Ana içeriğe atla

Dertli - Sâkiyâ (Ey sâkî)!

Sakiyâ camında nedir bu esrar Kıldı bir katresi mestane beni Şarab-ı la'linde ne keyfiyet var Söyletir efsane efsane beni. Ref' et nikâbını ey vech-i enver Zulmette gönlümüz olsun münevver Şarab-ı la'linin lezzeti dilber Gezdirir meyhane meyhane beni. Aşıkın çok bela gelir başına Tahammül gerektir âdû taşına Şem -i ruhsarına aşk ateşine Yanmada seyretsin pervane beni. Bakmazlar Dertli'ye algındır deyu Hakikat bahrine dalgındır deyu Bir saçı Leyla 'ya mecnundur deyu Yazdılar deftere divane beni.

Fuzuli - Gazel - 269 (Aldı gül-zar içre su aks-i izâr-i âlini)


Aldı gül-zar içre su aks-i izar-i âlini
Çekti güller suretin manzur edip timsâlini
Adın etmiş gün alıp bir aks mir’ât-i felek
Subh gösterdükde sen ruhsâr-i ferruh-fâlini
Şerhe bir gün kıldığın bi-dâdı çekmez haşre dek
Ol melek kim yazmak ister nâme-i a’mâlini
Sey l-i hun hâlin hayâliyle bozup göz merdümin
Merdüm etmiş çeşm-i hun-bâre hayâl-i hâlini
Murg-i dil kalmadı kim sayd olmadı bir dem ana
Sâkin et pervâzdan şeh-bâz-i müşgin-bâlini
Koymadı bir kimse cevrin çekmeğe rahm et demi
Men’kıl hun-rizlikten gamze-i kattâlini
Gam günü üstümde senden özge yok ey dud-i âh
Lütf edip benden götürme sâye-i ikbâlini
Ey Fuzüli bes ki gam-nâk oldu ahvâlin soran
Gamdan ölsen hiç kim sormaz dahi ahvâlini
(Fâ’ilatün Fâ’ilatün Fâ’ilatün Fâ’ilün)

Gül bahçesi içinde su, senin al yanağının aksini aldı. Senin timsâlini gözönüne alarak güllerin resmini yaptı.

Sabahlan sen insanlara hayır ve sa'âdet veren yüzünü gösterdikçe felek aynası o yüzden bir akis alıp adını güneş koymuştur.

Aşıklara bir günde ettiğin cevr ve cefa o kadar çoktur ki, a'mâl def­terini yazmak isteyen melek "Kiramen Kâtibin" bunu mahşere kadar yazsa yine şerh ve izah edemez.

Benini hayal ederek döktüğüm gözyaşı seli gözbebeğimi harap etmiş ve kan döken gözüme beninin hayalini gözbebeği yapmıştır.

Siyah kanatlı şahinini bir ân durdur. Çünkii ona avlanmadık gönül kuşu kalmadı.

Öldürücü yan bakışın, senin çevrini çekecek kimse bırakmadı, öl­dürdü. Merhamet et de bir ân olsun onun bu kan dökmesine mâni' ol.

Aşk ıstırabı gününde benim üstümde yani başımın üstünde ah du­manından başka birşey yok. Ey ah dumanı, lütfet de ikbal ve sa'âdet veren gölgeni benden götürme, başımın üstünden çekilme.

Ey Fuzûlî, senin hâlini soran kimse o kadar gam ve keder içine düştü ki aşk ıstırabından ölsen dahi kimse artık senin hâlini sormaz.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Cho'lpon - Go'zal Turkiston

Go‘zal Turkiston, senga ne bo‘ldi? Sahar vaqtida gullaring so‘ldi. Chamanlar barbod, qushlar ham faryod, Hammasi mahzun. Bo‘lmasmi dil shod? Bilmam ne uchun qushlar uchmas bog‘chalaringda?

Faruk Nafiz Çamlıbel - Sen Nerdesin?

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi, Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi. Bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar, Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar... Son yolcunun gömüldü yolda son adımları, Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları. Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda: Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda, Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye, Yollarını bekledim görüneceksin diye. Senin için kandiller tutuştu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden. Saksıda incelendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için... Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle, Saatler son gecemin geçti cenazesiyle, Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü, Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü...

Oğuz Atay - Özge'ye Mektup

  Sevgili Özgeciğim, Mektubunu bu sabah aldım. Bana böyle uzun ve güzel bir mektup yazdığın için teşekkür ederim; Ahmet Mithat Efendi-Hüseyin Rahmi hikâyesini de çok beğendim.

Abdulhak Hamid Tarhan - Makber

  Eyvah!. Ne yer, ne yar kaldı, Gönlüm dolu âh-u zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden.

Orhan Veli Kanık - Cımbızlı Şiir

Ne atom bombası, Ne Londra Konferansı; Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya!

Süleyman Sani Axundov - Nurəddin

Qafqazda Hacı Nəsir adlı bir tacir sakin idi. Bu tacirin Həlimə adlı arvadı camalda gözəl olduğu kimi, xasiyyətdə də gözəldi. Bu arvadın dünyada övladsızlıqdan başqa bir qəm, qüssəsi yox idi. Axırda bunların bir oğlu oldu. Hacı Nəsir o gün oğlunun təvəllüdünü şadlıq edib, şəhərin fəqir-füqərasına pul və xörək payladı. Oğlunun adını Nurəddin qoydular. Bir dəfə Hacı Nəsir oğlu üçün kibrit qutusu irilikdə bir “Gülüstan” kitabı gətirmişdi. Həlimə bu qəribə şeyi haradan aldığını soruşduqda Hacı Nəsir cavab verdi: –Bir gün bazardan qayıdarkən, bir nəfəri körpü üstündə ağlayan gördüm. Mən dayanıb bunun səbəbini soruşdum. Kişi dedi: – Mən bir kasıb adamam. Əslim iranlıdır. Əldə xırdavat satmaqla üç yüz manat pul düzəldib buraya gəldim ki, mal alıb aparam. Bir saat bundan qabaq pulumun hamısını cibimdən çıxartmışlar. Bu kişinin halına ürəyim yandı. Cibimdən üç yüz manat çıxarıb dedim: – Al, kişi, bu sənin üç yüz manatın, get mal al, kəsbindən qalma. Qazanıb, sonra pulumu qaytararsan. İndi isə b...

Fuzuli - Kıt'a (Kıyl u kâl)

İlm kesbiyle pâye-i rif'at Ârzû-yı muhâl imiş ancak 'Aşk imiş her ne var âlemde 'İlm bir kıyl u kâl imiş ancak

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

O'tkir Hoshimov - Gilom paypoq (Hikoya)

Har yili dam olishga borganimda onamga gilam paypoq olib kelaman. Kavkaz tomonda koʻp boʻladi. Juba deyishadi, jurabi deyishadi. Oyim xuddi noyob narsaga ega boʻlgandek, uzundan-uzoq duo qiladi. Shundoq mehribon oʻgʻli borligini aytib qoʻshnilarga maqtanadi. Uning oyogʻi kasal. Salqin tushishi bilan shishib ketadi, ogʻriydi.