Ey rûh-ı pâkinde ayân nûr-ı zât
Sînesi âyîne-i vech-i sıfât
Pertev-i hüsnünde nümâyân tamâm
Sırr-ı Hudâ mâ-hasal-ı kâinat
Sen urıcak vakt-ı semâ içre çarh
Hem’ine pervâne olur şeş-cihât
Hevk ile cân tâzelenir ben desem
Nutk-ı safâ-bahşına rûhul-hayât
Pertev-i envâr-ı cemâlin senin
Aşk ile verdi dü-cihâna sebât
Doldu tecelli-i Hudâdan sivâ
Hems-i mahâbbet edicek iltifat
Yandı o âteşle dil ü cânımız
Etdi cemâlin velî keşf-i simât
Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bi-harârâtihî
* * *
Görmegi istersen eger mahşeri
Çarhda seyr eyle o meh-peykeri
Aşk ile galtîde olup mihr-veş
Salmada âlemlere nûr u feri
Etmede nüh-kubbeyi envârâ gark
Düpdüz edip bahter ü hâveri
Gûy-sıfat pey-rev olup sen dahı
Düş yola fark eyleme pâ vü seri
Def ü celâcille semâ et hemân
Alma kola bu felek-i çenberi
Tutma kulak devrine ahkâmına
Serserîdir serserîdir serserî
Ben hele gayb eylemişken kendimi
Âteş-i sevdâya düşelden beri
Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
* * *
Âşıka ne sevr ne server gerek
Başına bûyruklara efser gerek
Devr-i felekden nola pervâneye
Hem’i tavâf etmege bir per gerek
Yanması hâzır yolu malûm anın
Haccına ne zâd ü ne reh-ber gerek
Bu sözü ammâ ki kolay sanma sen
Aşk gibi sinede gevher gerek
Kuvvet-i bâzû bu kapıda durur
Rüstem işi ânlama Hayder gerek
Terk-i hevâ etmesi âsân degil
Avn-ı Hudâ feyz-i Peygâmber gerek
Başına gavgâ-yı kıyâmet kopup
Sînede bir mihr-i münevver gerek
Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
* * *
Aşk gelip mülk-i dile oldu şâh
Der ü gam ü mihnet-i kıldı sipâh
Etdi o vîrâneyi mâ’mûre zâr
Leşker-i endûha kılıp cilve-gâh
Meş’aleler yandı derûn u bîrûn
Nûr-ı tecellî tolup ol hânkâh
Arsa-i mahşer gibi oldu ıyân
Gûşe-be gûşe nice bin dâd-hâh
Sûr mu mâtem mi bilinmez yakîn
Nây u kudüm ile gelir âh âh
Hayret alıp aklımı oldum hâmuş
Dehşetim idrâk ederim gâh gâh
Sâbr ü sükûn gitdi elimden tamâm
Anlamadın aslını Bârî güvâh
Nûr-ı mücessem midir âteş midir
Yakışını söyleyemem âh âh
Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
* * *
Bak o mehîn zülf-i siyeh-târına
Cân geçinür dârına-ber-dârına
Gonca yeter şu’lesi pervâneye
Hak yetire bülbülü gülzârına
Çeşmi okur hışm ile ism-i Celâl
Bakışı Yâhû çeker envârına
Sırrı keşf etmek için hayretin
Kıl nâzar âyine-i rûhsârına
Bir nefes olduysa eger rû-nümâ
Cennet-i ver müjde-i didârına
Bilse eger yâr ne Cennet nedir
Kimse deIişmez bugünü yarına
Tûr gibi nûr-ı tecellî-i Râb
Sardı bu cismin der ü dîvârına
Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
* * *
Çeşmi ela gamzesi mestânedir
Yâ da biliş âşıka bîgânedir
Bâz-ı nigeh sayddan etmez ferâI
Cân evi halâ ki ana lânedir
Her ne kadar nâza çekerse sezâ
Bahtı yüce meşrebi şâhânedir
Söz tükenir kim diye Monlâ Celâl
Hems dahı şem’ine pervânedir
46. Hak bu ki memnûnuyum ihsânının
Âlemin ikrârı o sultânadır
Sâye-i lutfundan neler gördügüm
Ben bilirem ellere efsânedir
Gâlib eger eylese davâ-yı aşk
Kim inanır kavline dîvânedir
Âh minel-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bî-harârâtihî
* * *
