Kayıtlar

Temmuz, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Osman Çeviksoy - Yoksul Yuva

Resim
Yoksul ailenin kızıydı. Yoksul ailenin oğluyla evlendi. Onlar da yoksul bir yuva kurdular. Yoksul karı koca birbirlerini çok sevdiler. Sevgiyle çalıştılar, kazandıklarıyla yetindiler. Aç, açık kalmadılar.

Hacı Bayram Veli - N'oldu Bu Gönlüm?

Resim
  N´oldu bu gönlüm n´oldu bu gönlüm Derd ü gam ile doldu bu gönlüm

Nedim - Kaside (Kaside Der Vasf-ı Der İstanbul)

Resim
Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır Bir sengine yek pâre acem mülkü fedâdır

Nedim - Gazel (Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana)

Resim
  Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana

Nedim

Resim
İstanbul’da muhtemelen 1092 (1681) yılında doğdu. Adı Ahmed’dir. Babası, Sultan İbrâhim devri kazaskerlerinden Merzifonlu Mustafa Muslihüddin Efendi’nin oğlu Kadı Mehmed Efendi, annesi, İstanbul’un fethinden itibaren devlet hizmetinde bulunan Karaçelebizâdeler ailesinden Sâliha Hatun’dur. Dedesi bazı çirkin lakapları yüzünden Mülakkab Mustafa Efendi diye tanındığı için Nedîm’den de zaman zaman Mülakkabzâde diye bahsedilmiştir. Aile çevresinde iyi bir eğitim gördü. Dönemin klasik ilimleri yanında Arapça ve Farsça öğrendi. Tahsilini tamamladıktan sonra Şeyhülislâm Ebezâde Abdullah Efendi’nin de bulunduğu bir heyet tarafından yapılan imtihanda hariç medresesi müderrisliğini elde etti. III. Ahmed döneminin (1703-1730) başlarında şiirleriyle tanınmaya başlayan Nedîm daha sonraki yıllarda bazı devlet adamlarının yakın çevresine girdi, kendilerine kasideler sunarak dostluklarını kazandı. Özellikle Lâle Devri’nin ünlü veziri Nevşehirli Damad İbrâhim Paşa’nın hemen her faaliyeti için devrin diğ...

Attila İlhan - Kirli Yüzlü Melekler

Resim
sayende sayebân olduk istanbul şehri sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi saplanıp hançer misâli bir hilâl sokaklar serseri biz serseri yüksekkaldırım da bir cezayir şarkısını dile getirdi plâklar cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir sinemalar neredeyse boşalacaklar

Nabi - Gazel (Beni Şad Eylemedin Sen Dahi Naşad Olasın)

Resim
  Beni şad eylemedin sen dahi naşad olasın Şu’le-i ah-i garihan gibi berbat olasın Künç-i hicrane olup sen de benim gibi esir Ruz ü şeb destzen-i damen-i feryad olasın
Resim
  KİTABIN ADI Yaprak Dökümü KİTABIN YAZARI Reşat Nuri GÜNTEKİN YAYIN EVİ İnkılâp ve Aka-İstanbul BASIM YILI 1983 1.KİTABIN KONUSU: Gelir düzeyinin üzerinde bir yaşam sürdürmek isteyen bir ailenin dağılışıdır. 2.KİTABIN ÖZETİ   :     Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar'daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile Fikret, Neclâ, Leylâ ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey, işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur; evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır. Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur. Buna karşılık Ali Rıza ...

Yunus Emre - Allah Sana Sundum Elim

Resim
  Sensin kerim, sensin rahim, Allah sana sundum elim Senden artık yoktur emin, Allah sana sundum elim Ecel geldi vade erdi, bu ömrüm kadehi doldu Kimdir ki içmeden kaldı, Allah sana sundum elim

Karacaoğlan - Ağacın Eyisi Özünden Olur

Resim
  Ağacın eyisi özünden olur Yiğidin eyisi sözünden olur El için ağlayan gözünden olur Ağlama hey gözü yaşın sevdiğim

Ahmet Tevfik Ozan - Gönülde Hür Azebaycan

Resim
  Prof.Dr. Elçin İskenderzade’ye... Bir beyaz mermerde açan karanfil Rüyaların yeryüzüne indiği Bir esrarlı, güzel... Mukaddes vatan! Yüzyıllarca tüten sabır, tevekkül... Yıllarca gözlerden sızan ince kan...

