Oyhan Hasan Bıldırki - Güvercinler Kanada Kalktı
Bir şiire takılmışım, peşi sıra sürükleniyorum. Gönlüm ve kafam, saç tellerimin en ucundan, ayak parmaklarımda biten bütün kılcal damarlarıma kadar bir tek hücremi atlamaksızın, o şiirin büyüleyici etkisiyle sarmaş dolaş. Dopdoluyum. Bıraksalar, taşacağım. Bu şiire, nerede, nasıl takıldım, bilmiyorum. Hiçbir şeye aldırmadan, sahil boyunca yürüyorum. Hava ılık. Maviliklerin son ucunda yükselen güneş, yakıcı da değil. Bir iş için Kervansaray’a gidecektim, vazgeçtim. O şiirin büyüleyici etkisinden sıyrılıp çıkmak, kalabalıklara karışmak istemiyordum. Yüreğimde seller gibi coşan, kabaran tarifsiz duygular, beni yedeğine almış, götürüyor. Beton zemini döven ayak seslerini duyuyorum. Yürümeli, daha da yürümeli, o şiirin büyüleyici eleğim sağmasını yakalamalıyım. Gönlümde kımıl kımıl duygular, oğul verecek. Kirli yeşil, dalgasız denize baktım. Suda oynaşan bir alay balık, pul pul. Adlarını çıkaramadım. Hoş, benim derdim bu değil. Fakat onların birlikteliğine tutuldum. Ansızın yer değiştiriyor...