Şeyh Galib - Terci' Bend (Terci' bend-i beyt-i şerîf-i meşhûr li-cenâb-ı hazret-i pîr)

0

Ey rûh-ı pâkinde ayân nûr-ı zât
Sînesi âyîne-i vech-i sıfât

Pertev-i hüsnünde nümâyân tamâm
Sırr-ı Hudâ mâ-hasal-ı kâinat

Sen urıcak vakt-ı semâ içre çarh
Hem’ine pervâne olur şeş-cihât

Hevk ile cân tâzelenir ben desem
Nutk-ı safâ-bahşına rûhul-hayât

Pertev-i envâr-ı cemâlin senin
Aşk ile verdi dü-cihâna sebât

Doldu tecelli-i Hudâdan sivâ
Hems-i mahâbbet edicek iltifat

Yandı o âteşle dil ü cânımız
Etdi cemâlin velî keşf-i simât

Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bi-harârâtihî
          *     *     *

Görmegi istersen eger mahşeri
Çarhda seyr eyle o meh-peykeri

Aşk ile galtîde olup mihr-veş
Salmada âlemlere nûr u feri

Etmede nüh-kubbeyi envârâ gark
Düpdüz edip bahter ü hâveri

Gûy-sıfat pey-rev olup sen dahı
Düş yola fark eyleme pâ vü seri

Def ü celâcille semâ et hemân
Alma kola bu felek-i çenberi

Tutma kulak devrine ahkâmına
Serserîdir serserîdir serserî

Ben hele gayb eylemişken kendimi
Âteş-i sevdâya düşelden beri

Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
          *     *     *

Âşıka ne sevr ne server gerek
Başına bûyruklara efser gerek

Devr-i felekden nola pervâneye
Hem’i tavâf etmege bir per gerek

Yanması hâzır yolu malûm anın
Haccına ne zâd ü ne reh-ber gerek

Bu sözü ammâ ki kolay sanma sen
Aşk gibi sinede gevher gerek

Kuvvet-i bâzû bu kapıda durur
Rüstem işi ânlama Hayder gerek

Terk-i hevâ etmesi âsân degil
Avn-ı Hudâ feyz-i Peygâmber gerek

Başına gavgâ-yı kıyâmet kopup
Sînede bir mihr-i münevver gerek

Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
          *     *     *

Aşk gelip mülk-i dile oldu şâh
Der ü gam ü mihnet-i kıldı sipâh

Etdi o vîrâneyi mâ’mûre zâr
Leşker-i endûha kılıp cilve-gâh

Meş’aleler yandı derûn u bîrûn
Nûr-ı tecellî tolup ol hânkâh

Arsa-i mahşer gibi oldu ıyân
Gûşe-be gûşe nice bin dâd-hâh

Sûr mu mâtem mi bilinmez yakîn
Nây u kudüm ile gelir âh âh

Hayret alıp aklımı oldum hâmuş
Dehşetim idrâk ederim gâh gâh

Sâbr ü sükûn gitdi elimden tamâm
Anlamadın aslını Bârî güvâh

Nûr-ı mücessem midir âteş midir
Yakışını söyleyemem âh âh

Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
          *     *     *

Bak o mehîn zülf-i siyeh-târına
Cân geçinür dârına-ber-dârına

Gonca yeter şu’lesi pervâneye
Hak yetire bülbülü gülzârına

Çeşmi okur hışm ile ism-i Celâl
Bakışı Yâhû çeker envârına

Sırrı keşf etmek için hayretin
Kıl nâzar âyine-i rûhsârına

Bir nefes olduysa eger rû-nümâ
Cennet-i ver müjde-i didârına

Bilse eger yâr ne Cennet nedir
Kimse deIişmez bugünü yarına

Tûr gibi nûr-ı tecellî-i Râb
Sardı bu cismin der ü dîvârına

Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
          *     *     *

Çeşmi ela gamzesi mestânedir
Yâ da biliş âşıka bîgânedir

Bâz-ı nigeh sayddan etmez ferâI
Cân evi halâ ki ana lânedir

Her ne kadar nâza çekerse sezâ
Bahtı yüce meşrebi şâhânedir

Söz tükenir kim diye Monlâ Celâl
Hems dahı şem’ine pervânedir

46. Hak bu ki memnûnuyum ihsânının
Âlemin ikrârı o sultânadır

Sâye-i lutfundan neler gördügüm
Ben bilirem ellere efsânedir

Gâlib eger eylese davâ-yı aşk
Kim inanır kavline dîvânedir

Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
          *     *     *

Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)

#buttons=(Çerezleri kabul et) #days=(20)

Sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Kabul
Çerezleri kabul et