Akşamdan, şehrin kenar mahallelerindeki bildik bazı kapılar, "Güm, güm!" dövüldü. Adanın bu uç noktasındaki şehirde de, darbeden sonra, bir takım insanlara artık, yer yoktu. Gerçi darbe, henüz hiç kimseye yâr olmadı. Şehirli, birbirine düştü. Herkes, ötekinin arkasına adam koydu. Yaşamanın tadı tuzu kalmadı. İnsanlar tedirgin, mutsuz. Bütün gözler; korkuyla yumuluyor, daha sonra da yeni yeni korkulara açılıyor. Meydan, cadde, sokak ve de bazı evler ıpıssız. Temmuz ortasında, yakıcı, kavurucu sıcakların arasında, ansızın, adadaki iktidar el değiştirdi. Gazetecinin adamları ortalığa döküldü. Güzelim deniz, tadını, neşesini kaybetti. Kıyıda martılar, uçuşmaz oldu. Rüzgâr da, denizin kımıl kımıl dalgalarıyla oynaşmayı bıraktı. Bir sıcak, bir sıcak! Sanki, şehrin hemen her yanı, yanan bir fırın!