Ana içeriğe atla

Ünlü Tarihçi ve Yazar İlber Ortaylı Ebediyete Göç Etti


Son devrin büyük tarihçi ve yazarlarından, soyca Kırım Türklerine mensup olan Prof. Dr. İlber Ortaylı  tedavi gördüğü hastanede ruhunu teslim etti. 78 yaşındaki İlber Ortaylı'nın ailesinden yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer aldı:

 

“Ailemizin büyüğü İlber Ortaylı'yı 13 Mart 2026 gününde kaybettik. Uzun süren ve giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen hayata duyduğu merakı, insanlarla bir arada olma arzusu hiç azalmadı ve gücü yettiğince bildiği gibi yaşadı. Okurları, öğrencileri ve sevenleri onu hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte bir sevgi ve saygıyla sarmaladılar.”


Prof. Dr. İlber Ortaylı insanlarla sohbet etmeyi seven, konuşurken karşısındakine saygılı, yeri geldiğinde taşı gediğine koymaktan da çekinmeyen, hazırcevap ve samimi bir şahsiyetti.


İlber Hoca, seyahat etmeyi sever, gençlere de seyahati tavsiye ederdi. Gezip gördüğü yerlerle ilgili tarihi ve coğrafi bilgileri sohbetlerinde paylaştığı gibi bazılarını kitap halinde de neşretmişti.


Yazdığı eserlerde kullandığı dil ve üslubu, okuyanları esere bağlardı. Sohbetlerinde sıkıcı bir hava olmazdı. O yüzden tanıyanlar ondan "tarihi sevdiren adam" diye bahsederdi.

 

Ortaylı adına derin bir şükran duyduklarını söyleyen ailesi, cenaze töreniyle ilgili bilgilerin daha sonra paylaşılacağını belirtti.


İlber Ortaylı, İstanbul'dan son yolculuğuna uğurlanacak. 
 

Ailesinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, usta tarihçi için 16 Mart saat 11.00'de Galatasaray Üniversitesi'nde anma töreni düzenlenecek.

 

Ardından usta tarihçinin cenaze namazı, ikindi namazını müteakip kılınacak ve Fatih Camisi Haziresi'nde toprağa verilecek.

 

Ailesi, açıklamada ayrıca cenazeye çiçek gönderilmemesini, arzu edenlerin Türk Eğitim Vakfına bağış yapmalarını rica etti.

--------------


Prof. Dr. İlber Ortaylı, 1947 Avusturya/Bregenz'de dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul ve Ankara'da tamamladı.1965 yılında Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü bitirdi. Daha sonra Viyana Üniversitesi'nde Slavistik ve Orientalistik okudu. 


Yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi'nde Prof. Halil İnalcık ile yaptı. 1978’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” adlı tezi ile doktora derecesi aldı. 1979’da “Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla doçent, 1989 yılında da profesör oldu. 


Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus Üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yapmış, seminerler ve konferanslar vermiştir. Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde 16. yüzyıl ila 19. yüzyılı Osmanlı tarihi ve Rusya tarihi ile ilgili makaleleri yayımlanmıştır. 1989-2002 yılları arasında Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmış, 2002’de Galatasaray Üniversitesi'ne, 2 yıl sonra da Bilkent Üniversitesi'ne geçmiştir. 2005 yılında Topkapı Sarayı Müdürlüğü görevine atanmıştır.  Galatasaray Üniversitesi'nde de tarih dersleri vermiştir. İlber Ortaylı ayrıca Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyesi ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyesiydi. Türkçe, Osmanlıca, Kırım Tatarca, Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Latince, Yunanca, Rusça, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça ve Boşnakça biliyordu.


14 Mart 2026 günü İstanbul'da ebedi âleme göç etti.


Yayınlarından bazıları:

- Tarihin İzinde, Profil Yayıncılık, İstanbul, 2008.

- Türkiye Teşkilat ve İdare Tarihi, Cedit Neşriyat, Ankara, 2007.

- Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek: Üç Kıtada Osmanlılar, Timaş Yayınları, İstanbul,

2007.

- Tanzimat’tan Cumhuriyete Yerel Yönetim Geleneği, Hil, İstanbul, 1985.

- İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, Hil, İstanbul, 1983.

- Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfusu, Kaynak Yayınları, İstanbul, 1983.

- Gelenekten Geleceğe, Hil, İstanbul, 1982.

- Türkiye İdare Tarihi, TODAİE No. 180, Ankara, 1979.

- İlhan Tekeli’yle birlikte, Türkiye'de Belediyeciliğin Evrimi, Türk İdareciler Derneği,

1978.

- Tanzimat’tan Sonra Mahalli İdareler (1840-1878), TODAİE No. 142, Ankara, 1974. 

- İlber Ortaylı Seyahatnamesi, Kronik Yay., 1917

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Ali Şir Nevai - Gazel (Kiçe kelgümdür dibân ol serv-i gülrû kelmedi)

  Kiçe kelgümdür dibân ol serv-i gülr ū kelmedi Közlerimga kiçe ta ñ atkunçe uykū kelmedi. Lahza lahza çıktım ü çekdim yolıda intizâr Kildi cân ağzımga yu ol şâh-ı bedhū kelmedi. Ârazıdan aydın irkende ger etti ihtiyât Rūzgârım dek hem olganda karangū kelmedi. Ul perîveş hecridin kim yığladım divânevâr Kimse barmu kim anga körgende külgū kelmedi. Közleriñdin niçe suv kelgey deb öltürmeñ meni Kim, bârı kan irdi kilgen bu kiçe sū kelmedi. Tâlib-i sâdık tapılmes, yoksa kim koydı kadem, Yolga kim evvel kadem ma'şukı ötrū kelmedi. Ey Nevâî bâde birle hürrem et könglün üyin Ne uçun kim bâde kilgen üyge kaygū kelmedi.

Cengiz Dağcı - Korkunç Yıllar (Roman Özeti)

  ESERİN ADI: Korkunç Yıllar YAZARI: Cengiz Dağcı YAYINEVİ: Ötüken Yayınları, İstanbul, 2001 1.    ESERİN KONUSU:   İkinci Dünya Savaşı esnasında Sovyetler Birliğinde yaşayan Türklerin Çektiği sıkıntılar, haksızlıklar, kullanılmaları ve vatan sevgisi. 2.    ESERİN ÖZETİ: Olaylar İtalya’da Sadık ve Cengiz’in bir akşam sohbeti esnasında doğuyor.Sadık 1930-1940’lı yıllarda Rusya’da yaşamış bir Kazak Türkü.Hayatını hatıralar adı altında bir defterde topluyor. Sadık çocukluk yıllarında köyde yaşıyor daha sonra babasının milisler tarafından tutuklanmasıyla şehre taşınıyorlar; babasının bir kaç ay sonra serbest bırakılmasıyla da Akmescit’e taşınıyorlar. Sadık durumları çok kötü olmasına rağmen babasının ısrarları üzerine okula yazılır.(1937) Ruslar 150 yıldır Türkleri yok etmek için her türlü yolu deniyorlardı.Önce camilerde ezan okunmasını yasakladılar, ardından da onları yıkmaya başladılar.

Mikayıl Müşfiq - Yenə o bağ olaydı

Yenə o bağ olaydı, yenə yığışaraq siz O bağa köçəydiniz. Biz də muradımızca fələkdən kam alaydıq, Sizə qonşu olaydıq. Yenə o bağ olaydı, səni tez-tez görəydim, Qələmə söz verəydim. Hər gün bir yeni nəğmə, hər gün bir yeni ilham, Yazaydım səhər axşam. Arzuya bax sevgilim, tellərindən incəmi? Söylə, ürəyincəmi?

Oyhan Hasan Bıldırki - Kaçak

     Gün, daha henüz ışımamıştı. Buğulu camın gerisinden Polatlı’nın karanlığı delen ışıkları, kıpış kıpış, fakat belirsizce görünüyordu. Sabahın güzelim sessizliğini doya doya koklamak, tanyerinde sürüp giden renk dövüşünü kana kana görebilmek… Korkusuz olmak. Ne kadar güzelmiş değil mi?

