Ana içeriğe atla

Нуриза Өмүрбаева - Сүтак уңу

Сүт ак деп, сүттүн өңүн ажыратып, Тынымсыз сайрап бир куш безеленет. Калп айтып түбөлүктүү жубайына, Кайгысын ырга айлантып алган дешет. Сүт ак деп чын билгенин айтса дагы, Жубайы кайрылбастан кеткен экен. Чындыкка ишене албай соңку кийин, Белгисиз алыс жакка безген экен. Сүтактын муңун тыңшап аяп кетем, Сезимим ушунчалык жаралуубу? Күйүттөн кушка айланып учуп кеткен, Сүйүүсү жаш келиндин аялуубу?..

Dinî-Tasavvufî Halk Edebiyatı (Tekke Edebiyatı)


Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatı İslâmiyet’in ve Tasavvufun etkisiyle ortaya çıkmıştır. İslâmiyet’in kökleşip yayılmasında büyük etkisi olan tasavvuf, zamanla edebî eserlerde de işlenmiş, din ve tasavvuf, edebiyat aracılığıyla yayılmaya çalışılmıştır.

Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatına Tekke edebiyatı da denir. Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatında asıl olan sanat yapmak değil, dinî-tasavvufi düşünceyi yaymaktır. Tekke şairlerinin çoğu tarikatlarda yetişmiş şeyh ve dervişlerdir. Tekke şiiri, halk şiirinden de divan şiirinden de nazım şekilleri almıştır.

Dinî-Tasavvufî  Halk Edebiyatının En belirgin Özellikleri Şunlardır:

  1. Kurucusu 12. yüzyılda Türkistan’da yaşayan Hoca Ahmet Yesevi’dir.
  2. Tekke Edebiyatı, Anadolu’ya 13. y.y.’dan itibaren gelişmiştir.
  3. Bu edebiyat şairleri tarikat merkezi olan tekkelerde yetişmiştir.
  4. Nazım birimi genellikle dörtlüktür.
  5. Hem aruz hem hece vezni kullanılmıştır.
  6. Şiirlerin çoğu ezgilidir.
  7. Allah, insan, iman, doğruluk, Allah'a kulluk görevleri gibi konular işlenmiştir.
  8. İlahi, nefes, nutuk, devriye, şathiye, deme gibi nazım türleri kullanılmıştır.
  9. Dili Aşık Edebiyatı’na göre ağır, Divan Edebiyatı‘na göre sadedir.
  10. Aşık, maşuk, şarap, saki gibi mazmunlara yer verilmiştir.
                2. HİKMET (Bugünün Türkçesiyle)

Ey dostlar, kulak verin söylediğime, 
Ne sebepten altmış üçte girdim yere? 
Mirâç sırasında Hak Mustafa ruhumu gördü, 
O nedenle altmış üçte girdim yere. 

Hak Mustafa Cebrail’den eyledi sual: 
“Bu nasıl ruh, bedene girmeden buldu kemal?” 
Gözü yaşlı, önderi halkın, bedeni hilal; 
O nedenle altmış üçte girdim yere. 

Cebrail dedi: “Ümmet işi tam hakkıdır, 
Göğe çıkıp ders alır meleklerden 
Feryadına feryat eder yedi kat gök...
” O nedenle altmış üçte girdim yere. 

Önce “Elestü bi Rabbiküm?” dedi bil 
Hak, “Kalu bela.” dedi ruhum, ders aldı; 
“Hak Mustafa oğul.” dedi, bilin mutlak 
O nedenle altmış üçte girdim yere
.....
Hoca Ahmed Yesevi
(Divan-ı Hikmet'ten)

Yüzyıllara göre Dinî-Tasavvufî  Halk Edebiyatının en önemli temsilcileri şunlardır:

  • 12.yüzyıl:Hoca Ahmet Yesevi
  • 13.yüzyıl: Yunus Emre
  • 14.yüzyıl: Kaygusuz Abdal
  • 15.yüzyıl: Hacı Bayram-ı Veli, Eşrefoğlu Rumi
  • 16.yüzyıl: Pir Sultan Abdal
  • 17.yüzyıl: Niyaz-ı Mısrî, Sinân-ı Ümmî, Hüdâi
  • 18.yüzyıl: Sezai
  • 19.yüzyıl: Kuddusi, Turâbi.

‘İlim ‘ilim bilmekdür ‘ilim kendin bilmekdür 
 Sen kendüni bilmezsin yâ niçe okumakdur 

Okumakdan ma'nî ne kişi Hakk'ı bilmekdür 
Çün okudun bilmezsin hâ bir kurı emekdür 

Okıdum bildüm dime çok tâ‘at kıldum dime 
Eri Hak bilmezisen ‘abes yire yilmekdür 

Dört kitâbun ma'nîsi bellüdür bir elifde 
Sen elif dirsün hoca ma‘nîsi ne dimekdür 

Yûnus Emre dir hoca gerekse var bin hacca 
Hepisinden eyüce bir gönüle girmekdür 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Cho'lpon - Go'zal Turkiston

Go‘zal Turkiston, senga ne bo‘ldi? Sahar vaqtida gullaring so‘ldi. Chamanlar barbod, qushlar ham faryod, Hammasi mahzun. Bo‘lmasmi dil shod? Bilmam ne uchun qushlar uchmas bog‘chalaringda?

Faruk Nafiz Çamlıbel - Sen Nerdesin?

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi, Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi. Bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar, Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar... Son yolcunun gömüldü yolda son adımları, Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları. Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda: Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda, Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye, Yollarını bekledim görüneceksin diye. Senin için kandiller tutuştu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden. Saksıda incelendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için... Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle, Saatler son gecemin geçti cenazesiyle, Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü, Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü...

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulhak Hamid Tarhan - Makber

  Eyvah!. Ne yer, ne yar kaldı, Gönlüm dolu âh-u zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden.

Oğuz Atay - Özge'ye Mektup

  Sevgili Özgeciğim, Mektubunu bu sabah aldım. Bana böyle uzun ve güzel bir mektup yazdığın için teşekkür ederim; Ahmet Mithat Efendi-Hüseyin Rahmi hikâyesini de çok beğendim.

Fuzuli - Kıt'a (Kıyl u kâl)

İlm kesbiyle pâye-i rif'at Ârzû-yı muhâl imiş ancak 'Aşk imiş her ne var âlemde 'İlm bir kıyl u kâl imiş ancak

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Orhan Veli Kanık - Cımbızlı Şiir

Ne atom bombası, Ne Londra Konferansı; Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya!

Gülcan Havva Eraslan - Dünyanın İşleri: Ötkir Haşimov

Türkiye’nin gündemine giren “Özbekistan Türkçe kullanma kararı aldı” manşetleri tam bir kara cehalet örneği. Niçin böyle derseniz, Özbek edebiyatının en sevdiğim yazarlarından birini size tanıtarak cevap vermek isterim. Bugün Türkiye’nin gündemine giren  “Özbekistan Türkçe kullanma kararı aldı”  manşetleri tam bir kara cehalet örneği. Niçin böyle derseniz, Özbek edebiyatının en sevdiğim yazarlarından birini size tanıtarak cevap vermek isterim. Tabi bu tanışma, Özbekistan’ın dilinin asırlardır Türkçe olduğu, Çağatay Türkçesi olarak bildiğimiz Doğu Türkçesinin Uygur Türkçesi ile beraber temsilcisi olduğunu, dil çalışmalarında da Karluk grubu Türkçesi sınıfında yer aldığını söylememize engel değil.