Konularına Göre Şiirler ve Tema

0

Şiirde üzerinde durulan varlık, kavram, olay ya da duruma konu denir. Örneğin; şiir  bayraktan bahsediyorsa konusu bayrak, sudan bahsediyorsa su, aşkı anlatıyorsa aşktır.

Şiirde anlatılmak istenen duyguya tema denir. Düzyazıdaki ana fikrin karşılığı şiirde temadır. Örneğin; anne sevgisi, okul heyecanı, vatan özlemi, gurbet vb.

Her şiirin belli bir konusu, üslubu vardır. Kimi şiir aşk, ayrılık konusunu işler; kimisi ise okura bir bilgiyi özlü bir şekilde verir; kimi ise birini eleştirir.

Şiirler konularına göre türlere ayrılır.

Lirik şiir: Duygu ve düşünceleri coşkulu bir dille anlatan şiire lirik şiir denir.

Eski Yunan edebiyatında şairler şiirlerini Lyra (lir) adı verilen bir sazla söyledikleri için bu tür şiirlere lirik şiir denilmiştir.

Lirik şiir Dünya edebiyatında en çok sevilen ve en çok okunan şiir türlerinden biridir.

Lirik şiirler okunduğunda insanların yüreğine seslenen onları duygulandıran şiirlerdir.

Lirik şiirlere küçük bir örnek:

BELKİ BİR GÜN DUYARSIN DİYE

Bu nasıl sevgi böyle?
Bu nasıl tutku?
Bu nasıl özlem?
Ne zaman gözlerini görsem
Bir çoğalıyorum, bir eksiliyorum

Mutluyum varsın diye
Al uzattım ellerimi
Seni sarsın diye
Ceylanım! Belki bir gün duyarsın diye
Çıkmışım bir dağ başına sana türkü söylüyorum

Ne güzel ellerin var incecik
Ne güzel saçların var sapsarı
Anlasana o yalansız gözleri
O kirpikleri, o dudakları
Düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorum

Al desem, sana ömrümü versem
Korkarsın, alamazsın ki
Dur desem, kaçarsın yine ceylanım
Gül desem, ağlarsın
Gel desem, gelmeyeceksin, biliyorum

Bu engeller bana göre değil oysa
Ben bu dağları aşarım
Geçerim bu denizleri, korkma
İşte düştüm yollara
Dur, bekle beni, geliyorum

Sevmek inancım, tutkum benim en eski
Dağıtsam dünyalara yeterdi bu sevgi
Düşünsene, anlasana ceylanım
Sen yoksan ne farkeder ki
Ha öyle ölmüşüm, ha böyle ölüyorum.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Lirik şiirde toplumun hemen her kesimini ilgilendiren sevinç veya acı gibi ortak duygular veya aşk, ayrılık, özlem gibi bireysel duygular coşkulu bir tarzda işlenir.

Pastoral Şiir: Tabiatın güzelliklerini; orman, yayla, dağ, köy ve çoban hayatını ve bu hayata duyulan özlemi ifade eden şiir türüne pastoral şiir denir. 

ÇOBAN ÇEŞMESİ

Derinden derine ırmaklar ağlar,    
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,    
Ey suyun sesinden anlıyan bağlar,    
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi.    
        
"Göynünü Şirin'in aşkı sarınca    
Yol almış hayatın ufuklarınca,    
O hızla dağları Ferhat yarınca    
Başlamış akmağa çoban çeşmesi..."    
        
O zaman başından aşkındı derdi,    
Mermeri oyardı, taşı delerdi.    
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.    
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.    
        
Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu,    
Kerem'in sazına cevap veren bu,    
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...    
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.    
        
Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,    
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,        
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi,    
        
Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar,    
Tarihe karıştı eski sevdalar.    
Beyhude seslenir, beyhude çağlar,    
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...    

Faruk Nafiz Çamlıbel

Epik Şiir: Bir milletin hayatında önemli izler bırakan (büyük göçler, savaşlar, doğal afetler vb. gibi) olaylarla, yiğitlik, kahramanlık, mertlik, yurt sevgisi gibi konuların destan havası içinde işlendiği şiirlere kahramanlık şiirleri (epik şiir) denir.

KOÇAKLAMA

Benden selam olsun Bolu beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından gürzün sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Köroğlu düşer mi yine şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kır-At köpüğünden düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır

Köroğlu

Didaktik (Öğretici) Şiir: Belli bir düşünceyi öğretmek, aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek maksadıyla yazılan şiirlere didaktik şiir denir.

