6 Ağustos 2026 Perşembe
Bəxtiyar Vahabzadə – Gülüstan poeması
Bəxtiyar Vahabzadə – Gülüstan poeması
5 Ağustos 2026 Çarşamba
Hüseyin Avni Dede - Giyotinsiz Karanfillere Ağıt
Hüseyin Avni Dede - Giyotinsiz Karanfillere Ağıt
4 Ağustos 2026 Salı
Yunus Emre - Dün gider gündüz gelür
Yunus Emre - Dün gider gündüz gelür
Kayıkçı Kul Mustafa - Gel Ey Dilber
Gel ey dilber gel Allah'ı seversen
Gel ağlatma beni eller içinde
Ne acayip olur şu halk-ı alem
Söyleşirler bizi diller içinde
Bunca zaman hasretinden gülmedim
Böyle zalim olacağın bilmedim
Çok yerleri gezdim amma görmedim
Bencileyin geda kullar içinde
Bedir olur doğar artık dulunmaz
Akar çeşmim yaşı bir dem silinmez
Umarım ki şunda asla bulunmaz
Sencileyin gonce güller içinde
Mustafa söyler sözünü saz ile
Süregür devranı şevkce şaz ile
Kırmızılar giy de salın naz ile
Ko ben görüneyim çullar içinde
Kayıkçı Kul Mustafa - Gel Ey Dilber
Gel ey dilber gel Allah'ı seversen
Gel ağlatma beni eller içinde
Ne acayip olur şu halk-ı alem
Söyleşirler bizi diller içinde
Bunca zaman hasretinden gülmedim
Böyle zalim olacağın bilmedim
Çok yerleri gezdim amma görmedim
Bencileyin geda kullar içinde
Bedir olur doğar artık dulunmaz
Akar çeşmim yaşı bir dem silinmez
Umarım ki şunda asla bulunmaz
Sencileyin gonce güller içinde
Mustafa söyler sözünü saz ile
Süregür devranı şevkce şaz ile
Kırmızılar giy de salın naz ile
Ko ben görüneyim çullar içinde
3 Ağustos 2026 Pazartesi
Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim
Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim
Nesimi Çimen - Gel Göçelim Gönül, Gidelim Burdan
Bozuldu dünyanın lezzeti, tadı
Gel göçelim gönül, gidelim burdan.
Sevginin, saygının kalmadı adı,
Gel göçelim gönül gidelim burdan.
Gerçeğe değer yok, soytarı gözde,
Ahlaklar bozuldu, rezalet dizde,
Edep, haya kalktı, kalmadı yüzde,
Gel göçelim gönül, gidelim burdan.
Arifler azaldı, kalmadı kamil,
Hani sohbet ehli, nerde ehl-i dil?
Her ne arar isen, bir güruh cahil,
Gel göçelim gönül, gidelim burdan.
Bari sen idrak et, gerçekte düşün,
Dününden beter geliyor her günün,
Burda yeri kalmadı Nesimi'nin,
Gel göçelim gönül, gidelim burdan...
Nesimi Çimen - Gel Göçelim Gönül, Gidelim Burdan
Bozuldu dünyanın lezzeti, tadı
Gel göçelim gönül, gidelim burdan.
Sevginin, saygının kalmadı adı,
Gel göçelim gönül gidelim burdan.
Gerçeğe değer yok, soytarı gözde,
Ahlaklar bozuldu, rezalet dizde,
Edep, haya kalktı, kalmadı yüzde,
Gel göçelim gönül, gidelim burdan.
Arifler azaldı, kalmadı kamil,
Hani sohbet ehli, nerde ehl-i dil?
Her ne arar isen, bir güruh cahil,
Gel göçelim gönül, gidelim burdan.
Bari sen idrak et, gerçekte düşün,
Dününden beter geliyor her günün,
Burda yeri kalmadı Nesimi'nin,
Gel göçelim gönül, gidelim burdan...
Victor Hugo - Geldim, Gördüm, Yaşadım
Değil mi ki o derin acılarımla şimdi
Buna destek olacak tek bir kolda yoksunum
Ve çocuklara bile zorlukla gülüyorum
Ve açmıyor içimi çiçekler renkleriyle
Anlamalıyım artık : yaşadın yeterince!