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Esat Mahmut Karakurt - Vahşi Bir Kız Sevdim (Roman Özeti)

Eserin Adı: Vahşi Bir Kız Sevdim Yazarı: Esat Mahmut Karakurt Yayınevi: İnkılap Ve Aka Kitabevleri   Koll.Şti. Ankara Cad. No :95 – İstanbul. Basım Yılı: 1967 ( İlk baskı   1926 ). Eserin Konusu : Balkan harbi yıllarında bir   Türk subayı ve Bulgar kızının aşkı. Eserin Ana Fikri : Gönül   ferman dinlemez. Eserin Özeti: Abdulhamid’in saltanatı sırasında Adil adında, otuz bir yaşında yakışıklı bir Türk subayı İstanbul’dan   Makedonya’ya Cisri Mustafa Paşa Tepesi’ni içine alan mıntıkada görevlendirilir. Burada başında güzel bir kızın bulunduğu Bulgar çetesinin saldırıları ile karşılaşır ve bu çetenin terör faaliyetlerine son vermek üzere görevlendirilir.

Tarık Buğra - Küçük Ağa (Roman Özeti)

  Küçük Ağa ,  Tarık Buğra ‘nın 1964 yılında yayınlanan romanıdır. Kurtuluş mücadelemizin  Akşehir'de yaşanan bölümünü konu edinir. Zamanla cepheye ve Ankara'ya dair hususlara da girilir. KONUSU: Birinci Dünya Savaşı (1914) ile birlikte Osmanlı Devleti eski gücünü, heybetini kaybetmeye başlamış, isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür. Romanda, bir Anadolu kasabası olan Konya ilinin bir ilçesi olan Akşehir’den yola çıkılarak, bütün zor koşullar altında millî kurtuluş mücadesi veren Kuva-yı Milliye konu edilmiştir. Olaylar Anadolu'nun küçük bir kasabasında başlar ve gelişir. ÖZET: Dünya Savaşı resmen sona ermiş olmakla birlikte, Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı etkiler tüm gücüyle devam emektedir. Savaş sonrası birçok asker memleketlerine geri dönmüştür. Zayiatın büyüklüğü evlerine dönen erlerin çoğunun gazi oluşuyla daha da iyi anlaşılmıştır.

Mehmed Akif Ersoy - Küfe (Safahat'tan - 5)

Beş-on gün oldu ki, mu’tada inkıyâd ile ben Sabahleyin çıkıvermiştim evden erkenden. Bizim mahalle de İstanbul’un kenârı demek: Sokaklarında gezilmez ki yüzme bilmeyerek! Adım başında derin bir buhayre dalgalanır, Sular karardı mı, artık gelen gelir dayanır! Bir elde olmalı kandil, bir elde iskandil , Selâmetin yolu insan için bu, başka değil! Elimde bir koca değnek, onunla yoklayarak, Önüm adaysa basıp, yok, denizse atlayarak, Ayakta durmaya elbirliğiyle gayret eden, Lisân-ı hâl ile amma rükûa niyyet eden O sâlhurde , harab evlerin saçaklarına, Sığınmış öyle giderken, hemen ayaklarına Delîlimin koca bir şey takıldı...

Halit Ziya Uşaklıgil - Mai ve Siyah (Roman Özeti)

  ESERİN ADI           :MAİ ve SİYAH ESERİN YAZARI    :HALİD ZİYA UŞAKLIGİL YAYINEVİ                 :İNKILAP VE AKA KİTABEVLERİ BASIMYILI              :1980 1.ESERİN KONUSU: Hayalleri olan bir gencin lise son sınıfta babasını kaybetmesiyle hayallerinin yıkılışı ve beraberindeki hayat mücadelesi. 2.ESERİN ÖZETİ: Ahmet Cemil,babasının ölümünden sonra,binbir güçlükle okulu bitirir ve kız kardeşini ve annesini beslemek için çalışmak zorunda kalır.Bunun için elinden fazla birşey de gelmemektedir.Çünkü yabancı dil bilmekten başka bildiği birşey yoktur.Ona kalsa,bütün çalışmalarını şiir üzerinde toplamayı;edebiyatımıza bir başka yön vermeyi ister. Ancak hayat mücadelesi onu çok genç yaşta karşılar.