Ana içeriğe atla

Deyimler ve Atasözleri




Deyimler: Bir olayı, bir durumu, bir kavramı daha etkileyici anlatmak için en az iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan ve çoğu zaman gerçek anlamdan uzaklaşıp kendine özgü anlam kazanan kelime gruplarına deyim denir.

Deyimler, hem yazılarımıza hem de konuşmalarımıza derinlik katar. Anlattıklarımızı ilgi çekici hâle getirir. Birkaç cümleyle anlatabileceğimiz bir durumu iki üç sözcükten oluşan bir deyimle anlatabiliriz. Böylece kısa ve özlü anlatım sağlamış oluruz.

(Sırtı yere gelmemek: Güçlü olmak, sarsılmamak, yerinden düşürülememek.)

Deyimlerin Özellikleri:

Deyimler kalıplaşmış sözcüklerdir. Deyimlerde bulunan sözcüklerin yerine eş anlamlıları bile getirilemez. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez. Bu şekilde bir kullanım anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnekler:

- Sürahiden boşalırcasına yağmak (Yanlış)
- Bardaktan boşalırcasına yağmak (Doğru)
- Suratından düşen bin parça (Yanlış)
- Yüzünden düşen bin parça (Doğru)

Deyimler şahsa ve zamana göre çekimlenebilir.

Örnekler: 

- Ödevimi yapınca öğretmenin gözüne girdim. (Ben)
- Ödevimizi yapınca öğretmenin gözüne girdik. (Biz)

Deyimler genellikle mecaz anlamlıdır.

Örnekler:

- "Kök söktürmek" deyimi "bir bitkinin kökünü çıkarttırmak" değil, "güçlük çıkarmak, uğraştırmak" anlamındadır.

- "Hapı yutmak" deyimi "ilaç içmek" değil, "kötü duruma düşmek" anlamındadır.

Bazı deyimlerin gerçek anlamları da vardır.

Örnekler:

- Sır saklamak: Sırrı açıklamamak.
-  El sürmemek: Değmemek, dokunmamak.

Deyimler bir kavramı ya da bir durumu anlatmak için kullanılır. Ders verme amacı taşımaz.

Örnek:

- "Burun kıvırmak" deyimi, beğenmeyip küçümsemek anlamını içermektedir. Herhangi bir ders verme amacı taşımamaktadır.

Deyimler sözcük grubu ya da cümle şeklinde bulunabilir.

Örnekler:

- Ağzı kulaklarına varmak (kelime grubu).
- İğne atsan yere düşmez (cümle).
- İçi içine sığmamak (sözcük grubu).
- Ne tadı var ne tuzu (cümle).

Atasözleri: Uzun gözlem ve deneyimler sonucu oluşmuş, bilgi ve öğüt veren kalıplaşmış sözlere atasözü denir.

Atasözlerinin Özellikleri:
1. Atasözlerinin söyleyeni belli değildir, atasözleri halkın ortak malıdır.
Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir. Bu yüzden atasözünü oluşturan sözcükler yerine başka sözcükler getirilemez, sözcüklerin sıralanışında da değişiklik yapılamaz.
Örnek(ler)
- "Damlaya damlaya göl olur. " atasözünde bulunan "göl" kelimesinin yerine "havuz" kelimesini getiremeyiz. Kelimelerin yerlerini değiştirip "Göl damlaya damlaya olur." da diyemeyiz. Atasözlerinin hepsi tamamlanmış bir yargı bildirir. Bu nedenle atasözleri cümle değeri taşır.

Atasözlerinin birçoğunda mecazlı bir söyleyiş vardır.

Örnekler:

- "Terzi kendi söküğünü dikemez " atasözü, "İnsanlar başkalarına yaptıkları hizmetleri kendilerine yapamazlar." anlamını taşır. Bu atasözünün terziyle, sökükle bir ilgisi yoktur.

Çok az da olsa gerçek anlam taşıyan atasözleri de vardır.

Örnekler:

- Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
- Bugünün işini yarına bırakma.

Atasözlerinin bazıları aynı veya yakın anlamlıdır.

Örnekler:

- Mum dibine ışık vermez. 
- Terzi kendi söküğünü dikemez.
- Körle yatan şaşı kalkar. 
- Üzüm üzüme baka baka kararır. 
- İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar.

Atasözlerinin bazıları zıt anlamlıdır.

Örnekler:

- Fazla mal göz çıkarmaz. 
- Azıcık aşım, kaygısız başım.
- İyilik eden iyilik bulur. 
- Merhametten maraz doğar.

Deyimler ve Atasözlerinin Ortak Özellikleri:

- Çok eski zamanlardan günümüze ulaştıkları için kimin tarafından söylendikleri belli değildir.
- Kısa ve özlü sözlerdir. Az sözle çok şey anlatırlar.
- Kalıplaşmış sözlerdir. Herhangi bir değişikliğe uğramazlar.
- Genellikle mecaz anlam taşırlar.

Deyimler ile Atasözleri Arasındaki Farklar:

1. Atasözleri cümle şeklindeyken, deyimler çoğunlukla söz grubu şeklindedir.

Örnekler:

- İşleyen demir ışıldar. (atasözü)
- İki yakası bir araya gelmemek (deyim)

2. Atasözleri tüm zamanlar için ve herkes için geçerlidir. Deyimler ise anlık durumlar için ve sözü söyleyen kişi ya da kişiler için geçerlidir. 

