Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yavuz Bülent Bakiler - Anadolu Gerçeği

  Yalın ayaklarınla koştun mu tarla tarla Duydun mu çıplak toprağın, çıplak insanın yasını Ağlayan kadınlarla, ihtiyarlarla Yaşadın mı bir yağmur duasını Bozbulanık ırmaklarda çimdin mi Kulak verdin mi yürekten kavala, saza Bir ipek seccade üstünde gibi, huzurla Durdun mu toprakta namaza ?

Yavuz Bülent Bakiler - Anadolu Gerçeği

  Yalın ayaklarınla koştun mu tarla tarla Duydun mu çıplak toprağın, çıplak insanın yasını Ağlayan kadınlarla, ihtiyarlarla Yaşadın mı bir yağmur duasını Bozbulanık ırmaklarda çimdin mi Kulak verdin mi yürekten kavala, saza Bir ipek seccade üstünde gibi, huzurla Durdun mu toprakta namaza ?

Mehmet Emin Yurdakul - Vur!

  Ey Türk vur, vatanın bakirlerine Günahkar gömleği biçenleri vur Kemikten taslarla şarap yerine Şehitler kanını içenleri vur

Mehmet Emin Yurdakul - Vur!

  Ey Türk vur, vatanın bakirlerine Günahkar gömleği biçenleri vur Kemikten taslarla şarap yerine Şehitler kanını içenleri vur

A. Refik Veyisoğlu - Gel

"Beklettim, geleyim" diyorsun ama Derdimin dermanı olacaksan gel Şöyle bir uğrayıp geçeyim deme Bendeki yarayı saracaksan gel

A. Refik Veyisoğlu - Gel

"Beklettim, geleyim" diyorsun ama Derdimin dermanı olacaksan gel Şöyle bir uğrayıp geçeyim deme Bendeki yarayı saracaksan gel

Fuzuli - Gazel (Âşiyân-i murg-i dil zülf-i perişânındadır)

  Âşiyân-i murg-i dil zülf-i perişânındadır Handa olsam ey perî gönlüm senin yanındadır Âşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb Kılma derman kim helâkim zehri dermânındadır Çekme dâmen nâz edip üftâdelerden vehm kıl Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır Gözlerim yaşın görüb şûr etme nefret kim bu hem Ol nemektendir ki lâ’l-i şekker-efşânındandır Mest-i hâb-i nâz olub cem’ et dil-i sad-pâremi Kim anun her pâresi bir nevk-i müjgânındadır Bes ki hicrânındadır hâsiyet-i kat’-i hayât Ol hayât ehline hayrânım ki hicrânındadır Ey Fuzûlî şem’ veş mutlak açılmaz yanmadan Tâblar kim sünbülünden rişte-i cânındadır

Kozanoğlu Ağıtı

  Kozanoğlu avdan gelir Avını terkiden alır Bize Kozanoğlu derler Yiğit ölür, namı kalır

Dadaloğlu - Avşar İçinde Bir Güzel Gördüm

Avşar içinde bir güzel gördüm Kozan arasında çeker göçünü Kınalamış ayağını başını Sırma ile örmüş sümbül saçını

Öksüz Dede - Ela Gözlerine Kurban Olduğum

  Ela gözlerine kurban olduğum Ecelim gelmeden öldürme beni Gizlice uğrunda severim seni Sırrımı kimseye bildirme beni

Öksüz Dede - Ela Gözlerine Kurban Olduğum

  Ela gözlerine kurban olduğum Ecelim gelmeden öldürme beni Gizlice uğrunda severim seni Sırrımı kimseye bildirme beni

Namdar Rahmi Karatay - Komşunun Tavuğu Komşuya Kaz Görünür

  Bir başa devlet tacı konsa, her şey fetholur, Kımıldansa bir zafer, öksürse hikmet olur, Karşısında insanlar hemen iki kat olur, Parmağını oynatsa, o bir işaret olur, Apar tapar yürüse herkese kız görünür, Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.

Abdulvahap Kocaman - Nasıl Kurtardık?

  İstiklâl Harbi'nde biz bu vatanı Başı başa vere vere kurtardık. İnanmazsan git konuştur atanı, Kara günler göre göre kurtardık.

Hacıbey Özbay - Biz Kayıktayız

Aynı ortamlarda; olmak mümkün mü? Siz gemide beyim, biz kayıktayız. Urban mı benziyor bana, kürkün mü? Siz gemide beyim, biz kayıktayız.

Hacıbey Özbay - Biz Kayıktayız

Aynı ortamlarda; olmak mümkün mü? Siz gemide beyim, biz kayıktayız. Urban mı benziyor bana, kürkün mü? Siz gemide beyim, biz kayıktayız.

Anonim - Bayram Duamız

  Bu şiir yaklaşık 15 yıl önce bir eğitimci şairin yazdığı ilk dörtlüğe diğer kişilerin dörtlük eklemesiyle ortaya çıkmış ve bir bayram duası olmuş.  Bu bayram elini öpecek biri, Olmayanlar bayram etsin Ya Rabbi… Etrafında bir tek yüreği diri, Kalmayanlar bayram etsin Ya Rabbi...

Anonim - Bayram Duamız

  Bu şiir yaklaşık 15 yıl önce bir eğitimci şairin yazdığı ilk dörtlüğe diğer kişilerin dörtlük eklemesiyle ortaya çıkmış ve bir bayram duası olmuş.  Bu bayram elini öpecek biri, Olmayanlar bayram etsin Ya Rabbi… Etrafında bir tek yüreği diri, Kalmayanlar bayram etsin Ya Rabbi...

Namdar Rahmi Karatay - Âşıklık Ne Halına

  Gönül sen ne sersemsin, ne körsün, ne sakarsın, Yulaksız bir su gibi her güzele akarsın, Neye sebepsiz yere yüreğini yakarsın, Göz koymaktan ne çıkar elin günün malına Çapıtına çuluna, aşıklık ne halına.

Arif Nihat Asya - Anne

  İlk kundağın Ben oldum, yavrum; İlk oyuncağın Ben oldum.

Arif Nihat Asya - Anne

  İlk kundağın Ben oldum, yavrum; İlk oyuncağın Ben oldum.

Süleyman Nahifi - Gazel (Ne dem ol âfitâba hasret ile bir nigâh itdüm)

  Ne dem ol âfitâba hasret ile bir nigâh itdüm Bir âh itdüm ki cümle hırmen-i sabrum tebâh itdüm

Öksüz Dede - İmirza’mı hoşça tutun ağalar

  Be bu söyleyen dil kudret dilidir Cümle yaratılmış Hakk’ın kuludur Beylere armağan, şahın gülüdür İmirza’mı hoşça tutun ağalar

Abdurrahim Karakoç - Anadolu Sevgisi

  Sen bizim dağları bilmezsin gülüm, Hele boz dumanlar çekilsin de gör. Her haftası bayram, her günü düğün,  Hele yaylalara çıkılsın da gör.

Abdurrahim Karakoç - Anadolu Sevgisi

  Sen bizim dağları bilmezsin gülüm, Hele boz dumanlar çekilsin de gör. Her haftası bayram, her günü düğün,  Hele yaylalara çıkılsın da gör.

Aziz Mahmud Hüdâî - Kudûmun Rahmet u Zevk u Safâdır Yâ Rasûlallâh

Kudûmun rahmet u zevk u safâdır Yâ Rasûlallâh Zuhûrun derd-i uşşâka devâdır Yâ Rasûlallâh

Aziz Mahmud Hüdâî - Kudûmun Rahmet u Zevk u Safâdır Yâ Rasûlallâh

Kudûmun rahmet u zevk u safâdır Yâ Rasûlallâh Zuhûrun derd-i uşşâka devâdır Yâ Rasûlallâh

Halk Şiiri

Türk Halk Şiiri geleneği, Türklerin İslamiyet’i kabul etmelerinden önceki   Destan Dönemi   olarak adlandırılan sözlü geleneğin devamı niteliğindedir.

Baki - Gazel (Zülf-i ‘anber-bûyuñun sevdâlarıdur dûstum )

Halk-ı ‘âlem gül seveydi kâşkî bülbül gibi Ol lebi gonca baña tenhâ kalurdı gül gibi

Fuzuli - Gazel (Şifâ-yi vaslı kadrin hecr ile bîmâr olandan sor)

  Şifâ-yi vaslı kadrin hecr ile bîmâr olandan sor Zülâl-i şevk zevkin teşne-i didâr olandan sor Lebin sırrın gelip güftâra benden özgeden sorma Bu pînhan nükteni bir vâkıf-i esrâr olandan sor

Fuzuli - Gazel (Şifâ-yi vaslı kadrin hecr ile bîmâr olandan sor)

  Şifâ-yi vaslı kadrin hecr ile bîmâr olandan sor Zülâl-i şevk zevkin teşne-i didâr olandan sor Lebin sırrın gelip güftâra benden özgeden sorma Bu pînhan nükteni bir vâkıf-i esrâr olandan sor

Namdar Rahmi Karatay - Sizinki Tatlı Can da Bizimki Patlıcan mı?

