Ana içeriğe atla

Fiyodor Mihailoviç Dostoyevski - Kumarbaz (Roman Özeti)

ESERİN ADI: Kumarbaz

YAZARI: Fiyodor Mihailoviç Dostoyevski

ÇEVİREN: Ahmet Ekeş

YAYINCI: Cem Yayınevi, 1995


KONUSU:  Bütün umudunu kumara ve yaşlı büyükannelerinden kalacak olan mirasa bağlayan bir ailenin yanında özel ders veren bir öğretmen olarak çalışan bir genç ile ailenin üvey kızı olan güzel fakat bir o kadar da kaprisli genç kız arasındaki aşkı anlatan bir roman.

ESERİN ÖZETİ:


Fransa’da yaşamakta olan bir Rus Generali ve ailesinin yanında öğretmen olarak çalışan Aleskey İvanoviç iki hafta süren bir ayrılıktan sonra, generalin yanına geri döner. Bu süre zarfında otele birkaç tanıdık sima gelmiştir. Bunlardan birisi İvanoviç’in hiç hoşlanmadığı Fransız, diğeri ise İvanoviç ile sıkı bir dostluğu olan Mister Astley’dir. Zamanla Fransız’ın otelde bulunuş sebebini anlamaya başlamıştır. General’in, Fransıza yüklü bir borcu vardır ve bu borcu da uzun süredir hasta olan Rusya’daki zengin halasından kalacak mirasla ödemeyi düşünmektedir.


İvanoviç’in General’in üvey kızı Polina’ya olan sevgisi gün geçtikçe artıyor ve ona daha çok bağlanır. Fakat Polina ona karşı tutarsız davranışlar sergililer. Kimi zaman samimi, kimi zaman da küçümser tavırlar takınır. Ayrıca Fransız ile Polina arasındaki yakınlaşma da İvanoviç’in gözünden kaçmamıştır.


Zaman zaman Plina ve İvanoviç yürüyüşe çıkar ve dertleşirler. İşte bunlardan birinde Polina’nın yine asiliği tutar ve İvanoviç’e, kendisine bağlılığını göstermesi için, şehrin hatırı sayılır kişilerinden olan Baron ve Barones’e Almanca birşeyler söylemesini emreder. Fakat onun bu sözleri Baron tarafından kaba olarak değerlendirilir. Bu olayın ardından Baron’un şikayeti üzerine General İvanoviç’I işinden atar. Fakat bu esnada beklenmedik bir olay gerçekleşir. General ve ailesinin uzun süredir ölecek diye haber beklediği Rusya’daki halaları gelmiştir.


Bu olay İvanoviç’in işine yaramıştır. Çünkü büyükanne onu seviyor ve ona çok güveniyordu. Büyükanne zengin, bir o kadar da huysuz bir kadındır. Zamanla büyükanne oradaki kumarhanelere gitmeye başlar. Tabiki yanında da bu konu hakkında daha önceden bilgisi olan vardır. İlk günlerde herşey yolundadır, fakat günler geçtikçe büyükanne kumarda kaybetmeye başlar. Sonunda büyükannenin parası tükenmiş ve Rusya’ya dönmeye karar vermiştir. Giderken yanında Polina’yı da götürmek ister ama Polina kabul etmez.


Bir gün İvanoviç odasına geldiğinde odasında Polina’yı görür. Daha önce hiç yaşanmamış bu olay karşısında İvanoviç şaşkınlığını gizleyemez. Polina İvanoviç’e, yüklü bir miktar paraya ihtiyacı olduğunu söyler. O anda İvanoviç’in aklına birşey gelmiştir: Kumar. Elindeki bütün parayla rulet oynar ve şansının yardımıyla iki yüz bin ruble kazanır. Fakat otele döndüğünde Polina’yı perişan bir halde bulur. O günden sonra Polina, Mister Astley’in yanında tedavi olmaya başlar. İvanoviç de General’in sevgilisiyle Pariste iki aylık güzel bir hayat yaşar. Daha sonra eski sefil hayatına geri döner. Günler böyle geçip giderken İvanoviç Hamburg’da Mister Astley ile karşılaşır. Bu karşılaşmanın ardından İvanoviç, Polina’nın kendisini ne kadar çok sevdiğini anlar ve yeni bir hayata başlar.

