Ana içeriğe atla

Нуриза Өмүрбаева - Сүтак уңу

Сүт ак деп, сүттүн өңүн ажыратып, Тынымсыз сайрап бир куш безеленет. Калп айтып түбөлүктүү жубайына, Кайгысын ырга айлантып алган дешет. Сүт ак деп чын билгенин айтса дагы, Жубайы кайрылбастан кеткен экен. Чындыкка ишене албай соңку кийин, Белгисиз алыс жакка безген экен. Сүтактын муңун тыңшап аяп кетем, Сезимим ушунчалык жаралуубу? Күйүттөн кушка айланып учуп кеткен, Сүйүүсү жаш келиндин аялуубу?..

Deyimler ve Atasözleri




Deyimler: Bir olayı, bir durumu, bir kavramı daha etkileyici anlatmak için en az iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan ve çoğu zaman gerçek anlamdan uzaklaşıp kendine özgü anlam kazanan kelime gruplarına deyim denir.

Deyimler, hem yazılarımıza hem de konuşmalarımıza derinlik katar. Anlattıklarımızı ilgi çekici hâle getirir. Birkaç cümleyle anlatabileceğimiz bir durumu iki üç sözcükten oluşan bir deyimle anlatabiliriz. Böylece kısa ve özlü anlatım sağlamış oluruz.

(Sırtı yere gelmemek: Güçlü olmak, sarsılmamak, yerinden düşürülememek.)

Deyimlerin Özellikleri:

Deyimler kalıplaşmış sözcüklerdir. Deyimlerde bulunan sözcüklerin yerine eş anlamlıları bile getirilemez. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez. Bu şekilde bir kullanım anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnekler:

- Sürahiden boşalırcasına yağmak (Yanlış)
- Bardaktan boşalırcasına yağmak (Doğru)
- Suratından düşen bin parça (Yanlış)
- Yüzünden düşen bin parça (Doğru)

Deyimler şahsa ve zamana göre çekimlenebilir.

Örnekler: 

- Ödevimi yapınca öğretmenin gözüne girdim. (Ben)
- Ödevimizi yapınca öğretmenin gözüne girdik. (Biz)

Deyimler genellikle mecaz anlamlıdır.

Örnekler:

- "Kök söktürmek" deyimi "bir bitkinin kökünü çıkarttırmak" değil, "güçlük çıkarmak, uğraştırmak" anlamındadır.

- "Hapı yutmak" deyimi "ilaç içmek" değil, "kötü duruma düşmek" anlamındadır.

Bazı deyimlerin gerçek anlamları da vardır.

Örnekler:

- Sır saklamak: Sırrı açıklamamak.
-  El sürmemek: Değmemek, dokunmamak.

Deyimler bir kavramı ya da bir durumu anlatmak için kullanılır. Ders verme amacı taşımaz.

Örnek:

- "Burun kıvırmak" deyimi, beğenmeyip küçümsemek anlamını içermektedir. Herhangi bir ders verme amacı taşımamaktadır.

Deyimler sözcük grubu ya da cümle şeklinde bulunabilir.

Örnekler:

- Ağzı kulaklarına varmak (kelime grubu).
- İğne atsan yere düşmez (cümle).
- İçi içine sığmamak (sözcük grubu).
- Ne tadı var ne tuzu (cümle).

Atasözleri: Uzun gözlem ve deneyimler sonucu oluşmuş, bilgi ve öğüt veren kalıplaşmış sözlere atasözü denir.

Atasözlerinin Özellikleri:
1. Atasözlerinin söyleyeni belli değildir, atasözleri halkın ortak malıdır.
Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir. Bu yüzden atasözünü oluşturan sözcükler yerine başka sözcükler getirilemez, sözcüklerin sıralanışında da değişiklik yapılamaz.
Örnek(ler)
- "Damlaya damlaya göl olur. " atasözünde bulunan "göl" kelimesinin yerine "havuz" kelimesini getiremeyiz. Kelimelerin yerlerini değiştirip "Göl damlaya damlaya olur." da diyemeyiz. Atasözlerinin hepsi tamamlanmış bir yargı bildirir. Bu nedenle atasözleri cümle değeri taşır.

Atasözlerinin birçoğunda mecazlı bir söyleyiş vardır.

Örnekler:

- "Terzi kendi söküğünü dikemez " atasözü, "İnsanlar başkalarına yaptıkları hizmetleri kendilerine yapamazlar." anlamını taşır. Bu atasözünün terziyle, sökükle bir ilgisi yoktur.

Çok az da olsa gerçek anlam taşıyan atasözleri de vardır.

Örnekler:

- Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
- Bugünün işini yarına bırakma.