Değil mi ki ilkbahar kuşatınca her yanı
Tabiatı şenlik yerine çevirdiğinde Tanrı
Bu görkemli sevdaya aşksız bakıyorum
Değil mi ki gündüz gece ışıktan kaçıyorum
Duyarak o en gizli kederi herşeydeki
Değil mi ki ruhumda umudum yenik düştü
Değil mi ki bu güller, kokular mevsiminde
Sevgili kızım benim*, içimde, ta derinde
Yalnız senin yattığın karanlığa özlem var
Madem ki öldü kalbim, yaşadım yeterince!
Yeryüzünde yükümü tek bir gün reddetmedim
Arığım işte orda, burda başak demektim
Yumuşadım gitgide, yaşama gülümsedim
Ve hayatın o büyük, sonsuz sırrı dışında
Dimdik durdum ayakta, kimseye eğilmedim
En iyisiyle yaptım yapabildiklerimi
Ne çok uykusuz kaldım, ne çok hizmet götürdüm!
Sonra acılarıma güldüklerini gördüm
Nefretlerine hedef seçildikçe üzüldüm
Anarak çalışıp çektiklerimi
Tek kuşun uçmadığı şu dünya sürgününde
Öyle bezgin, ışıksız, ellerimin üstünde
Diğer tüm kölelerin alayları içinde
Taşıdım ağlamadan al kanlara bulanıp
Koparılmaz zincirden payıma ne düştüyse
Şimdi bakışlarımın ancak yarısı bende
Ötesi darmadağın acılı gömütlerde
Dönüp de baktığım yok çağıran olsa bile
Sersemlik ve sıkıntı yüklü bir uykusuzum
Hiç gözünü kırpmadan kalkmış şafaktan önce
Miskin karanlığımın orta yerinde şimdi
Yanıt vermeye bile gönül indirmiyorum
Canımı sıkıp duran o en günücü ağza
Ulu Tanrım gecenin kapısını aç bana
Ki çekilip gideyim, dönmeyeyim bir daha!
------
*Ünlü şair Victor Hugo bu eseri, genç yaşta trajik bir şekilde kaybettiği kızı Léopoldine'in acısıyla kaleme almıştır.
Victor Hugo - Geldim, Gördüm, Yaşadım
Değil mi ki o derin acılarımla şimdi
Buna destek olacak tek bir kolda yoksunum
Ve çocuklara bile zorlukla gülüyorum
Ve açmıyor içimi çiçekler renkleriyle
Anlamalıyım artık : yaşadın yeterince!
Değil mi ki ilkbahar kuşatınca her yanı
Tabiatı şenlik yerine çevirdiğinde Tanrı
Bu görkemli sevdaya aşksız bakıyorum
Değil mi ki gündüz gece ışıktan kaçıyorum
Duyarak o en gizli kederi herşeydeki
Değil mi ki ruhumda umudum yenik düştü
Değil mi ki bu güller, kokular mevsiminde
Sevgili kızım benim*, içimde, ta derinde
Yalnız senin yattığın karanlığa özlem var
Madem ki öldü kalbim, yaşadım yeterince!
Yeryüzünde yükümü tek bir gün reddetmedim
Arığım işte orda, burda başak demektim
Yumuşadım gitgide, yaşama gülümsedim
Ve hayatın o büyük, sonsuz sırrı dışında
Dimdik durdum ayakta, kimseye eğilmedim
En iyisiyle yaptım yapabildiklerimi
Ne çok uykusuz kaldım, ne çok hizmet götürdüm!
Sonra acılarıma güldüklerini gördüm
Nefretlerine hedef seçildikçe üzüldüm
Anarak çalışıp çektiklerimi
Tek kuşun uçmadığı şu dünya sürgününde
Öyle bezgin, ışıksız, ellerimin üstünde
Diğer tüm kölelerin alayları içinde
Taşıdım ağlamadan al kanlara bulanıp
Koparılmaz zincirden payıma ne düştüyse
Şimdi bakışlarımın ancak yarısı bende
Ötesi darmadağın acılı gömütlerde
Dönüp de baktığım yok çağıran olsa bile
Sersemlik ve sıkıntı yüklü bir uykusuzum
Hiç gözünü kırpmadan kalkmış şafaktan önce
Miskin karanlığımın orta yerinde şimdi
Yanıt vermeye bile gönül indirmiyorum
Canımı sıkıp duran o en günücü ağza
Ulu Tanrım gecenin kapısını aç bana
Ki çekilip gideyim, dönmeyeyim bir daha!
------
*Ünlü şair Victor Hugo bu eseri, genç yaşta trajik bir şekilde kaybettiği kızı Léopoldine'in acısıyla kaleme almıştır.
