Ana içeriğe atla

Fuzuli - Gazel - 269 (Aldı gül-zar içre su aks-i izâr-i âlini)


Aldı gül-zar içre su aks-i izar-i âlini
Çekti güller suretin manzur edip timsâlini
Adın etmiş gün alıp bir aks mir’ât-i felek
Subh gösterdükde sen ruhsâr-i ferruh-fâlini
Şerhe bir gün kıldığın bi-dâdı çekmez haşre dek
Ol melek kim yazmak ister nâme-i a’mâlini
Sey l-i hun hâlin hayâliyle bozup göz merdümin
Merdüm etmiş çeşm-i hun-bâre hayâl-i hâlini
Murg-i dil kalmadı kim sayd olmadı bir dem ana
Sâkin et pervâzdan şeh-bâz-i müşgin-bâlini
Koymadı bir kimse cevrin çekmeğe rahm et demi
Men’kıl hun-rizlikten gamze-i kattâlini
Gam günü üstümde senden özge yok ey dud-i âh
Lütf edip benden götürme sâye-i ikbâlini
Ey Fuzüli bes ki gam-nâk oldu ahvâlin soran
Gamdan ölsen hiç kim sormaz dahi ahvâlini
(Fâ’ilatün Fâ’ilatün Fâ’ilatün Fâ’ilün)

Gül bahçesi içinde su, senin al yanağının aksini aldı. Senin timsâlini gözönüne alarak güllerin resmini yaptı.

Sabahlan sen insanlara hayır ve sa'âdet veren yüzünü gösterdikçe felek aynası o yüzden bir akis alıp adını güneş koymuştur.

Aşıklara bir günde ettiğin cevr ve cefa o kadar çoktur ki, a'mâl def­terini yazmak isteyen melek "Kiramen Kâtibin" bunu mahşere kadar yazsa yine şerh ve izah edemez.

Benini hayal ederek döktüğüm gözyaşı seli gözbebeğimi harap etmiş ve kan döken gözüme beninin hayalini gözbebeği yapmıştır.

Siyah kanatlı şahinini bir ân durdur. Çünkii ona avlanmadık gönül kuşu kalmadı.

Öldürücü yan bakışın, senin çevrini çekecek kimse bırakmadı, öl­dürdü. Merhamet et de bir ân olsun onun bu kan dökmesine mâni' ol.

Aşk ıstırabı gününde benim üstümde yani başımın üstünde ah du­manından başka birşey yok. Ey ah dumanı, lütfet de ikbal ve sa'âdet veren gölgeni benden götürme, başımın üstünden çekilme.

Ey Fuzûlî, senin hâlini soran kimse o kadar gam ve keder içine düştü ki aşk ıstırabından ölsen dahi kimse artık senin hâlini sormaz.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Qaçaq Nəbi

Azərbaycanın xalq qəhrəmanı Qaçaq Nəbi 1854-cü ildə Gəncə quberniyasının Zəngəzur qəzasının Aşağı Mollu kəndində (indiki Qubadlı rayonunda) anadan olub. Onun qaçaqçılıq etməsinin maraqlı tarixçəsi var.

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim

Kecha oqshom falakda oy bo‘zarib botganda, Zuhro yulduz miltirab, xira xanda otganda, Ruhimda bir ma’yuslik sokinlik uyg‘otganda, Men seni esga oldim, birinchi muhabbatim, Eslab xayolga toldim, birinchi muhabbatim.

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Munis Faik Ozansoy - Dilek

Yurdumda bir evlik toprak isterim Yayla olsun, yamaç olsun, düz olsun Orada bir ömür kalmak isterim Yaz, kış olsun, bahar olsun, güz olsun. Bir dam altı gece barındıracak Daldan, sazdan yapma bir çardak olsun İçinde kütükler yanan bir ocak, Yünden veya ottan bir yatak olsun. Çardağı sarmalı bir çiçek dalı, Salkım olsun, gül olsun, leylâk olsun. Yakınlarda bir de su bulunmalı Deniz olsun, göl olsun, ırmak olsun. Ekmeğim topraktan, suyum ırmaktan Katığım kâh zeytin, kâh peynir olsun Mutluluk duyayım nefes almaktan Dost güvenilir, düşman bilinir olsun. Tanrım, başka bir şey ister değilim İçimde ne bir hırs, ne bir kin olsun Yolumu beklesin, akşam sevgilim Bence güzel, ellerce çirkin olsun.

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Fuzuli - Gazel (Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar)

  Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar Kılıçlardır ki kanlar dökmek ile jeng tutmuşlar

Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

Milletin hürriyeti, dini, namusu ve şerefi, vatanın bütünlüğü, devletin bağımsızlığı  için şehid ve gazi olan kahramanlarımızın ruhları şad, Türk Milletinin  Zafer Bayramı  kutlu olsun ...

Sherzod Ortiqov - Stokgolm Oqshomlari (esse)

Mabodo hozir  Nelli Zaks hayot boʻlganida yoki men sal oldinroq tugʻilganimda undan, albatta intervyu olgan boʻlardim. Aytaylik, 1950 yilda tugʻilganimda  yoki u qazo qilmay hech boʻlmaganda yigirma birinchi asrning boshiga oʻtib qolganida bunga ulgurardim (shunday deb oʻzimga koʻp gapiraman. Bunga sabab frau [1] Nellining sheʼriyati taʼbimga mos kelib, judayam yoqqani uchun emas, balki uni yodimga olganimda yuragimni tinmay qiynaydigan bitta savolga undan javob olish uchun). Shu kunlarda bu haqida yana koʻp oʻyladim. Yuqoridagi ikkita farazni tasavvur qilib, ulardan biriga, aniqrogʻi ikkinchisiga toʻxtaldim. Yaʼni, “frau Nelli omonatini Yaratganga topshirmay, yigirma birinchi asrning boshiga oʻtganida undan qanday intervyu olardim?” degan xayol shuurimni qamrab oldi. Agar shunday boʻlganida, albatta birinchi galda Stokgolmga borish uchun rosa bir yil yemay-ichmay, yangi kiyim kiymay, dam olish uchun sihatgohlarga bormay, yoqilgʻiga pul ketmasin deb mashina haydamay gonorarla...