Örnekler:

- "Öfkeyle kalkan zararla oturur" sözü her zaman ve herkes için geçerli olduğu için atasözüdür "kulak kabartmak" sözü ise anlık bir durumu bildirdiği için deyimdir.

3. Atasözleri topluma öğüt verirken, deyimler sadece içinde bulunulan durumları bildirir. Yani deyimlerin ders verme özelliği yoktur. 

Örnekler:

- "Çobansız koyunu kurt kapar." sözü ders verdiği için atasözüdür.

"Burnu havada olmak" sözü ise öğüt verme amacı taşımadığı için deyimdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Qaçaq Nəbi

Azərbaycanın xalq qəhrəmanı Qaçaq Nəbi 1854-cü ildə Gəncə quberniyasının Zəngəzur qəzasının Aşağı Mollu kəndində (indiki Qubadlı rayonunda) anadan olub. Onun qaçaqçılıq etməsinin maraqlı tarixçəsi var.

Omon Matjon - Umr o'tar

Umr o'tar, vaqt o'tar, Xonlar o'tar, taxt o'tar, Omad o'tar, baxt o'tar, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sening yurishlaring, sening kulishlaring. Bahorda bog' na go'zal, Qor tushsa tog' na go'zal, Bu yoshlik chog' na go'zal, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan So'zsiz qarashlaring, holim so'rashlaring. Oy chiqar goh zaholi, Do'stlar ko'pdir vafoli, Hayot shundan safoli, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sokin so'zlashlaring, pinhon izlashlaring. Umr - yo'l, qayrilish ko'p, Uchrashish, ayrilish ko'p, Unutish, aytilish ko'p, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan O'sha kulishlaring, o'sha kelishlaring... 1979

Pir Sultan Abdal - Dostum

  Bin cefâlar etsen almam üstüme Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yad ellere meyil verirsen Kış ola bağlana yolların dostum İlâhi onmaya yardan ayıran Bahçede bülbüller ötüyor uyan Kula gölge olsa Allah’a ayan Senden ayrılalı gülmedim dostum Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler Bu şirin canıma nasıl kıymışlar İster isem dünya malın vermişler Sensiz dünya malın neylerim dostum

Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim

Kecha oqshom falakda oy bo‘zarib botganda, Zuhro yulduz miltirab, xira xanda otganda, Ruhimda bir ma’yuslik sokinlik uyg‘otganda, Men seni esga oldim, birinchi muhabbatim, Eslab xayolga toldim, birinchi muhabbatim.

Ordu Marşı

Ordumuz etti yemin, titredi hak-i zemin Milleti etti emin, açıldı râh-i nevin      Sancağımız şanımız, yüce Türk ünvanımız      Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız Terk-i arâm eyledik, neşr-i meram eyledik Cehd-i ikdâm eyledik, Hakk'a kıyâm eyledik      Sancağımız şanımız, yüce Türk ünvanımız      Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız Şanlı Türk ahfadıyız, biz vatan evlâdıyız Milletin efradıyız, hürriyet eşhadıyız      Sancağımız şanımız, yüce Türk ünvanımız      Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız Tarihleri dolduran, dünyaya karşı duran Düşmanları yıldıran, şanlı Türk ünvanımız      Sancağımız şanımız, yüce Türk ünvanımız      Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız

Sherzod Ortiqov - Knyaz Andrey Bolkonskiy (esse)

Bolaligimda onamning sheʼrlar daftari boʻlardi. Muqovasiga oq atirgulning rasmi yopishtirilgan. Undagi sheʼrlarni tushunmasam-da, koʻpincha daftarni qoʻlimda ushlab oʻtirardim. Sakkiz yashar bolaga unda nimalar yozilganining deyarli ahamiyati boʻlmas, men faqat varaqlardim, qiziqishim sheʼrlarni hijjalab oʻqish va har bir sheʼrga ilova qilingan suratlarni  tomosha qilish bilan cheklanardi, xolos.

Feyzi Halıcı - İstanbul Caddesi

Bu cadde İstanbul Caddesi, Aziziye minaresinde çifte ezan Nal sesleri, motor gürültüleri Arasında kaybolursunuz bazan.

Həcər Atakişiyeva - Zaur Ustac yaradıcılığında folklor motivləri və ənənə

Həcər Atakişiyeva “Yazarlar” jurnalının redaktoru və  Yaradıcılıq Komissiyasının sədri,  ədəbiyyatşünas-tənqidçi   Məqalədə yaradıcılığında folklor motivləri və milli ənənələrin bədii ifadə xüsusiyyətləri araşdırılır. Müəllifin poeziyasında xalq yaradıcılığından gələn obrazlar, atalar sözləri, deyimlər, milli-mənəvi dəyərlər və folklor elementlərinin poetik funksiyası təhlil edilir. Tədqiqat göstərir ki, Zaur Ustac folklor irsindən yalnız mövzu mənbəyi kimi deyil, həm də bədii-estetik düşüncə tərzinin əsas komponenti kimi istifadə edir.