Kayıtlar

Ekim, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Oyhan Hasan Bıldırki - Güvercinler Kanada Kalktı

Resim
Bir şiire takılmışım, peşi sıra sürükleniyorum. Gönlüm ve kafam, saç tellerimin en ucundan, ayak parmaklarımda biten bütün kılcal damarlarıma kadar bir tek hücremi atlamaksızın, o şiirin büyüleyici etkisiyle sarmaş dolaş. Dopdoluyum. Bıraksalar, taşacağım. Bu şiire, nerede, nasıl takıldım, bilmiyorum. Hiçbir şeye aldırmadan, sahil boyunca yürüyorum. Hava ılık. Maviliklerin son ucunda yükselen güneş, yakıcı da değil. Bir iş için Kervansaray’a gidecektim, vazgeçtim. O şiirin büyüleyici etkisinden sıyrılıp çıkmak, kalabalıklara karışmak istemiyordum. Yüreğimde seller gibi coşan, kabaran tarifsiz duygular, beni yedeğine almış, götürüyor. Beton zemini döven ayak seslerini duyuyorum. Yürümeli, daha da yürümeli, o şiirin büyüleyici eleğim sağmasını yakalamalıyım. Gönlümde kımıl kımıl duygular, oğul verecek. Kirli yeşil, dalgasız denize baktım. Suda oynaşan bir alay balık, pul pul. Adlarını çıkaramadım. Hoş, benim derdim bu değil. Fakat onların birlikteliğine tutuldum. Ansızın yer değiştiriyor...

Namık Kemal - Yoktur

Resim
Gül ruhluların misali yoktur. Hurşidin o rengi âli yoktur. Ağyar ile ülfet etmek ister Ben ölmeden ihtimali yoktur. Cevretme değil fedayı aşka, Öldürse dahi vebali yoktur. Allah'adır istinadım ancak Nevi beşerin kemali yoktur.

Orhan Seyfi Şirin - Fırtınam Var

Resim
Fırtınam var hiç dinmeyen Çerağım var hiç sönmeyen Pusulada bulunmayan Yöne doğru yürüyorum. Göklere yükseldim indim Yıldızlar nuruyla yundum Dostluğa sevgiye döndüm Kine karşı yürüyorum Koşma verdim ağıt aldım Ele kalem kağıt aldım Erenlerden öğüt aldım Cana doğru yürüyorum Kaldı artık bir tek dostum Gayrısına çoktan küstüm Dikenleri yol eyledim Güle doğru yürüyorum. Kendimi aramak için Sana doğru yürüyorum Kestirmeden varmak için Bana doğru yürüyorum. Fırat idim kahır oldum Sakarya'ydım zehir oldum Nildim Sarınehir oldum Çin'e doğru yürüyorum! Şafak oldum sökün ettim Yıldızlara akın ettim Yarınları yakın ettim Düne doğru yürüyorum. Yüzümü Bektaş'a döndüm Erenler deminde yundum Göklere yükseldim indim Cana doğru yürüyorum! Başladığım yere vardım Arpa boyu yolmuş gördüm Pılımı pırtımı derdim Sona doğru yürüyorum. Sona değil bu yürüyüş Sana doğru yürüyorum Kestirme yol bulmak için Bana doğru yürüyorum.

Nedim - Gazel (Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni)

Resim
Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni Kim yetişdirdi bu gûne servden bâlâ seni  Bûydan hoş rengden pâkîzedir nâzük tenin  Beslemiş koynunda gûyâ kim gül-i raʿnâ seni  Güllü dîbâ giydin ammâ korkarım âzâr eder  Nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni  Bir elinde gül bir elde câm geldin sâkiyâ  Kangısın alsam gülü yâhud ki câmı yâ seni  Sandım olmuş ceste bir fevvâre-i âb-ı hayât  Böyle gösterdi bana ol kadd-i müstesnâ seni  Sâf iken âyîne-i endâmdan sînem dirîğ  Almadım bir kerrecik âgûşa ser-tâ-pâ seni  Ben dedikçe böyle kim kıldı Nedîmi nâtüvân  Gösterir engüşt ile meclisdeki mînâ seni