ESERİN ANAFİKRİ:


İnsanlar sürekli birbiriyle ilişkide bulunan varlıklardır ve bu ilişki içinde para önemli bir yer tutmaktadır. Ancak insanın kendi emeği ile kazanmadığı  para ona hiçbir fayda sağlamaz.

ESERDEKİ ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:


İvanoviç : Maddi açıdan fakir bir kişi olmasına rağmen kendisini geliştirmiş, bilgili ve insanları tanıyabilen, zeki bir kişi.


Polina : Herkesin dikkatini çekebilecek kadar güzel ama onlara yüz vermeyecek kadar ciddi, kendi isteklerini başkalarına kabul ettirebilecek genç bir kadın.


General : Geçmişte asker olarak görev yapmış ollmasından kaynaklanan sert yapısına rağmen insanlardan çabuk etkilenen, hayalci bir insan.


Büyükanne : Zenginliği sayesinde herkese hükmedebilen, yaşlı, huysuz fakat hırslı bir kadın.

ESER HAKKNDA ŞAHSİ GÖRÜŞÜMÜZ:


Kitap başlangıçta tasvirlerle dolu sıkıcı bir kitap gibi gelebiliyor. Fakat Dostoyevski’nin usta uslübu ile okuyucu olayları daha iyi kavrayıp, kendisini kahramanların yerine koyabiliyor. Ayrıca beklenmeyen olay kurgusu ile şaşırtıcı bir kitap olarak değerlendirilebilir.


YAZARIN HAYATI:

Rus roman, kısa hikaye ve deneme yazarı ve gazeteci Fyodor Mihailoviç Dostoyevski, çocukluğunu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Annesinin ölümünden sonra Sankt-Peterburg'daki Mühendis Okulu'na girdi. Babasının ölüm haberini de burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra istihkâm bölüğüne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski, ilk kitabı İnsancıklar'ı 1846 yılında yayımladı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. 4 ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Mariya Dmitriyevna İsayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Sankt-Peterburg'a yerleşti.

Sankt-Peterburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserlerini yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de, arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde  Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.

ESERLERİ
Romanlar:

(1846) İnsancıklar
(1846)  "İkiz," "Öteki"
(1849)  Netochka Nezvanova
(1859)  Stepançikovo Köyü
(1861) Ezilmiş ve Aşağılanmışlar
(1862 Ölüler Evinden Anılar
(1864)  Yeraltından Notlar
(1866) Suç ve Ceza
(1867) Kumarbaz
(1869)  Budala
(1872)  Ecinniler
(1875)  Delikanlı
(1881)  Karamazov Kardeşler

Kısa Hikayeler:

(1847) Dokuz Mektupluk Roman
(1847) Bay Proharçin
(1847) Ev Sahibesi
(1848)  Polzunkov
(1848) Bir Yufka Yürekli
(1848) Kıskanç Koca
(1848) Namuslu Bir Hırsız
(1848) Bir Noel Ağacı ve Düğün
(1848) Beyaz Geceler
(1857) Küçük Kahraman
(1859)  Amcanın Rüyası
(1862) Tatsız Bir Olay
(1865)  Timsah
(1870) Ebedi Koca
(1873) Bobok
(1876) Uysal Bir Ruh
(1876 Köylü Marey
(1876) Mesih'in Noel ağacı Boy de
(1877) Gülünç Bir Adamın Düşü"

Kurgusal olmayan eserler:

Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları  (1863)
Bir Yazarın Günlüğü  (1873–1881)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Qaçaq Nəbi

Azərbaycanın xalq qəhrəmanı Qaçaq Nəbi 1854-cü ildə Gəncə quberniyasının Zəngəzur qəzasının Aşağı Mollu kəndində (indiki Qubadlı rayonunda) anadan olub. Onun qaçaqçılıq etməsinin maraqlı tarixçəsi var.

