Nevha 1
Feminin rengi aksedip tenine
Yeni açmış güle misâl olmuş
İn'itâfiyle bak! Ne âl olmuş!
Serv-i sîmin safâlı gerdenine
O letafetle ol nihal-i revan
Giriyor göz yumunca rü'yama
Benziyor aynı, kendi hülyama.
Bu tasavvur dokundu sevdama
Ah böyle gezer mi canan?
Gül değil arkasında kanlı kefen
Sen misin, sen misin garib vatan!
Nevha 2
Bu güzellikte, hiç bu çağında
Yakışır mıydı boynuna o kefen?
Cisminin her mesâmı yâre iken
Tuttun evladını kucağında
Sen gidersen bizi kalır sanma
Şühedan oldu mevt ile handan
Sağ kalanlar durur mu hiç giryan?
Tende yaştan ziyadedir al kan
Söyleyen söylesin sen aldanma!
Sen gidersen bütün helâk oluruz
Koynuna can atar da hâk oluruz
Nevha 3
Git vatan! Kâbe’de siyaha bürün
Bir kolun Ravza-i Nebi'ye uzat
Birini Kerbela’da Meşhed’e at
Kâinatta o hey’etinle görün!
Bu temaşaya Hak da âşık olur
Göze bir âlem eyliyor izhar
Ki cihandan büyük letafeti var
O letafet olunsa ger inkâr
Mezhebimce demek muvafık olur
Aç vatan göğsünü İlah’ına aç!
Şühedanı çıkar da ortaya saç!
Nevha 4
De ki Yâ Râb bu Hüseyn’indir
Şu mubârek Habîb-i zîşânın
Şu kefensiz yatan şehîdânın
Kimi Bedr’in kimi Huneyn’indir
Tazelensin mi kanlı yâreleri?
Mey dökülsün mü kabr-i ashâba?
Yakışır mı sanem şu mihrâba?
Haç mı konsun bedel şu mîzâba?
Dininin kalmasın mı bir eseri?
Âdem evlâdı birtakım cânî
Senden alsın mı sâr-ı şeytânî?
(Namık Kemal’in bu şiiri “Vaveylâ” başlığını taşıyor. Vaveylâ; kötü bir durum karşısında çıkarılan ses, bir çığlık, bir feveran. Ve bu şiir dört nevhadan oluşuyor. Nevha, bilhassa ölüm sebebiyle bağırıp çağırma, üstünü başını yırtma, saçını yolma gibi bir hadiseyi anlatan kelime.)