Tevfik Fikret - Balıkçılar

Resim
- Bugün açız yine evlatlarım, diyordu peder Bugün açız yine; lakin yarın, ümid ederim Sular biraz daha sakinleşir... Ne çare, kader - Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim Diyordu oğlu, yarın sen biraz ninemle otur Zavallıcık yine kaç gündür işte hasta - Olur Biraz da sen çalış oğlum, biraz da sen çabala Ninen baban, iki miskin, biz artık ölmeliyiz Çocuk düşündü şikayetli bir nazarla: - Ya biz Ya ben nasıl yaşarım siz ölürseniz Hâlâ Dışarda gürleyerek kükremiş bir ordu gibi Döğerdi sahili binlerce dalgalar asabi - Yarın sen ağları gün doğmadan hazırlarsın Sakın yedek biraz ip, mantar almadan gitme... Açınca yelkeni hiç bakma, oynasın varsın Kayık çocuk gibidir: Oynuyor mu kaydetme Dokunma keyfine; yalnız tetik bulun, zira Deniz kadın gibidir: Hiç inanmak olmaz ha Deniz dışarda uzun sayhalarla bir hırçın Kadın gürültüsü neşreyliyordu ortalığa - Yarın küçük gidecek yalnız, öyle mi, balığa - O gitmek istedi; "Sen evde kal!" diyor... - Ya sakın O gelmeden ben ölüsem Kadın...

Köksal Cengiz (Niyazkâr) - Bu Vatan Bizimdir, Bizim Kalacak

Resim
Her zerresi şehit kanı bu toprak, Bu vatan bizimdir, bizim kalacak! Türk/ü söyler kurdu, kuşu, dal, yaprak, Bu vatan bizimdir, bizim kalacak! Doğu, batı, kuzey, güney dört bir yan, Türk'ün varlığını  eyliyor beyan, İstiklâle kurban, hazır nice can; Bu vatan bizimdir, bizim kalacak Tarihlere şan vermiştir ecdadım, Tasalanma yetişiyor ahfadım. Anayurdun her karışı, her adım; Bu vatan bizimdir, bizim kalacak! Haçlının hilale nefreti bitmez, Ne kadar hoşgörsen, seni affetmez, Vallahi küffarın hayâli yetmez; Bu vatan bizimdir, bizim kalacak! Niyazkar’ım cihan duysun sözümü, Türk-İslâm Ülküsü kaplar özümü Bir "kızıl elma" ya diktim gözümü; Bu vatan bizimdir, bizim kalacak. Köksal CENGİZ (Niyazkâr)

Şeyhi - Harname

Resim
  Evvel ol bi-zeval-i hayy ü ‘alim Ahir ol zü’l-celal-i ferd ü kadim Zahir ol Rabb-ı razık-ı vehhab Batın ol berr ü bari-i tevvab Mübdi’-i ka’inat ü fa’iz-i cüd Ki vücudından oldı her mevcud Yir ü gök ‘arş ü kürs levh ü kalem İns ü cin vahş ü tayr vücud ü adem Kabza-i kudretine la-şeydir Kamu fani vü baki ol haydür Toldurup yir ü gögi ‘ibretden Enbiya viribidi kudretden K’ideler doğru yollara irşad Bildüreler nedür salah ü fesad Ahmed’i kıldı kamudan muhtar Efdal-ür-rüsl ü ekrem-ül-ebrar Şeref-i enbiya vü hayr-ı enam Güher-i asfiya vü tac-ı kiram Toludur ‘arş ü ferş nurından Ehl-i küfr anlamaz gururından Anda ol kıldı ‘izz ile m‘irac Oldı na’leyni fark-ı aleme tac Buldugınca cihan sebat ü devam Ana vü aline salat ü selam PADİŞAHIN DEVLETİNE DUA Gine ‘alem cemal-i hurremdür Din ü devlet esası muhkemdür Nazarı aftab-ı giti-tab Eyle olur çün ide feth-ül bab Yani ol husrev-i Sikender-der Şah-ı adil dil ü muzaffer-fer Maksad-ı dil murad-ı can-ı cihan Şeh-i Sultan Murad Han-ı zaman Dem-i...