Ana içeriğe atla

Refik Halit Karay - Anahtar (Roman Özeti)

 


Eserin Adı: Anahtar

Yazarı: Refik Halit Karay

Yayınevi: İnkılap

Basım Yılı: 1994

1.ESERİN KONUSU:

Kitapta Kenan adlı kişinin karısının çantasında bir anahtar bulmasıyla başlayan olaylar ve sonunda bütün şüphelerinin boş bir kuruntu olduğu anlatılmaktadır. 

2.ESERİN ÖZETİ:

Kenan bir gün anahtarını kaybeder ve gururlu bir insan olduğundan bunu kimseye söyleyemez. Habersizce karısının çantasından anahtarı alıp aynısını yaptırır. Daha sonra evin kapısında denediğinde kapı açılmaz. Olaylar böylece başlar. 

Kenan hem karısı Perihan’a sormaya çekinir hem de kendi kendine devamlı şüpheler üreterek olayı git gide büyütür. Kenan’ın içerisinde bulunduğu bu durum bir hastalıktır. Artık çevresindeki bütün erkeklerden şüphelenmekte, belki de bu anahtar onlardan birinin evini açıyor diye kendini yiyip bitirmektedir. Hatta bu durum karısını takip ettirmeye kadar varır. Bir gün karısının sürekli gittiği bir arkadaşının oturduğu apartmana karısının eski kocası Vecdi’nin taşınmış olduğunu öğrenir. Artık aklında tereddüt kalmamıştır. Oraya gidip anahtarı Vecdi’nin evinde deneyecektir.

Apartmana gelir ve merdivenlerden yukarıya doğru çıkmaya başlar. Fakat hastalığın verdiği rahatsızlıkla olduğu yere yığılır. Daha sonra kliniğe kaldırılır ve tedavi görür. Kenan’ın teyze oğlu Rüstem Perihan’a herşeyi anlatır. Perihan kocasının böyle düşünmesine çok üzülür. Bütün olan bitenlere bu yeni hayatlarının neden olduğunun farkındadır. Eski yaşantıları daha sade, daha güzeldir. Kenan iyileşince anahtarın nereye ait olduğunu sorar. Perihan onu eskiden yaşadıkları sessiz, sakin bir yer olan Osmonti’deki evlerine götürür. Kenan çok şaşırır. Perihan gittiği her yerden bir hatıra almayı adet haline getirdiği ve bu evi de çok sevdiği için oranın anahtarını gizlice saklamıştır. Kenan bunu öğrenince çok utanır. Daha sonra Perihan ve Kenan bu eve taşınırlar. Perihan ayrıca hamiledir ve ikisi mutlu bir şekilde sosyeteden, kumarlı içkili ev partilerinden uzak hayatlarına devam ederler. 

 

3.ESERİN ANA FİKRİ:

İnsan sevdiği hele de hayatını bağladığı birinden asla şüphelenmemeli, hatta ona git gide daha da bağlanmalı; onu kaybetmemek için elinden geleni yapmalıdır.

 

4.ROMANDAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN    DEĞERLENDİRİLMESİ:

Kenan gururlu, kişiliğinden taviz vermek istemeyen birisidir. Perihan, Kenan’ın karısı, nazik ve hoşgörülü ayrıca alımlı bir kadındır. Vecdi, Perihan’ın eski kocası, gece hayatını ve kadınları çok seven birisidir.

 

5.ESER HAKKINDA ŞAHSÎ GÖRÜŞLER:

Perihan adlı şahsın eşine göstermiş olduğu hoşgörü, sevgi ve destek gerçekten örnek alınması gereken bir tavırdır. Kenan’ın sergilemiş olduğu davranışlar da aksine kötüdür.