Ahmet Tevfik Ozan - Ankara Yılları'na

Resim
  Yalanmış, allı-pullu Ankara.. yalanmış rüya! Bin kerre ölüme yenilmiş o şehir; yalanmış! .. Döndüm hülya, döndüm hülya.. gene döndüm: O Hülya! Belli ki: kanmış gönül, bir hayale aldanmış! ...

Ahmet Haşim - Tahattur

Resim
Bir Acem bahçesi, bir seccâde, Dolduran havzı ateşten bâde... Ne kadar gamlı bu akşam vakti... Bakışın benzemiyor mu'tade.

Köroğlu - Koçaklama (Yürün Aslanlarım Savaş Edelim)

Resim
  Yürün aslanlarım savaş edelim Buna kavga derler bey ne paşa ne Haykırıp haykırıp kelle keselim Seyreyleyin eli ayağı şaşana

Gevheri - Mecnun'a Dönmüşüm Bilmem Gezdiğim

Resim
  Mecnun'a dönmüşüm bilmem gezdiğim Dağlar mıdır sahra mıdır yol mudur Dostumun bağına girip dizdiğim Lale midir sümbül müdür gül müdür

Aşık Reyhani - Yattım Gurbet Elde Gam Yastığına

Resim
  Yattım gurbet elde gam yastığına Dağ gibi üstüme geldi ayrılık  Eşim dostum soldu gitti bağ gibi Böldü parça parça etti ayrılık

Usman Azim - Yaşamaktan Yoruldu Adam

Resim
  Yaşamaktan yoruldu adam, Düşündü ki boş geçmiş ömür. Dışarıda bembeyaz âlem, Dışarıda yağıyordu kar.

Köroğlu - Koçaklama (Benden Selam Olsun Bolu Beyine)

Resim
  Benden selam olsun Bolu Beyi' ne Çıkıp su dağlara yaslanmalıdır. Ok gıcırtısından kalkan sesinden Dağlar seda verip seslenmelidir.

Köroğlu

Resim
  Nereli olduğu tam bilinmeyen, hikâyelerinde de bu konuda açık bilgi bulunmayan Köroğlu’nun Doğu Anadolu-Âzerî rivayetinin ilk kolunda babasının Muradiye şehrinden olduğu belirtilmekte, Bolu beyi kolunda geçen, “Neslimize Murat Hanlı diyorlar” mısraıyla da bu durum doğrulanmaktadır. Hazar ötesi Türkmen rivayetinde Köroğlu’nun bu Türkmenler’e mensup Teke oymağından geldiği bildirilirse de Türkmenler’in Köroğlu hikâyelerini Güney Azerbaycan Türklerinden öğrenip kendi destanları haline getirdikleri, Hazar Türkmenleri’nden bahseden  Şecere-i Terâkime  ve  Şecere-i Türk  gibi eserlerde de Köroğlu’nun adının geçmediği dikkate alınırsa bunun yakıştırma olduğu anlaşılır.

Halit Ziya Uşaklıgil - Ferdi ve Şürekası (Roman Özeti)

Resim
Kitabın Adı: FERDİ VE ŞÜREKÂSI Yazarı         : Halit Ziya Uşaklıgil Yayınevi     : İnkılâp ve Aka Y.Adresi     :Ankara cad.No:95  İSTANBUL  Basım Yılı  :1984 1)Kitabın Konusu:         Maddi bakımdan çok zor şartlar altında yaşayan bir kişinin, aile ve aşk hayatını anlatıyor. Fakir, ama  umutlu bir durumdayken kaderin kendisine gülerek hayatını bir anda alt üst eden bir yaşamın hikâyesidir.Zengin ile fakirin arasındaki yaşamların göz önüne alındığı, para gücünün nelere hâkim olduğu anlatılıyor. 2)Kitabın Özeti:

Muhsin İlyas Subaşı - Biz Çileyi Yol Eyledik

Resim
  Düştü ruhumuza ismi, Sevgisini hâl eyledik. Baktık kainatta resmi, Dilimizi lâl eyledik…

