Ana içeriğe atla

Mithat Cemal Kuntay - Yurt Duyguları


I

Düşmez yere hâşâ o, bizim bayrağımızdır.
Bir fecr olarak doğmadadır her dağımızdan.
Ay yıldız o mâzîdeki bir süstür, emîn ol,
Âtîde güneşler doğacak bayrağımızdan.
 

Altında yatarken de bizimdir yerin üstü,
Bir kal’a olur toprağımız vecde gelir de,
Dağlar, kayalar göğsümüz üstünde tepinse,
Düşmanları biz râm ederiz kan kesilir de



Deryaları kan, taşları bitmez kemik olsa.
Bir son nefesin aynı olup bitse nesîmî.
Ölmez bu vatan, farz-ı muhal, ölse de hattâ.
Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmî.


II

Dedemiz kolları, biz taşları ettik teshîr,
Kopdu mâzî, o karanlıktan örülmüş zincîr,
Öyle hürrüz ki ne bir kavme, ne bir ferde esîr;
Hürr olan başlara gök tâc oluyor, yer de serîr,


Açtı târihi aşan, asrı geçen şanlı yolu
Irkımın titremeyen tunç eli, âzâde kolu;
Toprağın üstü de uğrunda ölenlerle dolu...
Koptu mâzî, o mezarlardan örülmüş zincîr;
Biz o kavmiz ki, ne bir kavma, ne bir ferde esîr!


Gölgemiz sırtını asrın ezer, edvâra yüküz;
Şühedâmızla yerin kalbine hep mahkûküz;
Bizi eyyama sorarsan sana söyler: Türküz!
Biz ne bir kavma zebûnuz, ne de bir ferde esîr;
Hürse bir millete gök tâc oluyor, yer de sesîr!


Çekicin satveti, çiftin, sabanın dârâtı,
Sa’yın al saçlı, alev saçlı kanatlanmış atı;
Fikrin efsersiz olan, çıplak olan saltanatı.
Gitsin etsin bizi milletlere bunlar tasvir.
Koptu mâzî o cesedlerden örülmüş zincîr.


İki üç oğlunu bin bir ana birden gömeli;
Vatanın körpe kemiklerden ibâret temeli;
Köylünün tutmuş o bünyânı kadîd olmuş eli;
Bu büyük mâtemi ay yıldız ederken tenvîr,
Yaşarız her birimiz bir kanayan kabre esîr.


"Türk"e tek bir heceden başka nedir sanki? deme;
Öyle hor bakma ki ismimdir o sessiz kelime!
Vâkıf olsan onun uğrunda neler verdiğime!
Ben ne bir kavma zebûnum, ne bir insâna esîr:
Hür başım var, ona gök tâc oluyor, yer de serîr!
---------------

râm: boyun eğme
nesîm: hafif esen rüzgâr
cesîm: iri, büyük
teshîr: itaat ettirme, zaptetme
serîr: taht
edvâr: devirler, zamanlar
mahkûk:sert kalemle yazılmış, kazınmış
zebûn: zayıf, güçsüz
efsersiz: taçsız
tenvîr: aydınlatma

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Omon Matjon - Umr o'tar

Umr o'tar, vaqt o'tar, Xonlar o'tar, taxt o'tar, Omad o'tar, baxt o'tar, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sening yurishlaring, sening kulishlaring. Bahorda bog' na go'zal, Qor tushsa tog' na go'zal, Bu yoshlik chog' na go'zal, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan So'zsiz qarashlaring, holim so'rashlaring. Oy chiqar goh zaholi, Do'stlar ko'pdir vafoli, Hayot shundan safoli, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sokin so'zlashlaring, pinhon izlashlaring. Umr - yo'l, qayrilish ko'p, Uchrashish, ayrilish ko'p, Unutish, aytilish ko'p, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan O'sha kulishlaring, o'sha kelishlaring... 1979