Ana içeriğe atla

Нуриза Өмүрбаева - Сүтак уңу

Сүт ак деп, сүттүн өңүн ажыратып, Тынымсыз сайрап бир куш безеленет. Калп айтып түбөлүктүү жубайына, Кайгысын ырга айлантып алган дешет. Сүт ак деп чын билгенин айтса дагы, Жубайы кайрылбастан кеткен экен. Чындыкка ишене албай соңку кийин, Белгисиз алыс жакка безген экен. Сүтактын муңун тыңшап аяп кетем, Сезимим ушунчалык жаралуубу? Күйүттөн кушка айланып учуп кеткен, Сүйүүсү жаш келиндин аялуубу?..

Tekke Edebiyatı (Dini-Tasavvufi Türk Halk Edebiyat)

 

Türkistan'da Hoca Ahmed Yesevi Türbesi

Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatı İslâmiyet’in ve Tasavvufun etkisiyle ortaya çıkmıştır. İslâmiyet’in kökleşip yayılmasında büyük etkisi olan tasavvuf, zamanla edebî eserlerde de işlenmiş, din ve tasavvuf, edebiyat aracılığıyla yayılmaya çalışılmıştır.

Tasavvuf nedir?

Her dinde ve millette farklı anlayış ve davranışları ifade eden tasavvufu değil de İslam dininde tasavvuf anlayışını en sağlıklı biçimde ele alan ve bu konuda "Risale" adlı bir de eseri bulunan Abdülkerîm el-Kuşeyrî  tasavvufun Arapça bir kökten geldiğini gösteren bir delile rastlanmadığını, unutulmuş bir lakap olmasının daha uygun görülebileceğini söyler. Ona göre Hz. Peygamber’in sohbetinde bulunanlara sahâbe, sahâbenin sohbetinde bulunanlara tâbiîn, onların sohbetinde bulunanlara tebeu’t-tâbiîn gibi unvanlar verilmiş, daha sonra dinin hükümlerine büyük bir dikkatle riayet edenlere “âbid” ve “zâhid”, zamanla ortaya çıkan bid‘atlara karşı her an Allah’la birlikte olma ve gafletten sakınma gayretlerine  tasavvuf denilmiştir. Öte yandan bir tevazu sembolü olan yün elbise giymeleri sebebiyle âbid ve zâhidlerin sûfî diye anılmaya başlandığı ve onların bu hayat tarzını ifade için sûf kelimesinden “tasavvefe” (yün giydi) fiilinin türetildiği, tasavvuf tabirinin bu fiilin masdarı olarak kullanıldığı ileri sürülmüş, bu görüş hem anlam hem dil bilgisi açısından uygun bulunduğu için genel kabul görmüştür. Tasavvuf yolunu benimseyenlere sûfî, ehl-i tasavvuf veya mutasavvıf adı verilmiştir.

Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatına Tekke edebiyatı da denir. Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatında asıl olan sanat yapmak değil, dinî-tasavvufi düşünceyi yaymaktır. Tekke şairlerinin çoğu tarikatlarda yetişmiş şeyh ve dervişlerdir. Tekke şiiri, halk şiirinden de divan şiirinden de nazım şekilleri almıştır.

Dinî-Tasavvufî  Halk Edebiyatının En belirgin Özellikleri Şunlardır:

  1. Kurucusu 12. yüzyılda Doğu Türkistan’da yetişen Hoca Ahmed Yesevi’dir.
  2. Tekke Edebiyatı, Anadolu’ya 13. y.y.’dan itibaren gelişmiştir.
  3. Bu edebiyat şairleri tarikat merkezi olan tekkelerde yetişmiştir.
  4. Nazım birimi genellikle dörtlüktür.
  5. Hem aruz hem hece vezni kullanılmıştır.
  6. Şiirlerin çoğu ezgilidir.
  7. Allah, insan, felsefe, doğruluk, ibadet gibi konular işlenmiştir.
  8. İlahi, nefes, nutuk, devriye, şathiye, deme gibi nazım şekilleri kullanılmıştır.
  9. Dili Aşık Edebiyatı’na göre ağır, Divan Edebiyatı‘na göre sadedir.
  10. Aşık, maşuk, şarap, saki gibi mazmunlara yer verilmiştir.

Yüzyıllara göre Dinî-Tasavvufî  Halk Edebiyatının en önemli temsilcileri şunlardır:

  • 12.yüzyıl: Hoca Ahmed Yesevi
  • 13.yüzyıl: Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli
  • 14.yüzyıl: Kaygusuz Abdal
  • 15.yüzyıl: Hacı Bayram-ı Veli, Eşrefoğlu Rumi
  • 16.yüzyıl: Pir Sultan Abdal
  • 17.yüzyıl: Niyaz-ı Mısrî, Sinân-ı Ümmî, Hüdâi
  • 18.yüzyıl: Sezai
  • 19.yüzyıl: Kuddusi, Turâbi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Cho'lpon - Go'zal Turkiston

Go‘zal Turkiston, senga ne bo‘ldi? Sahar vaqtida gullaring so‘ldi. Chamanlar barbod, qushlar ham faryod, Hammasi mahzun. Bo‘lmasmi dil shod? Bilmam ne uchun qushlar uchmas bog‘chalaringda?

Faruk Nafiz Çamlıbel - Sen Nerdesin?

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi, Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi. Bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar, Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar... Son yolcunun gömüldü yolda son adımları, Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları. Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda: Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda, Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye, Yollarını bekledim görüneceksin diye. Senin için kandiller tutuştu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden. Saksıda incelendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için... Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle, Saatler son gecemin geçti cenazesiyle, Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü, Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü...

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulhak Hamid Tarhan - Makber

  Eyvah!. Ne yer, ne yar kaldı, Gönlüm dolu âh-u zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden.

Oğuz Atay - Özge'ye Mektup

  Sevgili Özgeciğim, Mektubunu bu sabah aldım. Bana böyle uzun ve güzel bir mektup yazdığın için teşekkür ederim; Ahmet Mithat Efendi-Hüseyin Rahmi hikâyesini de çok beğendim.

Fuzuli - Kıt'a (Kıyl u kâl)

İlm kesbiyle pâye-i rif'at Ârzû-yı muhâl imiş ancak 'Aşk imiş her ne var âlemde 'İlm bir kıyl u kâl imiş ancak

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Orhan Veli Kanık - Cımbızlı Şiir

Ne atom bombası, Ne Londra Konferansı; Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya!

Gülcan Havva Eraslan - Dünyanın İşleri: Ötkir Haşimov

Türkiye’nin gündemine giren “Özbekistan Türkçe kullanma kararı aldı” manşetleri tam bir kara cehalet örneği. Niçin böyle derseniz, Özbek edebiyatının en sevdiğim yazarlarından birini size tanıtarak cevap vermek isterim. Bugün Türkiye’nin gündemine giren  “Özbekistan Türkçe kullanma kararı aldı”  manşetleri tam bir kara cehalet örneği. Niçin böyle derseniz, Özbek edebiyatının en sevdiğim yazarlarından birini size tanıtarak cevap vermek isterim. Tabi bu tanışma, Özbekistan’ın dilinin asırlardır Türkçe olduğu, Çağatay Türkçesi olarak bildiğimiz Doğu Türkçesinin Uygur Türkçesi ile beraber temsilcisi olduğunu, dil çalışmalarında da Karluk grubu Türkçesi sınıfında yer aldığını söylememize engel değil.