Halit Ziya Uşaklıgil - Mai ve Siyah (Roman Özeti)

Resim
  ESERİN ADI           :MAİ ve SİYAH ESERİN YAZARI    :HALİD ZİYA UŞAKLIGİL YAYINEVİ                 :İNKILAP VE AKA KİTABEVLERİ BASIMYILI              :1980 1.ESERİN KONUSU: Hayalleri olan bir gencin lise son sınıfta babasını kaybetmesiyle hayallerinin yıkılışı ve beraberindeki hayat mücadelesi. 2.ESERİN ÖZETİ: Ahmet Cemil,babasının ölümünden sonra,binbir güçlükle okulu bitirir ve kız kardeşini ve annesini beslemek için çalışmak zorunda kalır.Bunun için elinden fazla birşey de gelmemektedir.Çünkü yabancı dil bilmekten başka bildiği birşey yoktur.Ona kalsa,bütün çalışmalarını şiir üzerinde toplamayı;edebiyatımıza bir başka yön vermeyi ister. Ancak hayat mücadelesi onu çok genç yaşta karşılar.

Anı (Hatıra) Nedir?

Resim
  Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu ya da duyduğu olayları edebî değer taşıyan bir dille anlattığı yazılara anı (hatıra) denir. Bir başka deyişle, özümüzde bir iz bıraktığı için unutulmayan ve anılmaya değer bulduğumuz olayları anlatan yazı türüdür.

Karacaoğlan - Elif Elif Deyü

Resim
  İncecikten bir kar yağar, Tozar Elif, Elif deyü... Deli gönül abdal olmuş, Gezer Elif, Elif deyü...

Şeref Taşlıova - Hayatım

Resim
  Bin dokuz yüz otuz sekiz, Nisan doğum ayım benim. Taşlıova soy adımız, Salihgiller soyum benim.

Nabi - Gazel (Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz)

Resim
  Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz Biz neşâtın da gâmın da rûzgârın görmüşüz Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz

Aşık Reyhani - Akşam Olup Kuş Yuvaya Dönende

Resim
Akşam olup kuş yuvaya dönende Akar gözlerinden ey yaşı garibin Herkes sılasına hicret edende Ağarır kipriği kaşı garibin  Garip olan kişi gurbette yatar Tüyden döşek olsa yar bağrına batar Garip kuşlar da dertli dertli çığrışır öter Sızlar ciğerinin başı garibin  Anam yok ki gelip göz yaşın döke Bacım yok ki yaslı boynunu büke Kardaş yok ki mezarıma taş dike Bir çalıdır mezar taşı garibin

Ahmet Erhan - Oğul

Resim
  Anne ben geldim, üstüm başım Uzak yolların tozlarıyla perişan Çoktan paralandı ördüğün kazak Üzerinde yeşil nakışlar olan Anne ben geldim, yoruldum artık Her yolağzında kendime rastlamaktan Hep acılı, sarhoş ve sarsak Şiirler çırpıştıran bi adam Kurumuş kuyunun suyu, incirin sütü çoktan çekilmiş Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi Ayrık otları, dikenler bürümüş Kapıdaki çıngırak kararmış nemden Atnalı ve sarmısak duruyor ama Oğlum, mektup yaz diyen Sesin hala kulaklarımda Anne ben geldim, ağdaki balık Bardaktaki su kadar umarsızım Dizlerin duruyor mu başımı koyacak? Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..

Aşık Ömer - Yine Müjde Kıldı Sultan-ı Nevruz

Resim
Yine müjde kıldı sultan-ı nevruz İrişti zerrine feth-i Messiha Şu’le-i nur ile mihr-i şebefruz Mir’at-ı feleği kıldı mücella Dürlü şükufeler dürlü kokular Dürlü halet verir cihana bular Hep eridi karlar revani sular Irmaklar bulandı mevc urdu derya Nergisin kalmadı uyhu gözünde Uyanıp bir ferah buldu özünde Çemen mevc urdukça sahra yüzünde Görünür cabeca lale-i hamra Sakiya piyale alınca ele Surahi şevk ile eder gulgule Gör ne rümuz ile arz eder güle Mahabbetnamesin bülbül-i gûya Ömer elde ferah bir cam-ı Cem’dir Meclis-i gamhane kayd u elemdir Ölmeden sürelim bu da bir demdir Mey ü mahbub ile kekişti sahra