 

6.ESERİN YAZARI HAKKINDA BİLGİ:

1888 yılında Beylerbeyi’ nde doğan Refik Halid, “Galatasaray Sultanisi” ve “Mekteb-i Hukuk” da okumuştur. Meşrutiyet sırasında gazeteciliğe başlamıştır. “Fecri-Âti” edebiyat topluluğunun kurucularından olmuştur. “ Kirpi “ adıyla taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat ve Terakki hükümetince Anadolu’nun çeşitli illerinde 5 yıl sürgüne gönderilmiş, ancak 1.Dünya  Savaşı’nın son yılı İstanbul’a dönebilmiştir. Dönüşünde Robert Koleji’nde öğretmenlik, Sabah Gazetesi baş yazarlığı, ilk kez Posta-Telgraf Genel Müdürlüğü yapan Refik Halid, bu ara tanınmış “Aydede” mizah dergisini de çıkarmıştır. 1938 ‘ de yurda dönen Refik Halid, çeşitli dergi ve gazetelerdeki günlük yazıları ve yirmi kadar romanı ile yaşamını sürdürmüştür.

18.7.1965 tarihinde İstanbul’ da ölen yazar; tekniği, dilinin güzelliği, taşlamalarının inceliği ve tasvirlerinin kuvveti ile ün yapmış, Modern Türk Edebiyatı’ nın temel taşlarından biri olmuştur.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Qaçaq Nəbi

Azərbaycanın xalq qəhrəmanı Qaçaq Nəbi 1854-cü ildə Gəncə quberniyasının Zəngəzur qəzasının Aşağı Mollu kəndində (indiki Qubadlı rayonunda) anadan olub. Onun qaçaqçılıq etməsinin maraqlı tarixçəsi var.

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim

Kecha oqshom falakda oy bo‘zarib botganda, Zuhro yulduz miltirab, xira xanda otganda, Ruhimda bir ma’yuslik sokinlik uyg‘otganda, Men seni esga oldim, birinchi muhabbatim, Eslab xayolga toldim, birinchi muhabbatim.

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Munis Faik Ozansoy - Dilek

Yurdumda bir evlik toprak isterim Yayla olsun, yamaç olsun, düz olsun Orada bir ömür kalmak isterim Yaz, kış olsun, bahar olsun, güz olsun. Bir dam altı gece barındıracak Daldan, sazdan yapma bir çardak olsun İçinde kütükler yanan bir ocak, Yünden veya ottan bir yatak olsun. Çardağı sarmalı bir çiçek dalı, Salkım olsun, gül olsun, leylâk olsun. Yakınlarda bir de su bulunmalı Deniz olsun, göl olsun, ırmak olsun. Ekmeğim topraktan, suyum ırmaktan Katığım kâh zeytin, kâh peynir olsun Mutluluk duyayım nefes almaktan Dost güvenilir, düşman bilinir olsun. Tanrım, başka bir şey ister değilim İçimde ne bir hırs, ne bir kin olsun Yolumu beklesin, akşam sevgilim Bence güzel, ellerce çirkin olsun.

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Fuzuli - Gazel (Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar)

  Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar Kılıçlardır ki kanlar dökmek ile jeng tutmuşlar

Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

Milletin hürriyeti, dini, namusu ve şerefi, vatanın bütünlüğü, devletin bağımsızlığı  için şehid ve gazi olan kahramanlarımızın ruhları şad, Türk Milletinin  Zafer Bayramı  kutlu olsun ...

Faruk Nafiz Çamlıbel - Mehmetçik'e Kaside

Ey milletimin lâhzada halkettiği ordu! Baktın ki bütün bir vatan elden gidiyordu, Boğdun coşarak düşmanının gayzını kanda Derler ki, esaret denilen halka cihanda Bir geçti mi hür boyna, asırlar kıramazmış Bir secde eden, bir daha baş kaldıramazmış Ancak sen o zinciri söküp kırmayı bildin; Gökten geniş alnınla ne taptın, ne eğildin Dünyâ seni sehpâya çekerken gözü bağlı; Mağlûbu o gün gördü cihan gâlip edalı... Bir taştı, fakat, benliğin en sonra kabından Sarsıldı cihan kükremiş arslan gazabından. Çarpıştın ölümlerle, boğuştun heyecanla; Sildin kara gözlerden akan yaşları kanla! Memnun kapanır gözlerim ölsem de vatanda; Mademki cihan neş'eli, mademki bu anda Seyretmede bir kâfile Türk ordularından Şarkın ebedî fecrini İzmir sularından!