Ana içeriğe atla

Şeyh Galib - Kaside (Der-medh-i evsâf-ı şerîfe-i gavvâs-ı bahr-i manevi cenâb-ı şârih-i Mesnevi İsmail Ankaravi kuddise sırruhu)

Merhâbâ ey muktedâ-yı âşıkan-ı Mevlevî

Heyh Csmâil-i şârih kâhramân-ı manevî


Meşrebîndir çeşme-i irfân feyzin mâksimi

Kalb-i pâkin vâris-i mîrâs-ı genc-i Mesnevî

 

Mâhzar-ı Hızr-ı hayât oldur gel istersen delîl

Olduğudur tekye-i İskenderîde münzevî


Mahber-i faslından etsin bâde-i tahkîki nûş

Zanneden efsâne-i câm-ı bî-nefâd-ı Hüsrevî


Der gören mecmuâ-i esrârını budur hemân

“Tâmmetül-Kübrâ” da cem olan kibâr-ı kübrevî


Mesnevînin yek-be-yek şerh eyleyen ebyâtını

Arş-ı alâsında olmuş çarh-ı aşkın müstevî


Ayrı düşmez zerresi metnin sevâd-ı şerhine

Sâye salmış guyiyâ ol âftâbın pertevi 

 

Süllem-i ebyâtı tatbîk eyleyip ayâta hep

Her sözü olmuş delîl-i tâm u burhân-ı kavî


Himmetin Hızr eyleyip ey rehnümâ-yı sâlikan

Koymâ bî-kes Gâlib-i gümgeşte-râh-ı keçrevi 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Omon Matjon - Umr o'tar

Umr o'tar, vaqt o'tar, Xonlar o'tar, taxt o'tar, Omad o'tar, baxt o'tar, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sening yurishlaring, sening kulishlaring. Bahorda bog' na go'zal, Qor tushsa tog' na go'zal, Bu yoshlik chog' na go'zal, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan So'zsiz qarashlaring, holim so'rashlaring. Oy chiqar goh zaholi, Do'stlar ko'pdir vafoli, Hayot shundan safoli, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sokin so'zlashlaring, pinhon izlashlaring. Umr - yo'l, qayrilish ko'p, Uchrashish, ayrilish ko'p, Unutish, aytilish ko'p, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan O'sha kulishlaring, o'sha kelishlaring... 1979