Aşık Ömer - Ela Gözlerine Kurban Olduğum

Resim
  Ela gözlerine kurban olduğum Yüzüne bakmaya doyamadım ben İbret için gelmiş derler cihana Noktadır benlerin sayamadım ben Aşkın ateşidir sînemi yakan Lûtfuna erer mi cevrini çeken Kolların boynuma dolanmış iken Seni öpmelere kıyamadım ben Terkeyledim ağalarım, beylerim Bozbulanık seller gibi çağlarım Anın içün ben ah edip ağlarım Ayrılık oduna doyamadım ben Kaldı deli gönül kaldı hep yasta Mevla'm erdir beni murada kasda Aşık Ömer eydür sevgili dosta Allah'ısmarladık diyemedim ben

Aşık Ömer

Resim
  Aşık Ömer, 17. yüzyılın en önde gelen adlarından biridir. Kendi şiirlerinden yola çıkan araştırıcılar onu gerçek bir mekana bağlayamamışlardır. En eski divanındaki,  "Vatan-ı aslimiz Aydın ilidir" , ve " Tehi sanman Ömer Gözlevelidir" gibi mısralar, onun gerçek doğum yerini ortaya koymamıza engel teşkil etmektedir. Aydın, Kırım ve Konya’da üç ayrı Gözleve’nin var olması, araştırıcıları sık sık fikir değiştirmeye yöneltmiştir. Şükrü Elçin , çok eski bazı kaynaklardan yola çıkarolabileceğini ifade etmektedir.

Gevheri

Resim
  Doğum yeri ve tarihi belli değildir; her iki hususta da farklı görüşler ileri sürülmüştür. M. Fuad Köprülü, Kırım Hanı Selim Giray’a yazdığı bir methiyeden dolayı şairin Kırımlı olduğunu; Saim Sakaoğlu ise İstanbullu olması ihtimalinin daha kuvvetli olduğunu söylemektedir. 

Âşık Sümmâni

Resim
  1860 (bazı kaynaklara göre 1862) yılında Erzurum ilinin Narman ilçesinin Samikale köyünde doğmuştur. Fakir bir ailenin çocuğu olan Sümmanî, hayatını çiftçilik ve çobanlık yaparak sürdürmüştür. Şiirleri hem sözlü hem de yazılı (cönkler) kaynaklarda yer almaktadır. Sümmanî’nin öğrenim durumu hakkında bilgimiz yoktur.

Âşık Sümmâni - Ervahı Ezelde Levh-i Kalemde

Resim
  Ervah-ı ezelde levh-i kalemde, Bu benim bahtımı kara yazdılar, Gönül perişandır devri alemde, Bir günümü yüz bin zara yazdılar Bulmadım şadlığın iradesini, Çekerim bu gamın ziyadesini, Herkes dosta verdi ifadesini, Bizimkini ülüzgara yazdılar Aşk benimle eyler daim kıyl-ü kal, Daha sabretmeye kalmadı mecal, Derdim taksimdara kıldım arzuhal, Dedi neylim bahtın kara yazdılar. Gönül gülşeninde har oldu deyu, Hasretlik cismimde var oldu deyu, Sevdiğim, sevdiğin pir oldu deyu, Erbabı garezler yare yazdılar. Dünyayı sevenler veli değildir, Canı terkedenler deli değildir, İnsanoğlu gamdan hâli değildir, Her birini bir efkara yazdılar. Nedir bu sevdanın nihayetinde, Yadlar gezer yarin vilayetinde, Herkes diyarında muhabbetinde, Bilmem bizi ne civara yazdılar. Kadrimi bilmeze eyledim minnet, Derdimi artıran görmesin cennet, Sarraflar verdiler yare bin kıymet, Benim kıymetimi nere yazdılar. Döner mi kavlinden sıdkı sadıklar, Dost ile dost olur bağrı yanıklar, Aşk kaydına geçti bunca âşıkla...

