Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Aşık Dertli - Yâr

Hatırlayıp sorar m'ola halimden Kirpikleri kara, kalem kaşlı yar Zikri, fikri gitmez benim dilimden Anadan gülmedik, garip başlı yar. Aşk atına binmiş olsan yarışmaz, Gözüm kanı deryalara karışmaz Çoktan beri küsülüdür barışmaz Benim ile mercimeği taşlı yar. Dertli, zelil -sefil gurbet ellerde Beyhude şöhreti gezer dillerde Paşam gelir diye gözü yollarda Elleri kınalı gözü yaşlı yar

Yusuf Ziya Ortaç - Koşma

Bir daha o fırsat geçer mi ele? Dün gördüm, bugün de göresim geldi! Gülüşü o kadar hoştu ki hele, Lebinden koncalar düresim geldi! Hem küçük, hem güzel, hem de utangaçtı, Gözleri gözümden daima kaçtı, Saçları ne güzel, ne ipek saçtı, Öpüp okşayarak öresim geldi! Yüzü benziyordu bahar ayına, Kaşları can yakan aşkın yayına, Hasretle kapanıp hâk-i pâyına, Yüzümü, gözümü süresim geldi!

Kayseri'de İnsani Maksatlarla Açılan Bir Sergi: "Mülahaza"

  Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin şehre kazandırdığı önemli kültür ve sanat mekânlarından Büyük Şehir Sanat Galerisi, anlamlı bir etkinliğe daha kapılarını açtı. Sanatçı Sibel Salırlı'nın 'Mülahaza' isimli kişisel sergisi, hem sanatsal değeri hem de taşıdığı sosyal sorumluluk bilinciyle ziyaretçilerin ilgisini çekti. Doğanın dokusundan, dönüşümünden ve içsel yolculuğundan ilham alan 71 özgün eserin yer aldığı sergi, 21-24 Kasım tarihleri arasında Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'ndeki Büyük Şehir Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, kısa sürede geniş bir ziyaretçi kitlesine ulaştı ve 71 eserden 18'i satışa konu oldu. Sanatçı Sibel Salırlı'nın eser satış geliri ile meme kanseri tedavisi gören hastalara destek amacıyla Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurma Kurumu Derneği'ne bağış yapması, etkinliğe daha özel bir anlam kattı. Bu duyarlı yaklaşımıyla toplumsal farkındalığa önemli katkı sunan Salırlı'ya, katılımcılar tarafından teşek...

Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali Başladı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali, kapılarını edebiyatseverlere açtı. Bursa’nın edebiyatı beslediğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “ Festival sayesinde, Bursa’dan dünyaya evrensel bir umut köprüsü kurulacak. Bu umut, daha iyi bir dünyanın umududur ” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarih ve kültürün sanatla iç içe geçtiği, yazarların iz bıraktığı Bursa’da kentin sanat yelpazesine değer katacak bir etkinliğe daha imza atıyor. Bu yıl ‘Cesaret’ temasıyla düzenlenen 2. Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali, 28-30 Kasım tarihleri arasında dünya çapında tanınan pek çok yazarı kentte buluşturuyor. Hannah Peck’ten Georgi Gospodinov’a, Ayfer Tunç’tan Melisa Kesmez’e yerli ve yabancı 13 önemli kalem, 3 gün boyunca Bursalılarla bir araya gelerek hayatlarına dokunan hikâyeleri, eserlerinin ardındaki dünyaları anlatacak. Festival kapsamında genç yazar adayları ve çocuklara yönelik de atölyeler düzenlenerek hayal kurmanın ve ...

Feyzi Halıcı - Nereye

  Ey aşk, mağrur yılların arkasından Gidiyorsun durul durul nereye? İşte, en güzelin alın yazısı Ey gerçeği arayan kul, nereye? Bin tekbirle doğar, gün pencereden Bir sonsuz duada bu can,bu beden. Gelir uğrak uğrak bu yol nereden Gider burcu burcu bu yol, nereye? Bilinmez özlemin ay aydın demi, Vuslat bu bembeyaz dönüşlerde mi? Kaldı arzun yemyeşil düşlerde mi? Ey, sonsuzu çağrışan dil, nereye? Boşanır bir yağmur gibi oluktan, Bu kesilen şey nicedir, soluktan. Bir sevimli, bir yüce yolculuktan Yeni döndün, söyle gönül nereye? En uzağa yakın olmak duygusu, Dökülür kalbe, kubbeler dolusu. Çağıl çağıl ey canda tutuşan su Ey teselli ey tahammül, nereye?

