Ömer Seyfeddin - Keramet (Hikaye)
Yangın yarım saatten beri devam ediyordu. Fakat mahallenin ahalisi iki ev sonra söneceğine inanıyorlardı. Çünkü mübarek…
Yangın yarım saatten beri devam ediyordu. Fakat mahallenin ahalisi iki ev sonra söneceğine inanıyorlardı. Çünkü mübarek…
Çarşı meydanının büyük çınar ağaçlan, yere düşen, gölgelerini alacalandırarak, fısıldıyorlardı. Kuvvetti bir rüzgâr esi…
Deli Murat, memleketin en azılı bir derebeyi idi! Fakat yaşlandıkça aklı başına geldi. İyinin, kötünün farkına varmaya …
Temiz giyinirdi. Derbederlikten hiç hoşlanmazdı ve yakasına daima bir papatya takardı. Bütün inancı, aşkı, hemen her şe…
Mezarlık gayet sessiz. Yalnız, patikanın iki yanında saf tutmuş kavaklar, mezarın üstüne başlarını eğmiş çocuklar gibi …
Hurşide’ye ithaf ediyorum ... "Işk mülkide gedâ yu şâh bir Deyr içide rehber u gümrâh bir Işk arâ derd ü belâdın ö…
Şehit öğretmenlerimiz için Yağmur, bütün gece yağdı. Akşam alacasıyla birlikte çisem çisem başladı, gec…
— Herkesin gelini öğle arasında oturup nakış işler, benim gelinimin gözü kitapta. “Âlime” [1] işte. …
Ne zaman çocukluğumu hatırlasam aklıma ılık yaz geceleri gelir. Avlumuzda bir badem ağacı vardı. Baharın ge…
Alaper, gece boyu uyumadı. Başını biraz kaldırmaya görsün, beyninde o tarif edilemez ağrı uyanıyor, “lok lok” vuruyor…