Reşat Nuri Güntekin - Acımak (Roman Özeti)

Resim
  KİTABIN ADI ACIMAK KİTABIN YAZARI REŞAT NURİ GÜNTEKİN YAYIN EVİ İNKILAP YAYIN EVİ BASIM YILI 1999 1)KİTABIN KONUSU: Küçük yaşta gördüğü kötü muamelelerden dolayı acıma duygusu olmayan bir öğretmeni anlatıyor . 2)KİTABIN ÖZETİ: Zehra adında bir öğretmen çok acımasız bir karaktere sahipti.Öğrencilerine her zaman kötü davranıyordu. Bir gün babasının öldüğünü duydu.Babasının evine gitti.Fakat hiçbir şekilde üzülmüyordu. Babasını yanına gitmeden başka bir odaya geçti. Odada bulunan sandıktan babasının hatıra defterini buldu.Bu hatıra defterini okudukça babasına haksızlık ettiğini anlamaya başladı.Acıma duygusu olmayan Zehra öğretmen babasının geçmişte bulunduğu duruma acımaya başlamıştı. Annesinin babasına karşı haksızlık yaptığını anladı.Büyük bir üzüntüyle odadan çıkarak babasının bulunduğu odaya gider. Ve onun yüzüne örtülü olan çarşafı kaldırarak onu öper. Daha sonra Zehra ...

Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Ankara (Roman Özeti)

Resim
Eserin Adı                  : ANKARA Yazarı             : Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU Yayın Evi                   : İnkılap Basım Yılı                  : 1982 1-)Eserin Konusu     : Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU’nun Ankara romanı ütopik bir romandır. Bu romanda yazarın özlediği, özlemini çektiği geleceğin Ankara’sı dolayısı ile Türkiye’sidir. 2-) Eserin Özeti         :

Kemalettin Kamu - Hazan Yolcusuna

Resim
  Saçların yine solgun, Bağrın elemle dolgun, Nereye yolculuğun Yeni bir gurbete mi? Ben de bir kuru yaprak Gibi seninleyim bak, Zülfüne takılarak Oldum gönül veremi Gözlerim dolu melal, Yüzün bir ince hilal, Giderken beni de al Beraberine emi?

Vasfi Mahir Kocatürk - Şairin Ölümü

Resim
  Ne bir damla gözyaşı, ne yerde yaslı bir mum; Hazin, loş odalarda ölümü sevmiyorum. Bir çığ sesiyle nasıl inlerse bir uçurum Benim öyle verecek kalbim son nefesini... Titreyen dallarını açıp göklere kadar, Hıçkıracak ney gibi sülün boylu kavaklar, Talihimin göğsümde hapsettiği canavar Derin çıtırtılarla kıracak mahpesini... Ardımda binbir gönül, ıstırabımdan derin, Matemini tutacak bir mukaddes kederin; Ölümün gösterecek dünyaya ölümlerin Hem en şereflisini, hem de en mukaddesini... Gözlerim çektiğimi ifşa etmese bile Kalbimden ayrılınca ruhum gelecek dile: Yüzbin yıllık kâinat hummalı bir vecd ile Dinleyecek ilk defa ıstırabın sesini... Her gün bir parça daha fazla yalçınlaşarak Bir uçurum olunca bana sevdiğim kucak, Fırtınalı göklerden ölümüm andıracak, Yıldırımla vurulmuş kartalın düşmesini...

Aruz Ölçüsü

Resim
  Aruz ölçüsü, hecelerin uzun veya kısa, kapalı ya da açık olu ş una dayanan, hecelerin belli bir düzene göre sıralanarak ahengin sa ğ land ı ğ ı naz ı m ö l çü s ü d ü r. İskender Pala’nın de ğişiyle ‘‘Ç adırın ortasına dikilen direktir. Bir çadırı nasıl direk ayakta tutuyorsa divan ş iirini de ayakta tutan en b ü y ü k unsur aruzdur.’’

