Bir eski dost gibi hatırla beni Bir selam ver yeter zahmet olmazsa Unutmuş olsan da eski günleri Adımı an yeter zahmet olmazsa... Uğrunda harcadım unutlarımı Ne yazık bilmedin duygularımı Yırtmadınsa eğer mektuplarımı Yeniden aç oku zahmet olmazsa Hala duruyorsa eski resimler Arada bir göz at zahmet olmazsa Anlardın kalbimi bir gelse dile Senin mirasındır çektiğim çile Sen beni ben gibi sevmesen bile Aşkımı bil yeter zahmet olmazsa....
“Ve Allah Âdemoğluna bir çift omuz daha verseydi,
Yükler bu kadar ağır gelmez,
Bel, beller böyle bükülmezdi.
Haftanın sekizinci günü,
Ayın beşinci haftası,
Yılın on üçüncü ayı,
Takvimlerin yazılmamış, yazılmayacak,
Basılmamış, basılmayacak yapraklarında kaldı…
Bu dünyada gerçeği söylemek ikinci dile bırakıldı.
Ve ikinci dil yaratılmadı.
Gerçeği duymaya, dinlemeye, tahammül gücünü
Üçüncü kulağa bıraktılar.
Üçüncü kulak yaratılmadı.
Alkışlamaktan ve alkışlanmaktan hoşlananlar,
İnsanın bir çift eli daha olmasını
-Kim bilir- ne kadar isterlerdi!
Fakat benim merakım -sadece- şu ki:
Suratlarda üçüncü elin tokadı acaba nasıl şaklardı?
“Bunlar olacak şey mi?” diyeceksiniz
Bunları ancak altıncı ayağın tekmesini yiyenler düşünebilir.
Belli ki siz yememişsiniz.”
.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder