Ey gizli kebuterlerin âheste sürûdu Ey mirvaha-i lâne-i mürgân Ey bâd-ı hırâmân Âfâka inince gecenin sütre-i dûdu Başlarsın ufuktan seyelâna Bâlîn-i cihâna! Ol dem ki olur, ey tarab-âmûz-ı hayâlât, Bir nây-ı zümürrüd gibi nâlân Destinde nihâlân… Ol dem ki olur dest-i bilûrunda semâvât, Bir çeng-i dil-âvîz-i müzehheb Bir ûd-ı mükevkeb… Ol dem getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res, Ondan bana sen gizlice bir ses, Ey bâd-ı peyem-res, Ol dem getir ondan bana sen gizlice bir ses; Ol dem götür ey bâd-ı şebângâh, Benden ona bir âh! … Bir ninni ile rûh-ı leyâli uyutursun; Ervâha eder da’vet o ninni Bir hâb-ı muganni! Bir hâb-ı muganni ile rûhu avutursun; Bir hâb-ı mugannide gönüller Rü’yâları dinler! Ey bâd-ı muganni ki hadâıkda verirsin Her nağmeye, her saza muâdil Yapraklara bir dil… Ey bâd-ı muattar ki semâdan getirirsin Her zühreye bir nâme-i hoş-bû, Bir bûse-i dil-cû… Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res, Bir şeb getir ey bâd-ı peyem-res, Ondan bana bir ses! … Ey bâd-ı peyem-re...