Emine Işınsu Roman Ödülü Hülya Başarangil Demir'e Verildi

Türk edebiyatının usta ismi merhum Emine Işınsu adına düzenlenen ve bu yıl ikincisi verilen 2025 Emine Işınsı Roman Ödülü Ankara Üniversitesi'nde düzenlenen görkemli törende sahibini buldu. Törende, bu yıl ki ödül Kırım Tatar Sürgünü'nü anlatan 'Bilinmeze Doğru' romanıyla kazanan Hülya Başarangil Demir'e takdim edildi. Farabi Salonu’nda gerçekleşen törenin açılış konuşmaları Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, ABB Başkanı Mansur Yavaş ve Ödül Komitesi Başkanı Prof. Dr. İskender Öksüz tarafından yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen ödül töreninde konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konuşmasında Emine Işınsu’yu, "Türk edebiyatının zarafetle güç arasında kurduğu en ince köprülerinden birinin sahibi" olarak nitelendirdi. Yavaş, şöyle devam etti: “Bizler, şehirleri sadece asfaltta, binalarla değil; kültürle, edebiyatla, sanatla yaşatabileceğimize inanıyoruz. Çünkü bir şehrin ruhunu oluşturan asıl şey, ardında bıraktığı hika...

Eşrefoğlu Rumi - Gözü Seni Görenlerin

  Seni seven aşıkların Gözün yaşı dinmez imiş Seni maksud edinenler Dünya ahret anmaz imiş. Gönlün sana verenlerin Eli sana erenlerin Gözü seni görenlerin Devranları dönmez imiş. Ölmez imiş aşık canı Hiç çürümez imiş teni Aşk her kimi kıldı fani Ona zeval ermez imiş. Aşkına düşen canların Yoluna baş verenlerin Aşka bülbül olanların Kimse dilin bilmez imiş. Aşkın ile bilişenler Senin ile buluşanlar Sen maşuka erişenler Ezel ebed olmaz imiş. Eşrefoğlu Rumi senin Yansın aşk oduna canın Aşk oduna yanmayanın Kalbi safi olmaz imiş.

Rıza Tevfik Bölükbaşı - Koca Hasan Dayı

Issız dağlar, gür ormanlar, akar sular geçerek Rumeli'nin bir yanını baştan başa dolaştım. Yaz günüydü, uzaklardan mezarlığı seçerek Sabah vakti çukurda bir viran köye ulaştım. Sisli bir dağ eteğinde isli birkaç evceğiz, Bir ormanın gölgesinde dalgın dalgın uyurdu. Çerden çöpden çatılmış bir viraneydi köyceğiz, Gece dağdan kurtlar iner, dolanırdı o yurdu. Lakin bilmem ne hikmettir! O kırlarda, bağlarda Bir perişan güzellik var, sevdasına doyulmaz. Sular çağlar, rüzgar ağlar gece gündüz dağlarda; Irmaklarda iniltidoen başka bir şey duyulmaz. Kestanelik gölgesinde hayal gibi yürürsün, Bülbül şakır her ağacın, bir nazenin dalında. Tarlalarda gülümseyen çiçeklerin alında Ela gözlü gelinlerin gül benzini görürsün. İğri büğrü geçitlerden, kumsal dere yanından Dalgın dalgın geçiyorken, gözü kalır insanın. Laleleri al al olmuş vahşi kara ormanın; Kudret eli kalem çalmış şehidlerin kanından. Akşam üstü o dağlara sanki bir yas bürünür: Duman alır yükseklerde ıssız kaya başını. Her gelincik u...

Ahmet Haşim - Üstad

Bir cemiyette ahlâk ve âdetlerin ne suretle değiştiğini kelimelerin istihalesinde görmeli. Üstad kelimesinin son senelerde aldığı mâna, bu itibarla küçük bir tetkike değer. Eskiden üstad herkesçe musaddak ehliyetlere verilen büyük bir pâyenin ismiydi. Üstad, dâhiden bir rütbe  aşağıda idi. Üstad    Ekrem, edebi meratipte, dâhi- i âzamın arkasından gelirdi. Üstad, ehliyetin son olgunluk merhalesini ifade ettiğinden yaş, baş, saç ve sakal mefhumlarını da ihtiva ederdi. İhtiyarın hürmet gördüğü, sakalın çenede çirkin görünmediği devirlerde, üstad kelimesinin de utanılacak bir mânası olamazdı. Son senelerde, maddi hayat zevkinin istilâi bir şekil almasıyla, üstad kelimesinin de tedricen itibardan düştüğü görülür. Ak saçlı Anatol Frans, bu kelime ile kendisine hitap edilmesine hiç tahammül edemezdi. Anatol Frans’ın kâtipliğini uzun seneler yapmış olan bir muharririn geçenlerde neşrettiği hâtırat kitabında, üstad hitabı karşısında, salhurde  ve büyük edibin zarif hidd...

