Ana içeriğe atla

Enis Behiç Koryürek - Venedikli Korsan Kızı

 


Yine dolu gemimizin arması. Bizim gemi martı gibi pek oynak! Ne hoş olur şimdi ateş açarsak Ufukları dumanların sarması! Akdeniz'in dalgaları cilveli, Akdeniz’dir denizlerin güzeli. Biz bu güzel kızı sevdik seveli, Elde değil göz koyana çatmamak! Kol sıvanmış, el palada bekleriz. Bıyık buran, göğüs geren erleriz, Nerde korkak Venedikli, ey deniz? Kim demiş ki elimizden kaçacak? Gemimizin adı: Deniz Ceylânı, Gamsız Reis korku bilmez kaptanı. Biz levendler, “serdengeçti" korsanı. Bu canların yapacağı cenge bak! Vardiyadan bağırdılar “Üç direkli bir gemi! Kaptan sordu gür sesiyle: "Bandırası belli mi?” “Venedikli!" Bu söz bütün göğüsleri dolaştı. Venedikli! Venedikli!.. Son saatin yaklaştı. "Canlar!" dedi Gamsız Reis, “açık olsun bahtımız!” Bir ağızdan cevap verdik: “Baht açıktır, hazırız!” Karşılaştık.. Kara Hasan na'ra attı: “Alarga!” Hey Yaradan, ne keyifli başlıyordu bu kavga! Düşman, kunduz köpek gibi, ölümüne saldırdı. Onlar: “Hurrâ!” Bizimkiler “Allah, Allah!” bağırdı. Ve hep birden uğuldadı lombarların topları. Parçalandı Venedikli gemisinin lombarı. Kanatlanmış bir arslandı bizim Deniz Ceylânı; Sağdan, soldan atılarak şaşırtırdı düşmanı, Tam vaktinde rampa edip güverteye atladık, Tanrı bilir, yaman vurduk; iyi kılıç salladık!.. On altı can şehid verdi bizim kabadayılar. Venedikli?.. Onu sorma, kaç kişidir kim sayar! Doğrusu çok alınteri döktük ama değerdi: Neş'e veren kısmetimiz yorgunluğu giderdi Araştırdık gemideki bütün köşe bucağı, Kimi aldı gümüş kılıç, kimi Malta bıçağı... Torba, torba altın bulduk baş ambarın içinde. Fağfûriler... inciler ki ne Hint’te var ne Çin’de!.. Ben de kaptan köprüsüne bir bakayım demiştim. Ne göreyim?.. Şaşkınlığın son demine eriştim!.. Hiç düşünme, bilemezsin: Ben söyleyim, sen de şaş Bir güzel kız! Ama nasıl?.. Kiraz dudak, samur kaş; Gür saçları bulduğumuz altınlardan güzeldi! Hey Yaradan, bu kız bütün kadınlardan güzeldi! Ela gözlü, mini mini bir Venedik gelini! Polat gibi kollarımla sardım ince belini. Gözlerimiz derin, derin bakışarak tanıştı. Bir lâhzada iki yürek birbirine alıştı. Ben de, kuzum, yakışıklı, boylu boslu civandım. O sevimli gençliğimle sevgisini kazandım. “Venedikli korsan kızı! Ey Akdeniz yıldızı! Varım, yoğum senin olsun, ey gönlümün hırsızı! Herkes alır hissesini bu kazançlı savaştan: Kimi elmas, inci buldu, kimi gümüş yatağan... Bu kısmetler ayrılırken benim hakkım kalmasın! Venedikli korsan kızı, sen de benim payımsın!"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Omon Matjon - Umr o'tar

Umr o'tar, vaqt o'tar, Xonlar o'tar, taxt o'tar, Omad o'tar, baxt o'tar, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sening yurishlaring, sening kulishlaring. Bahorda bog' na go'zal, Qor tushsa tog' na go'zal, Bu yoshlik chog' na go'zal, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan So'zsiz qarashlaring, holim so'rashlaring. Oy chiqar goh zaholi, Do'stlar ko'pdir vafoli, Hayot shundan safoli, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sokin so'zlashlaring, pinhon izlashlaring. Umr - yo'l, qayrilish ko'p, Uchrashish, ayrilish ko'p, Unutish, aytilish ko'p, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan O'sha kulishlaring, o'sha kelishlaring... 1979