Çoban kaval çaldı, sordu bülbüle:
“Sürülerin hani, ovan nerede? ”
Bülbül sordu, boynu bükük bir güle:
“Şarkılarım hani, yavrum nerede? ”
Ağla çoban ağla; ovan kalmadı.
Göz yaşı dök bülbül, yuvan kalmadı.
Çoban dedi: ”Ülkeler hep gitse de,
Kopmaz bende Anadolu ülkesi,”
Bülbül dedi:”Düşman haset etse de
İstanbul'da şakıyacak Türk sesi”
Çalış çoban kurtar öz yurdunu.
Şairlerden topla, bülbül bir ordu.
Çoban dedi: ”Edirne’den ta Van’a
Erzurum’a kadar benim mülklerim.”
Bülbül dedi: ”İzmir, Maraş, Adana,
İskenderun, Kerkük en saf Türklerim”
Sarıl çoban, sarıl, mülkü bırakma.
Yad elinde, bülbül Türk’ü bırakma.
Çoban dedi: Sürülerin hep kaçsa
Benim sürüm var kaçmaz, adı Türk ili.
Bülbül dedi: “Şarkı ölsün, yok tasa;
Türkülerim yaşar söyler halk dili.
Yalvar çoban, yalvar, ilin kurtulsun.
Dile haktan bülbül, dilin kurtulsun.