"Türkistan Kitap Fuarı" Kazak Okuyuculara Kapılarını Açtı

  Türk Dünyası’nın manevi başkenti ve tarihi şehri Türkistan, yayıncılık dünyasının en prestijli buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY, Türkistan Valiliği ve Foliant Yayınevi iş birliğinde düzenlenen "Turkistan Book Fair" Uluslararası Kitap Fuarı, Türk halklarının ortak edebi mirasını ve güncel yayınlarını okurlarla buluşturmak üzere kapılarını açtı. Türk Dünyası’ndan 50’yi aşkın yayınevi, yazar, şair ve çevirmeni bir araya getiren fuarın resmi açılış töreni, Türkistan Kongre Merkezi’nde (Congress Hall) gerçekleştirildi. Törene; TÜRKSOY Genel Sekreteri, yazar ve dramaturg Sultan Raev, Türkistan Bölgesi Valisi Nuraly Köşerov, Türkiye Cumhuriyeti Türkistan Başkonsolosu Levent Gürcan ve TÜRKSOY Yazarlar Birliği Başkanı şair Ulukbek Esdaulet başta olmak üzere çok sayıda davetli, akademisyen ve edebiyatsever katıldı. Açılış töreninde yaptığı konuşmada TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, kitabın sadece...

İlhan Geçer - Hatıralar Şehri

Yeşil rüyalarında hatıralar Mevsimler boyunca çiçeklenirdi. Sonsuzluğu hayal edilen bahar Dişi gençliğini bu şehre verdi. Huzur dal dal açar bahçelerinde Sevda masalları dinler çiçekler. Hulyalara dalan gecelerinde Yeşil gözlerini öper melekler. "Gümüşlü", fecirle tutuşan kümbet Fani zaman akar "Nilüfer". Türbelerde hâlâ mukaddes nöbet Ova, fethin nal seslerini dinler. Geçmiş zamanlardan kalan aydınlık İpek gecelerine iner sel gibi. Yıldızların koynunda erir aydınlık Yeşil rengi bir darbımesel gibi. Hülyalara boş kadehler uzatır Garip akşamlardan taşan su sesi. Anlatır sevdaları satır satır Sır kutusu çınarların gövdesi. Mavi çinilerden okunur Kur'an Ses vermedikçe tarih, kubbelerinden. Hep aynı şarkıyı söyler şadırvan, "Çıkmaz muhabbetin derun-u dilden..." Mahzun selvilerde uhrevi sada Mesut yalnızlığında Emirsultan. Hatıralar şehri zümrüt Bursa'da Rüzgarların kanadındadır zaman...

Hakan Yıldızeli - kasım 25

  kasım 25.. hava nemli basılmış sarı yapraklar toprakta, düşük suratlı insanlar dertli ister meyhane, ister durak, ister parkta bu ölüm cennet kapıları kadar görkemli artık şehzadebaşı sokaklarında arama beni arkamdan matemlerin en büyüğünü tut... bir şeyler yazıp sana bir şeyler verebildiysem, hep bu anı yaşa, maziyi unut. boğazdan geçen son gemi misali martı boklu dubalar, iskele yorgun vaniköy parkelerinde kesilmiş soluklar yatar buz kesmiş dolaplarında morgun.. kasım 25.. hava nemli istanbulun akşamdan kalmış bir hali var içiyor dolmabahçede çayını yarı demli ağlyor bak koca şehir, ayrı sevdalılar ver ellerini gülüm ver gözlerini gözlerime bir günün sessizliğine bin defa ölürüm bir körün hayalindeki aydınlığa gömülürüm.

Mithat Cemal Kuntay - Türk Öğretmenlerine

Bazen ölüler yurdu korur, bazı da sağlar; Göz nuru karışmazsa şahadet kanı ağlar. Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur, Sensin o hazin nûr, o derin nûr, o büyük nûr. Hoşnutsun, eğilmiş okuyorsun, yazıyorsun; Ey terli alın, ey güneşin öptüğü insan. Şöhret aramaz, şân aramaz, nâm aramazsın; Cemiyetin omzunda da yokmuş kadar azsın. İlmin sesi haykırmaz: İlim şarlatan olmaz, Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz. Sen yurdunu haykırmayarak gizli seversin, Kalmışsa eğer, ömrümü Tanrı’m sana versin...