Görmüyoruz sanmayın iç yüzünü işlerin, O doğru duruşların, o eğri gidişlerin, Neler çiğnediğini hiç durmadan dişlerin, Ne yolda olduğunu o yaldızlı fişlerin, Biliriz yenileni kuzu mudur, tavşan mı? Sizinki tatlı can da bizimki patlıcan mı?

Pir Sultan Abdal - Bir Güzelin Aşıkıyım Erenler

  Bir güzelin aşığıyım erenler Bir güzelin aşığıyım erenler Onun için taşa tutar el beni Onun için taşa tutar el beni Al gül olsam al gerdana takılsam Kemer olsam ince bele sarılsam Köle olsam pazarlarda satılsam Yarim deyi al sinene sar beni Abdal Pir Sultan'ım gamzeler oktur Hezaran sinemde yaralar çoktur Benim senden özge sevdiğim yoktur İnanmazsan git Allah'a sor beni

Peyami Safa - Yalnızız (Roman Özeti)

  KİTABIN ADI                        : YALNIZIZ KİTABIN YAZARI                : PEYAMİ SAFA YAYIN EVİ                            : ÖTÜKEN BASIM YILI                           : 1992 KİTABIN KONUSU   :  Bir genç kızın hayallerinin son bulması.   KİTABIN ÖZETİ        :        Tarık, Feriha’yı seven fakat geçmiş yaşamında farklı kadınlarla birlikte olan birisidir. Feriha ile bir köy bahçesinde buluşurlar. Tarık, kendine ait olan bir dünya kurmuş ve bu dünyanın içerisine yalan, kin...

Orhan Pamuk - Beyaz Kale (Roman Özeti)

  ESERİN ADI BEYAZ KALE ESERİN YAZARI ORHAN PAMUK YAYIN EVİ VE ADRESİ İLETİŞİM BASIM YILI     1.ESERİN KONUSU: 17.yy`da Türkler tarafından esir edilen astronomi,matematik ve tıptan anlayan bir Venedikli bilim adamının başıdan geçenler eserin konusudur.

İstifa mı Ediyorsunuz?

  Mahkemede hakim, Necip Fazıl'a: - Bak, der. Seni bundan böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle değil mi? Necip Fazıl sorar: - Hakim Bey, yoksa istifa mı ediyorsunuz?

Attila İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil

  açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın en görkemli saatinde yıldız alacasının gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın

Attila İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil

  açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın en görkemli saatinde yıldız alacasının gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın

Namdar Rahmi Karatay - Salla Başını Al Maaşını

  Ey inleyen zavallı; bulmuşsun kırk yaşını, Kazanmak istiyorsan bu hayat savaşını, Yemelisin hakikat denen zehir taşını! Ne derlerse hıı deyip hemen salla başını, Gerdan kır belini bük, her ay al maaşını.

Cemal Kurnaz - Bir Yakup Geçti

Çankırı’dan sökün etti Türk yurduna akın etti Uzakları yakın etti Dünyadan bir Yakup geçti Yıldız gibi akıp geçti İçimizi yakıp geçti

Cemal Kurnaz - Bir Yakup Geçti

Çankırı’dan sökün etti Türk yurduna akın etti Uzakları yakın etti Dünyadan bir Yakup geçti Yıldız gibi akıp geçti İçimizi yakıp geçti

Süleyman Nahifi - Gazel (Gördüm ki bu tâb ile ruh-ı yâra bakılmaz)

  Gördüm ki bu tâb ile ruh-ı yâra bakılmaz Bildüm ki yakînem alev-i nâra bakılmaz Hûbâna ser-i leşker o sultân-ı cihânum Gel terk-i edeb eyleme hünkâra bakılmaz İşretde mey-i nâb ile gül-gûnedür ol ruh Gözler kamaşur şimdi o ruhsâra bakılmaz Destinde harâmî gibi bir hançer-i zer var Geç râh-ı kazâdan ki sitem-kâra bakılmaz Allâha niyâz eyle Nahîfî ide ihsân Kalursa yine böyle bu nâ-çâra bakılmaz

Dehhani / Kemalpaşazade* - Gazel (Bir kadehle bizi sâkî gamdan âzâd eyledi)