Atasözlerinin bazıları aynı veya yakın anlamlıdır.

Örnekler:

- Mum dibine ışık vermez. 
- Terzi kendi söküğünü dikemez.
- Körle yatan şaşı kalkar. 
- Üzüm üzüme baka baka kararır. 
- İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar.

Atasözlerinin bazıları zıt anlamlıdır.

Örnekler:

- Fazla mal göz çıkarmaz. 
- Azıcık aşım, kaygısız başım.
- İyilik eden iyilik bulur. 
- Merhametten maraz doğar.

Deyimler ve Atasözlerinin Ortak Özellikleri:

- Çok eski zamanlardan günümüze ulaştıkları için kimin tarafından söylendikleri belli değildir.
- Kısa ve özlü sözlerdir. Az sözle çok şey anlatırlar.
- Kalıplaşmış sözlerdir. Herhangi bir değişikliğe uğramazlar.
- Genellikle mecaz anlam taşırlar.

Deyimler ile Atasözleri Arasındaki Farklar:

1. Atasözleri cümle şeklindeyken, deyimler çoğunlukla söz grubu şeklindedir.

Örnekler:

- İşleyen demir ışıldar. (atasözü)
- İki yakası bir araya gelmemek (deyim)

2. Atasözleri tüm zamanlar için ve herkes için geçerlidir. Deyimler ise anlık durumlar için ve sözü söyleyen kişi ya da kişiler için geçerlidir. 

Örnekler:

- "Öfkeyle kalkan zararla oturur" sözü her zaman ve herkes için geçerli olduğu için atasözüdür "kulak kabartmak" sözü ise anlık bir durumu bildirdiği için deyimdir.

3. Atasözleri topluma öğüt verirken, deyimler sadece içinde bulunulan durumları bildirir. Yani deyimlerin ders verme özelliği yoktur. 

Örnekler:

- "Çobansız koyunu kurt kapar." sözü ders verdiği için atasözüdür.

"Burnu havada olmak" sözü ise öğüt verme amacı taşımadığı için deyimdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Cho'lpon - Go'zal Turkiston

Go‘zal Turkiston, senga ne bo‘ldi? Sahar vaqtida gullaring so‘ldi. Chamanlar barbod, qushlar ham faryod, Hammasi mahzun. Bo‘lmasmi dil shod? Bilmam ne uchun qushlar uchmas bog‘chalaringda?

Faruk Nafiz Çamlıbel - Sen Nerdesin?

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi, Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi. Bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar, Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar... Son yolcunun gömüldü yolda son adımları, Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları. Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda: Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda, Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye, Yollarını bekledim görüneceksin diye. Senin için kandiller tutuştu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden. Saksıda incelendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için... Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle, Saatler son gecemin geçti cenazesiyle, Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü, Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü...

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulhak Hamid Tarhan - Makber

  Eyvah!. Ne yer, ne yar kaldı, Gönlüm dolu âh-u zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden.

Oğuz Atay - Özge'ye Mektup

  Sevgili Özgeciğim, Mektubunu bu sabah aldım. Bana böyle uzun ve güzel bir mektup yazdığın için teşekkür ederim; Ahmet Mithat Efendi-Hüseyin Rahmi hikâyesini de çok beğendim.

Fuzuli - Kıt'a (Kıyl u kâl)

İlm kesbiyle pâye-i rif'at Ârzû-yı muhâl imiş ancak 'Aşk imiş her ne var âlemde 'İlm bir kıyl u kâl imiş ancak

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Orhan Veli Kanık - Cımbızlı Şiir

Ne atom bombası, Ne Londra Konferansı; Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya!

Gülcan Havva Eraslan - Dünyanın İşleri: Ötkir Haşimov

Türkiye’nin gündemine giren “Özbekistan Türkçe kullanma kararı aldı” manşetleri tam bir kara cehalet örneği. Niçin böyle derseniz, Özbek edebiyatının en sevdiğim yazarlarından birini size tanıtarak cevap vermek isterim. Bugün Türkiye’nin gündemine giren  “Özbekistan Türkçe kullanma kararı aldı”  manşetleri tam bir kara cehalet örneği. Niçin böyle derseniz, Özbek edebiyatının en sevdiğim yazarlarından birini size tanıtarak cevap vermek isterim. Tabi bu tanışma, Özbekistan’ın dilinin asırlardır Türkçe olduğu, Çağatay Türkçesi olarak bildiğimiz Doğu Türkçesinin Uygur Türkçesi ile beraber temsilcisi olduğunu, dil çalışmalarında da Karluk grubu Türkçesi sınıfında yer aldığını söylememize engel değil.