Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana
Mey süzülmüş şîşeden ruhsâr-ı âl omuş sana
Bûy-ı gül taktir olunmuş nâzük işlenmiş ucu
Biri olmuş hoy birisi dest-mâl olmuş sana
Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem
Zülf-i Hârûtun demek mümkin ki nâl olmuş sana
Şöyle gird olmuş Firengistân birikmiş bir yere
Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana
Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş
El-amân ey dil ne müşkilter su’âl olmuş sana
Sen ne câmın mestisin billah kimin hayrânısın
Kendin aldırdın gönül n'oldun ne hâl olmuş sana
Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden
Laʿlin öpdürmek bu hâletle muhâl olmuş sana
8. Yok bu şehr içre senin vasf etdiğin dil-ber Nedîm
Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana
