Dumanı tüten bir evin huzuru oldu satırlarım. Ihlamur kokulu köy bahçelerinin o taze ev yapımı olan salça kokulu mutfaklarında, kızarmış ekmek misali alevleniverdi harflerim. Nar kırmızı pişen hindi, portakallı ördek, tavşankanı çay, köpüklü kahve derken her şey tam kıvamında damak tadını aradı ustalıkla. Açken kaleme alınan satırlar sabırla oruç tuttu, kendisini aç insanın yerine koyup empati yaptı mürekkep, kan kırmızı akana dek. Yeryüzü sayfa oldu, deniz mürekkep. Ağaçlar kurşun kalem oldu, tavus kuşu tüyleri de bir kalemlik dolusu tüy kalemden ibaret.