Omon Matjon - Umr o'tar

Umr o'tar, vaqt o'tar, Xonlar o'tar, taxt o'tar, Omad o'tar, baxt o'tar, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sening yurishlaring, sening kulishlaring. Bahorda bog' na go'zal, Qor tushsa tog' na go'zal, Bu yoshlik chog' na go'zal, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan So'zsiz qarashlaring, holim so'rashlaring. Oy chiqar goh zaholi, Do'stlar ko'pdir vafoli, Hayot shundan safoli, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan Sokin so'zlashlaring, pinhon izlashlaring. Umr - yo'l, qayrilish ko'p, Uchrashish, ayrilish ko'p, Unutish, aytilish ko'p, Lekin hech qachon chiqmas yodimdan O'sha kulishlaring, o'sha kelishlaring... 1979

Pir Sultan Abdal - Dostum

  Bin cefâlar etsen almam üstüme Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yad ellere meyil verirsen Kış ola bağlana yolların dostum İlâhi onmaya yardan ayıran Bahçede bülbüller ötüyor uyan Kula gölge olsa Allah’a ayan Senden ayrılalı gülmedim dostum Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler Bu şirin canıma nasıl kıymışlar İster isem dünya malın vermişler Sensiz dünya malın neylerim dostum

Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim

Kecha oqshom falakda oy bo‘zarib botganda, Zuhro yulduz miltirab, xira xanda otganda, Ruhimda bir ma’yuslik sokinlik uyg‘otganda, Men seni esga oldim, birinchi muhabbatim, Eslab xayolga toldim, birinchi muhabbatim.

Ordu Marşı

Ordumuz etti yemin, titredi hak-i zemin Milleti etti emin, açıldı râh-i nevin      Sancağımız şanımız, yüce Türk ünvanımız      Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız Terk-i arâm eyledik, neşr-i meram eyledik Cehd-i ikdâm eyledik, Hakk'a kıyâm eyledik      Sancağımız şanımız, yüce Türk ünvanımız      Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız Şanlı Türk ahfadıyız, biz vatan evlâdıyız Milletin efradıyız, hürriyet eşhadıyız      Sancağımız şanımız, yüce Türk ünvanımız      Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız Tarihleri dolduran, dünyaya karşı duran Düşmanları yıldıran, şanlı Türk ünvanımız      Sancağımız şanımız, yüce Türk ünvanımız      Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız

Sherzod Ortiqov - Knyaz Andrey Bolkonskiy (esse)

Bolaligimda onamning sheʼrlar daftari boʻlardi. Muqovasiga oq atirgulning rasmi yopishtirilgan. Undagi sheʼrlarni tushunmasam-da, koʻpincha daftarni qoʻlimda ushlab oʻtirardim. Sakkiz yashar bolaga unda nimalar yozilganining deyarli ahamiyati boʻlmas, men faqat varaqlardim, qiziqishim sheʼrlarni hijjalab oʻqish va har bir sheʼrga ilova qilingan suratlarni  tomosha qilish bilan cheklanardi, xolos.

Feyzi Halıcı - İstanbul Caddesi

Bu cadde İstanbul Caddesi, Aziziye minaresinde çifte ezan Nal sesleri, motor gürültüleri Arasında kaybolursunuz bazan.

Həcər Atakişiyeva - Zaur Ustac yaradıcılığında folklor motivləri və ənənə

Həcər Atakişiyeva “Yazarlar” jurnalının redaktoru və  Yaradıcılıq Komissiyasının sədri,  ədəbiyyatşünas-tənqidçi   Məqalədə yaradıcılığında folklor motivləri və milli ənənələrin bədii ifadə xüsusiyyətləri araşdırılır. Müəllifin poeziyasında xalq yaradıcılığından gələn obrazlar, atalar sözləri, deyimlər, milli-mənəvi dəyərlər və folklor elementlərinin poetik funksiyası təhlil edilir. Tədqiqat göstərir ki, Zaur Ustac folklor irsindən yalnız mövzu mənbəyi kimi deyil, həm də bədii-estetik düşüncə tərzinin əsas komponenti kimi istifadə edir.