Yağmur Atsız - Gece Gelen Konuk
Gözlerin nasıl bulanık
Gözlerin sisli bir orman
Saklı korkulardan sanık
Sanki kaçarkan vurulan
Kirpiklerin diken diken
Tel örgüler kirpiklerin
Yasak sınırlar geçerken
Geride kaybettiklerin
Dudakların nasıl ürkek
Ne kadar uzakta sesin
Sen gece gelen konuğu
Hiç kimsenin ve herkesin
Yağmur Atsız - Gece Gelen Konuk
Gözlerin nasıl bulanık
Gözlerin sisli bir orman
Saklı korkulardan sanık
Sanki kaçarkan vurulan
Kirpiklerin diken diken
Tel örgüler kirpiklerin
Yasak sınırlar geçerken
Geride kaybettiklerin
Dudakların nasıl ürkek
Ne kadar uzakta sesin
Sen gece gelen konuğu
Hiç kimsenin ve herkesin
2 Ağustos 2026 Pazar
Şair Eşref - Şarkı (Allah Aşkına)
Hasretinle gönlümü incitme Allah aşkına,
Ya götür birlikte yahut gitme Allah aşkına,
Sabr-ı Eyyüp üstüne bahsetme Allah aşkına,
Ya götür birlikte yahut gitme Allah aşkına!..
Şair Eşref - Şarkı (Allah Aşkına)
Hasretinle gönlümü incitme Allah aşkına,
Ya götür birlikte yahut gitme Allah aşkına,
Sabr-ı Eyyüp üstüne bahsetme Allah aşkına,
Ya götür birlikte yahut gitme Allah aşkına!..
1 Ağustos 2026 Cumartesi
Sami Sefer Coşkun - Üsküdar
Üsküdar hep yerinde durur.
Yolları ayıran ya harem
ya da Karacaahmet olur.
Seyretmek istersen vapurları,
Git merdivenlere otur.
İşte karşında duruyor seyret
Üsküdar’dan İstanbul’u.
Aziz Mahmut Hüdayi Türbesi’nden,
Yayılır Üsküdar'a dualar,
Valide Cami’den okunur,
Saba makamında ezanlar.
Mimar Sinan hatırası, Şemsi Paşa Cami ve külliyesi,
Kalem gibi sivridir gökyüzüne uzanan minaresi.
Hemen sahilinde karşılar vapurları,
Tarih kokan Üsküdar İskelesi.
Bilmem kaç asırdır,
Zamana erdin Üsküdar,
Sahilini döven dalgalara,
Yenilmedin hiçbir zaman.
Sen aldırma artık,
Biz varız Üsküdar !
Kız Kulesi hikâyeni Türkçe öğrendik,
Cumhuriyeti kuran atalarımızdan!
Sami Sefer Coşkun - Üsküdar
Üsküdar hep yerinde durur.
Yolları ayıran ya harem
ya da Karacaahmet olur.
Seyretmek istersen vapurları,
Git merdivenlere otur.
İşte karşında duruyor seyret
Üsküdar’dan İstanbul’u.
Aziz Mahmut Hüdayi Türbesi’nden,
Yayılır Üsküdar'a dualar,
Valide Cami’den okunur,
Saba makamında ezanlar.
Mimar Sinan hatırası, Şemsi Paşa Cami ve külliyesi,
Kalem gibi sivridir gökyüzüne uzanan minaresi.
Hemen sahilinde karşılar vapurları,
Tarih kokan Üsküdar İskelesi.
Bilmem kaç asırdır,
Zamana erdin Üsküdar,
Sahilini döven dalgalara,
Yenilmedin hiçbir zaman.
Sen aldırma artık,
Biz varız Üsküdar !
Kız Kulesi hikâyeni Türkçe öğrendik,
Cumhuriyeti kuran atalarımızdan!
