıyla benzer özellikler taşır. Edebiyat, ürünlerini ortaya koyarken bu özelliklerden dolayı çeşitli bilim dallarıyla ilişki kurar. 

Cho'lpon - Go'zal Turkiston

Go‘zal Turkiston, senga ne bo‘ldi? Sahar vaqtida gullaring so‘ldi. Chamanlar barbod, qushlar ham faryod, Hammasi mahzun. Bo‘lmasmi dil shod? Bilmam ne uchun qushlar uchmas bog‘chalaringda?

Tarık Buğra - Küçük Ağa (Roman Özeti)

  Küçük Ağa ,  Tarık Buğra ‘nın 1964 yılında yayınlanan romanıdır. Kurtuluş mücadelemizin  Akşehir'de yaşanan bölümünü konu edinir. Zamanla cepheye ve Ankara'ya dair hususlara da girilir. KONUSU: Birinci Dünya Savaşı (1914) ile birlikte Osmanlı Devleti eski gücünü, heybetini kaybetmeye başlamış, isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür. Romanda, bir Anadolu kasabası olan Konya ilinin bir ilçesi olan Akşehir’den yola çıkılarak, bütün zor koşullar altında millî kurtuluş mücadesi veren Kuva-yı Milliye konu edilmiştir. Olaylar Anadolu'nun küçük bir kasabasında başlar ve gelişir. ÖZET: Dünya Savaşı resmen sona ermiş olmakla birlikte, Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı etkiler tüm gücüyle devam emektedir. Savaş sonrası birçok asker memleketlerine geri dönmüştür. Zayiatın büyüklüğü evlerine dönen erlerin çoğunun gazi oluşuyla daha da iyi anlaşılmıştır.

Güzel Sanatlar Arasında Edebiyatın Yeri

Sanat insanın güzellik karşısında duyduğu heyecan ve hayranlığı uyandırmak için ortaya koyduğu yaratıcılıktır. Sanatın temelinde insan sevgisi, hoşgörü, yaratma özgürlüğü vardır. Sanatın amacı insanlarda güzel duygular uyandırmak, insan hayatını renklendirmek, güzelleştirmektir. 

Ümit Yaşar Oğuzcan - Acılar Denizi

  Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Cahit Külebi - Sevda

Bildim ki nasibim yalnız sen, Ekmeğim senden gelirmiş, İnsan uyuyabilirmiş İzin verirsen. Dolaşamıyorum sokakta Rüzgarla serinleyemiyorum, Esneyip gerinemiyorum Upuzun yatamıyorum parkta. Bir mavi balon mudur bu yaz İçi sevda dolu yolculuk, Kurtar beni artık ey çocuk! Dişleri papatyadan beyaz!

Sherzod Ortiqov - Sehrli diyordagi odamovi (esse)

Tomdan toʻrt oyoqda emas, ikki oyoqda tushgan mushukni kim koʻrgan? Menimcha, hech kim. Boz ustiga yerga tushgach, u sen tomonga qarab bamaylixotir jilmayib tursa - gʻayritabiiy tuyularkan. Koʻpchilik shu yerda tush koʻrmayapmanmikin deb ogʻzi lang ochilib, oʻzini chimchilab koʻradi. Men ham boshida shunday qildim. Jagʻim osilib, oʻzimni qattiq chimchiladim. — Birodar, ogʻzingni yop!- dedi mushuk tarnovdan osilib yerga tushgach jilmayib.- Aks holda, pashsha kirib ketadi. U ikki oyoqda muvozanatini saqlab turardi. Boshiga tennischilarning toʻrli kepkasini qoʻndirgan, egnidagi kulrang kostyum-shim, oyogʻidagi jigarrang sport poyabzali oʻziga yarashgan, oqargan baroq qoshlarini chimirib, ortida qimirlab turgan dumini goh taranglashtirib, xunuk tarzda saqich chaynardi. — Uff, darrov mazasi tugadi,- dedi bir payt saqichni yerga tuflab tashlab. Ogʻzini ipak dastroʻmoli bilan artib olgach, sekin yurib oldimga keldi. — Salom,-dedi soʻng qoʻlini uzatib.- Men etik kiygan mushukman. Salomlashishi...

Həcər Atakişiyeva - Əlişir Nəvainin Əsərlərində Qadın Obrazları Və Qadına Münasibət

Həcər Atakişiyeva “Yazarlar” jurnalının redaktoru və  Yaradıcılıq Komissiyasının sədri,  ədəbiyyatşünas-tənqidçi  Annotasiya Məqalədə böyük özbək şairi və mütəfəkkiri Əlişir Nəvainin yaradıcılığında qadın obrazlarının bədii-estetik və mənəvi xüsusiyyətləri araşdırılır. Şairin “Xəmsə”yə daxil olan “Fərhad və Şirin”, “Leyli və Məcnun”, “Səb’əyi-səyyar” və “Səddi-İsgəndəri” poemaları, eləcə də digər əsərləri əsasında qadın obrazlarının poetik funksiyası, mənəvi keyfiyyətləri və cəmiyyətdəki mövqeyinə münasibət təhlil edilir. Tədqiqatda Şirin, Leyli, Məhınbanu, Dilaram, Rövşənək və digər qadın obrazlarının timsalında Nəvainin qadını yalnız gözəllik və məhəbbət obyekti kimi deyil, həm də iradə, sədaqət, ağıl, mənəvi kamillik və humanist dəyərlərin daşıyıcısı kimi təqdim etdiyi göstərilir. Məqalədə qadın obrazlarının Nəvai yaradıcılığında həm fərdi xarakterlərin formalaşdırılması, həm də əsərlərin ideya-bədii məzmununun açılması baxımından mühüm rol oynadığı əsaslandırılır. A...