Oyhan Hasan Bıldırki - Başarı

Resim
  "Dağ ne kadar yüce olsa da yol onun üstünden aşar.”           Başarı, diken üstüne gül kondurmaktır.        Başarı, elde etmek istediklerimize ulaşmak, kavuşmayı dilediklerimizle buluşmaktır.       Başarı, mutluluktur.       Ancak başarıya giden yol, türlü tuzaklar, dönemeçler, çakıllar ve dikenlerle kuşatılmıştır. Bu kuşatmayı yarabilmek için çeşitli çabaların, katlanacağımız sayısız özverilerin kapımızın önünde beklediğini unutmayalım. Kim ne derse desin, nasıl söylerse söylesin  “unutmak”,  vazgeçmek, geri çekilmek demektir. Vazgeçişler ve geri çekilişler, kayıp çizelgelerimize tek tek eklenecek olan “hayatımızın olumsuz resimleri”dir. Bu resimler çoğaldıkça, adına yaşamak da denilen periyle bizim aramızdaki bağların gevşediğini, ya da pamuk ipliğiyle birbirine bağlandıklarını görürüz. Şüphesiz böyle bir durum, insanı tükenişe götürür.    ...

Hilmi Şahballı - Yürüyorum

Resim
Karlı dağların ardında Yare doğru yürüyorum Yunus'un feyiz aldığı Yere doğru yürüyorum Kah atlıyım kah yayayım Hangi derdimi sayayım Ben bu alemde rüyayım Sırra doğru yürüyorum Şahballı konmaz göçecek Dünya fani ölüm gerçek Kula şefaat edecek "Er"e doğru yürüyorum.

Çolpan - Kar Koynunda Lale

Resim
  Bir, iki, üç, dört... Beş;   beş... Altı! Yedi, sekiz, dokuz, on... Küçücük, kırmızı iplerle süslü bezden top yolunu şaşırıp kaçtı, gidip aşağıdaki ağılın duvarına yaslanıp büyüyen şekerpare kayısı fidanına çarptı ve zıplayıp “şap” diye havuza düştü… Kızlar hep birden: — Vay! Canın çıkmasın. Havuza düştü işte, diye bağırıştılar. Topu tutmak için peşinden koşan Şerafet de havuzun yanında taş kesilip kalıverdi.

Aşık Osman Feymani - İyi İnsan Olalım

Resim
  Madem gelmişiz cihana, İyi insan olalım, gel. Akıl fikir vermiş sana, İyi insan olalım, gel. İnsan diye isim vermiş, Düşünen doğruyu görmüş, Arif olan Hak'ka ermiş, İyi insan olalım, gel. Mektep, medresede tahsil, Yapanlar ilime dahil, Okumayan kalır cahil, İyi insan olalım, gel. Öğrenelim, öğretelim, Fen denen sırra erelim, Bilirsen kutsal evvelim, İyi insan olalım, gel. Çalışanlar yükselirmiş, Bunu bana törem demiş, İlk emir de “oku” imiş, İyi insan olalım, gel. Feymânî dünya bir handır, Kimi canan kimi candır, İnsan aleme sultandır, İyi insan olalım, gel.

Aşık Osman Feymani - Nevruz Bizim Bayramımız

Resim
Altaylar’dan, Viyana’ya Nevruz, Türk’ün bayramıdır. İlan ediyom cihana, Nevruz, Türk’ün bayramıdır. Nevruz Bizim Bayramımız Türk, cefaya katlanacak, Muhabbetle tatlanacak, İlelebet kutlanacak, Nevruz, Türk’ün bayramıdır. Nevruz Bizim Bayramımız . Vurmasınlar yanlış aşı, Nerde Türk var, Türk gardaşı, Türk takviminin yılbaşı, Nevruz, Türk’ün bayramıdır. Nevruz Bizim Bayramımız Tarihinden al haberi, Türk isen gel, kaçma geri, Ta Satık Buğra’dan beri, Nevruz, Türk’ün bayramıdır. Nevruz Bizim Bayramımız Türk olan alsın nasibi, O, bu yurdun öz sahibi, Sinsin gibi, Cirit gibi, Nevruz, Türk’ün bayramıdır. Nevruz Bizim Bayramımız Kem fikirler duysun hele, Bunu böyle herkes bile, Töreleşti kanun ile, Nevruz, Türk’ün bayramıdır. Nevruz Bizim Bayramımız Körükle ateş yakalı, Demirden dağı yıkalı, Ergenekon’dan çıkalı, Nevruz, Türkün bayramıdır. Nevruz Bizim Bayramımız Almaatı, Bişkek, Taşkent, Bakü, Yesi ve Semerkant, Oba oba, kasaba, kent, Nevruz, Türkün bayramıdır. Nevruz Bizim Bayramımız Kırcaal...