Alparslan Kunduz - Keçiyi Ormana Sokmadı Beyler
Her bir yere bina dikti çam dikti
Keçiyi ormana sokmadı beyler
Garip gönlümüze şimdi gam dikti
Niye balık baştan kokmadı beyler
Çobanın işine karışma dedik
Önce cebine bak yarışma dedik
Elin sığırıyla barışma dedik
Yüzümüze bile bakmadı beyler
Kuru beton asfalt bu mu yatırım
O yaylaya çıkmaz oldu katırım
Ağada paşada yok mu hatırım
Tavana bir çivi çakmadı beyler
Sütümüz balımız eskiden boldu
Köylünün yüreği dert ile doldu
Olan gene bizim köylüye oldu
Bir sigara alıp yakmadı beyler
Gariban köylüydü bundan bıkandı
Ayılar dayılar geldi yıkandı
Şimdi bize gelince mi tıkandı
Bizim o dereler akmadı beyler
Bu yola dayanmaz kırılacak diz
Tek çare üretim gel altını çiz
Yalıda köşkte mi büyüdünüz siz
Ömründe eziyet çekmedi beyler
Tabi yiyip içip yatması kolay
Bol keseden çalım satması kolay
Gidip çöpe ekmek atması kolay
Tarla sulamadı ekmedi beyler
Hayat çok pahalı geçinmek çok zor
Nasıl düzelecek gel de kafa yor
Yahu bir köylünün hatırını sor
Bağdaş bile kurup çökmedi beyler
Bak koyun dediğin dağda güdülür
Kışın karda yaylaya mı gidilir
Her sofraya zengin davet edilir
Garibana pilav dökmedi beyler
Alparslan der biz cahili oklarız
Ne var ne yok diye bazen yoklarız
Ne olurdu sanki biraz koklarız
Dost bağına bir gül dikmedi beyler
Ozan Alparslan
31 Temmuz 2026
Hadim
Alparslan Kunduz - Keçiyi Ormana Sokmadı Beyler
Her bir yere bina dikti çam dikti
Keçiyi ormana sokmadı beyler
Garip gönlümüze şimdi gam dikti
Niye balık baştan kokmadı beyler
Çobanın işine karışma dedik
Önce cebine bak yarışma dedik
Elin sığırıyla barışma dedik
Yüzümüze bile bakmadı beyler
Kuru beton asfalt bu mu yatırım
O yaylaya çıkmaz oldu katırım
Ağada paşada yok mu hatırım
Tavana bir çivi çakmadı beyler
Sütümüz balımız eskiden boldu
Köylünün yüreği dert ile doldu
Olan gene bizim köylüye oldu
Bir sigara alıp yakmadı beyler
Gariban köylüydü bundan bıkandı
Ayılar dayılar geldi yıkandı
Şimdi bize gelince mi tıkandı
Bizim o dereler akmadı beyler
Bu yola dayanmaz kırılacak diz
Tek çare üretim gel altını çiz
Yalıda köşkte mi büyüdünüz siz
Ömründe eziyet çekmedi beyler
Tabi yiyip içip yatması kolay
Bol keseden çalım satması kolay
Gidip çöpe ekmek atması kolay
Tarla sulamadı ekmedi beyler
Hayat çok pahalı geçinmek çok zor
Nasıl düzelecek gel de kafa yor
Yahu bir köylünün hatırını sor
Bağdaş bile kurup çökmedi beyler
Bak koyun dediğin dağda güdülür
Kışın karda yaylaya mı gidilir
Her sofraya zengin davet edilir
Garibana pilav dökmedi beyler
Alparslan der biz cahili oklarız
Ne var ne yok diye bazen yoklarız
Ne olurdu sanki biraz koklarız
Dost bağına bir gül dikmedi beyler
Ozan Alparslan
31 Temmuz 2026
Hadim
Şair Eşref - Lâzımsa
Dolaş bâb-ı hükümette, bulursun yâd lazımsa,
Mezâristâna git bir işde ancak dâd lazımsa.
Terakki maksadınsa şimdi bir câsüs-i kâbus ol,
Hafiyye nâmın olsun bir şerefli ad lazımsa…
Büyükler evlerinden başka bin kârhane yaptırdı,
Utanma, sen de bir meyhane yap irâd lazımsa
Dilersen hoş geçirmek vaktini, gayet edebsiz ol,
Bırak mazlumu, koş zâlim için imdâd lazımsa…
(…)
Şair Eşref - Lâzımsa
Dolaş bâb-ı hükümette, bulursun yâd lazımsa,
Mezâristâna git bir işde ancak dâd lazımsa.
Terakki maksadınsa şimdi bir câsüs-i kâbus ol,
Hafiyye nâmın olsun bir şerefli ad lazımsa…
Büyükler evlerinden başka bin kârhane yaptırdı,
Utanma, sen de bir meyhane yap irâd lazımsa
Dilersen hoş geçirmek vaktini, gayet edebsiz ol,
Bırak mazlumu, koş zâlim için imdâd lazımsa…
(…)