Şinasi - Münâcaat

Hak Teâlâ azamet âleminin pâdişehi Lâ-mekândır olamaz devletinin taht-gehi Hâsdır Zât-ı İlâhisine mülk-i ezelî Bî-hudûd anda olan kevkebe-i lem-yezeli Eser-i hikmetidir yerle göğün bünyâdı Dolu boş cümle yed-i kudretinin îcâdı İzzet ü şânını takdis kılar cümle melek Eğilir secde eder pîş-i celâlinde felek Emri vech üzre yer eyler gece gündüz hareket Değişir tâzelenir mevsim-i feyz ü bereket Pertev-i rahmetinin lem'asıdır ayla güneş Tâb-ı hışmından alır alsa cehennem âteş Şerer-i heybet-i ulviyyesidir yıldızlar Anların şûlesi gök kubbesini yaldızlar Kimi sâbit kimi seyyar be-takdîr-i Kadîr Tanrı'nın varlığına her biri bürhân-ı münîr Varlığın bilme ne hâcet küre-i âlem ile Yeter isbâtına halk ettiği bir zerre bile Göremez zâtını mahlûkunun âdî nazarı Hisseder nûrunu amma ki basiret basan  Vahdet-i zâtına aklımca şehâdet lâzım Can ü gönlümle münâcât ü ibâdet lâzım Neş'e-i şevk ile âyâtına tapmak dilerim Anla var Hâlik'ima gayri ne yapmak dilerim  Ey Şinâsî içimi havf-ı İlâ...

Hoca Ahmed Yesevi - 5. Hikmet

Birdenbire durduğum yerde bütün ulular Hakk aşkını gönlüm içine saldı dostlar Hızır Babam hazır olup lutfederek Yardım edip, elim tutup aldı dostlar Otuz birde Hızır Baba'm mey içirdi; Vücudumdan şeytanı temiz kaçırdı; Sevdalandım, günahlarımı Hakk affetti Ondan sonra Hakk yoluna saldı dostlar. Otuziki yaşda ulaştı Hakktan ferman: Kulluğa kabul eyledim, olma mahzun Can verirken vereyim sana iman nuru" Garip canım mutlu olup güldü dostlar. Hâlıkımdan haber erişti, şükreden oldum; Her kim çekiştirdi, belki tepdi, sabreden oldum; Bu âlemde hiç uyumayıp hazır oldum; Hayuheves, ben-bencillik gitti dostlar. Otuzüçte saki olup mey paylaştırdım Şarap kadehini ele alıp doyasıya içtim; Ordu hazırlayıp şeytan ile ben vuruştum  Allah'a hamd olsun, iki nefsim öldü dostlar. Otuzdörtte âlim olup bilge oldum; Hikmet söyle!" dedi Rabbim, söyler oldum; Kırklar ile şarap içtim, yoldaş oldum; İç ve dışım Hakk nuruna doldu dostlar. Otuzbeşte mescide girip devran sürdüm İsteklilere aşk dük...

Mehmet Aydın - Edebiyatın Dili Üzerine

EDEBİYATIN DİLİ ÜZERİNE Mehmet AYDIN*   Özet Edebiyatın malzemesinin dil olduğu bilinmektedir. Ancak edebiyatta dil nasıl kullanılır? Edebiyat dili ile günlük dil arasında ne tür bir ilişki vardır? Bu sorular pek çok defa sorulmuştur. Bazen bu sorulara farklı cevaplar verildiği hâlde bazı ortak sonuçlara da ulaşılmıştır.   Edebiyat ve gerçeklik ilişkisi epey tartışılmıştır. Edebiyatta gerçeklik izlenimi de dil yoluyla sağlanmaktadır. Ayrıca edebiyat metnini öteki metinlerden farklı yapan yanlar da vardır. Bu farklılık da büyük ölçüde dilin kullanımında yatmaktadır. Ayrıca edebiyat eğitiminde kullanılan dil üzerinde de durulmuştur. Gerçekte edebiyat eğitiminin dili geniş çaplı bir tartışmanın konusudur. Edebî metinler üzerine kurulmuş inceleme metinlerinde de buna uygun bir dilin kullanılması gerektiği vurgulanmıştır.   Anahtar Sözcükler: Edebiyat ile dil ilişkisi, edebiyat dili, edebî gerçeklik   1. Giriş Bu yazıda edebiyatla dil ilişkisi ele alı...