Koşma

Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan, gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Anı yad ellere açıcı olma

Mecliste ârif ol kelâmı dinle
El iki söylerse, sen birin söyle
Elinden geldikçe sen eylik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma

Dokunur hatıra kendisin bilmez
Asilzadelerden hiç kemlik gelmez
Sen eyilik et de o zayi olmaz
Darılıp da başa kakıcı olma

El âriftir, yokla kendi kendini
Dağıdırlar duzağını, fendini
Alçaklarda otur, gözet kendini
Katı yükseklerden uçucu olma

Muradım nasihat bunda söylemek
Size lâyık olan onu dinlemek
Sev seni seveni, zay etme emek
Sevenin sözünden geçici olma

Karac'oğlan söyler sözün, başarır
Aşkın deryasını boydan aşırır
Seni bir mecliste hacil düşürür
Kötülerle konup göçücü olma

Karacaoğlan

Manzum masal olan ve ders verme maksadıyla yazılan fabl türü eserler de birer didaktik şiirdir. Bu türde maksat, insanların hatalarını düzeltmek, onlara yol göstermektir. Şeyhi'nin mesnevi tarzında kaleme aldığı "Harnâme" edebiyatımızda ilk fabl örneklerindendir. Dünyada fabl türünün ve dolayısıyla didaktik şiirin en tanınmış temsilcisi La Fontaine'dir.

KARGA ile TİLKİ

Bir dala konmuştu karga cenapları
Ağzında bir parça peynir vardı
Sayın tilki kokuyu almış olmalı
Ona nağme yapmaya başladı
“Ooooo! Karga cenapları, merhaba
Ne kadar güzelsiniz; ne kadar şirinsiniz
Gözüm kör olsun yalanım varsa
Tüyleriniz gibiyse sesiniz
Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.”
Keyfinden aklı başından gitti bay karganın
Göstermek için güzel sesini
Açınca ağzını düşürdü nevalesini
Tilki kapıp onu dedi ki: “Efendiciğim,
Size küçük bir ders vereceğim;
Alıklar olmasa iş kalmaz açıkgözlere
Böyle bir ders de değer sanırım bir peynire.”Şiir

Karga şaşkın, mahçup biraz da geç ama
Yemin etti gayrı faka basmayacağına.

Dramatik şiir: Acıklı ve üzüntü verici olayları işleyen şiirlerdir. Bu tür şiirler genellikle tiyatro için yazılır. Oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir halinde yazılır.

"BAYKUŞ"tan

Nail’im, Nail’im, o baykuştur
En felaketli düşmanın bence.
Seni baykuştur öldüren bu gece.
(Çulu uzaklara fırlatarak)
Böyle bir eski çul mudur kefenin?
Kar boyandıkça al kanın senin,
Ölüyorken baharı andın mı?
Parçalandın mı, parçalandın mı?

Satirik şiir: Toplum hayatındaki aksayan yönlerin, düzensizliklerin, insanların çeşitli konulardaki beceriksizliklerinin ve zayıflıklarının anlatıldığı yergi şiirlerine satirik şiir denir.

Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşıda pazarda insan beğenmez
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selâm vermek için kesen beğenmez

Âlemi ta'n eder yanına varsam
Seni yanıltır bir mesele sorsan
Bir cim çıkmaz eğer karnını yarsan
Câmiye gelir de erkân beğenmez

Elin kapısında kul kardaş olan
Burnu sümüklü hem gözü yaş olan
Bayramdan bayrama bir tıraş olan
Berbere gelir de dükkân beğenmez

Dağlarda bayırda gezen bir yörük
Kimi tımar sipah kimi ser-bölük
Bir elife dili dönmeyen hödük
Şehristâna gelir ezân beğenmez

Bir çubuğu vardır gayet küçücek
Zu'm-ı fâsidince keyif sürecek
Kırık çanağı yok ayran içecek
Kahvede fağfuri fincân beğenmez

Yaz olunca yayla yayla göçenler
Topuz korkusundan şardan kaçanlar
Meşe yaprağını kıyıp içenler
Rumeli bohçasını duhân beğenmez

Aslında neslinde giymemiş hâre
İş gelmez elinden gitmez bir kâre
Sandığı gömleksiz duran mekkâre
Bedestene gelir kaftan beğenmez

Kazak Abdal söyler bu türlü sözü
Yoğurt ayran ile hallolmuş özü
Köyden şehre gelen bir köylü kızı
İnci yakut ister mercân beğenmez.

Kazak Abdal

Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)

#buttons=(Çerezleri kabul et) #days=(20)

Sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Kabul
Çerezleri kabul et