Ana içeriğe atla

Hoca Ahmed Yesevi - On Altıncı Hikmet (Garipliğin çok değerini bildim ben işte)

Vah ne yazık, nasıl eyleyim gariplikte

Gariplikte gurbet içinde kaldım ben işte.

Horasan ve Şam ile Irak'a niyet eyleyip

Garipliğin çok değerini bildim ben işte.


Neler gelse, görmek gerek O Hüda'dan;

Yusuf'unu ayırdılar o Ken'an'dan;

Doğduğum yer o kutlu Türkistan'dan,

Bağırıma taşı vurup geldim ben işte.


Gurbet değdi Mustafa gibi erenlere,

Otuz üç bin sahabe ve arkadaşlara,

Ebu Bekir, Ömer, Osman, Murtaza'a

Gurbet değdi onlara hem, söyleyeyim ben işte.


Gurbet değse, pişkin eyler çok hamları

Bilge eyler, hem seçkin eyler çok sıradanları

Giyer çul elbise, bulsa yer yemekleri

Onun için Türkistan'a geldim ben işte.


Gariblikte yüz yıl dursa, misafirdir

Tahtı, bahtı, bağları zindandır

Gariblikte kul oldu o Mahmud Sultan;

  Ey arkadaşlar, gurbet içinde yandım ben işte.


Gariblikte Arslan Baba'm arayıp buldu;

Gördüğü sırları perde ile sarıp örttü;

Allah'a hamd olsun, gördüm,"dedi, izimi öptü;

Bu sırları görüp hayran kaldım ben işte.


Arzuluyum akrabalık ve dostluğa

Ulu babamın türbesi o Ak Türbe’ye,

Babamın ruhu saldı beni bu gurbete;

Hiç bilmem, nasıl kusur eyledim ben işte.


 Kul Hoca Ahmed, söylediği Hakk'ın yadı

İşitmeyen dostlarına kalsın öğüdü

Gurbete düşüp öz şehrine döndü yine

Türkistan'da mezar olup kaldım ben işte.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Omon Matjon - Umr o'tar

Umr o'tar, vaqt o'tar, Xonlar o'tar, taxt o'tar, Omad o'tar, baxt o'tar, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sening yurishlaring, sening kulishlaring. Bahorda bog' na go'zal, Qor tushsa tog' na go'zal, Bu yoshlik chog' na go'zal, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan So'zsiz qarashlaring, holim so'rashlaring. Oy chiqar goh zaholi, Do'stlar ko'pdir vafoli, Hayot shundan safoli, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sokin so'zlashlaring, pinhon izlashlaring. Umr - yo'l, qayrilish ko'p, Uchrashish, ayrilish ko'p, Unutish, aytilish ko'p, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan O'sha kulishlaring, o'sha kelishlaring... 1979