Bir kadehle bizi sâkî gamdan âzâd eyledi Şâd olsun gönlü anun gönlümü şâd eyledi Bendeyidi bunca yıllar kaddine serv-i revân Doğrulukla kulluk etdiğiyçün âzâd eyledi Husrev-i hûbân eden sen dilber-i şîrîn-lebi Bîsütûn-ı aşk içinde beni Ferhâd eyledi Od ile korkutma vâiz bizi kim la’l-i nigâr Cânımız bizim oda yanmağa mu’tâd eyledi Nas getirdi hüsnünün da’vâsın isbât etmeğe Ol ki yârin kaşını nûn u gözün sâd eyledi İster isen mülk-i hüsn âbâd ola dâd eyle kim Pâdişehler dâd ile mülkünü âbâd eyledi Aldayıp aldı dehânı yok bahâya cânımı Sorana bir bûseye aldım deyü ad eyledi * ( Bu gazelin Hoca Dehhaniye ait olduğu bilinirken bazı kaynaklar Kemalpaşazade'ye ait olduğunu iddia etmişlerdir. )

Hoca Dehhani - Gazel (Hazân irişdi gelün işret-i hazân idelüm)

Hazân irişdi gelün işret-i hazân idelüm Çemenlere girüben bir zamân figân idelüm

Hoca Dehhani

  Dehhânî’nin hayatına ilişkin elimizdeki bilgiler sınırlı ve bunların birçoğu da tartışmalıdır.  Kaynaklarda aslen Horasanlı olduğu, Anadolu’ya geldiği, bir müddet burada yaşadıktan sonra Horasan’a döndüğü belirtilmiştir. Köprülü, Dehhânî mahlasındaki “dehhân” kelimesinin anlamından hareketle onun “nakkaş” olabileceğini ve XIII. yüzyılın sonunda Anadolu Selçuklu hükümdarı III. Alâeddîn Keykubâd devrinde Anadolu’ya geldiğini yazmıştır. Ömer Faruk Akün, şiirlerindeki kimi kavramlardan hareketle şairin 1361 yılında hayatta olduğunu ileri sürmüştür. Şeyhoğlu Mustafâ’nın 1401 yılında yazdığı  Kenzü’l-Küberâ ’sındaki “merhûm Hoca Dehhânî” ibaresinden hareketle şairin bu tarihten önce vefat ettiğinin kesin olduğunu, ancak bunun ileri sürülen bütün tahminleri de kapsadığını belirtmiştir. Son dönemde yapılan bir araştırmada ise Dehhânî’nin XIV. yüzyılın ilk çeyreğinde doğduğu ve yüzyılın sonuna doğru vefat ettiği kanaati güçlenmiştir.

Aşık Mahzuni Şerif - Bu Yıl Benim Yeşil Bağım Kurudu

Bu yıl benim yeşil bağım kurudu Dolu vurdu yapraklarım çürüdü Benim de saz tutan elim var idi Şimdi bir köşede yatar ağlarım

Can Yücel - Değişik

  Başka türlü birşey benim istediğim, Ne ağaca benzer ne de buluta benzer; Burası gibi değil gideceğim memleket, Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava; Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız Rengi başka, tadı başka.

Can Yücel - Değişik

  Başka türlü birşey benim istediğim, Ne ağaca benzer ne de buluta benzer; Burası gibi değil gideceğim memleket, Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava; Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız Rengi başka, tadı başka.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Kiralık Konak (Roman Özeti)

  ESERİN ADI KİRALIK KONAK YAZARI YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU YAYINEVİ VE ADRESİ İLETİŞİMYAYINLARI CAĞALOĞLU, İSTANBUL BASIM YILI 20. BASKI 1999, İSTANBUL 1. ESERİN KONUSU: Kitapta nesiller arasındaki çatışma yansıtılmıştır. Nesiller arasındaki uçurumdan ve hızlı değişimin getirdiği ahlak buhranı anlatılmıştır.

Yahya Kemal Beyatlı - Horozun hakkı var!

  Hüseyin Siret,  Yahya Kemal'e bir şiirini okur. Şiirin son iki mısraı şöyledir; " Rehgüzarımda bir garip horoz Eyliyordu benimle istihza... " Şiiri nasıl bulduğunu sorduğunda,  Yahya Kemal  şöyle cevap verir; -Horozun hakkı var! *     *     * rehgüzar:  Y ol üstü. istihza: Alay etme. Kaynak:  Kemal Özer, Yergi, Nükte Ve Fıkralarıyla Yahya Kemal, Milliyet Yayınları, İst. 1984

Yakup Ömeroğlu - 15 Yılın Ardından

Bu yıl Avrasya Yazarlar Birliği Yazarlık Atölyelerimizin faaliyete başlamasının 15. Yılını kutluyoruz. Önce tek atölye olarak çalışmalara başlandı. Yüz yüze yazarlık eğitimi veriliyordu ve o dönem de uzaktan eğitim başlamış olmasına rağmen çok da yaygın değildi.