Balam Kerkük, yeller düşmüş bağrına; Boz baharda tozar tozar gidersin, Yel neme ne,eller düşmüş bağrına, Lokmalanır, azar azar gidersin. "Ele kalma, Bele kal,ele kalma Özüm özüne kurban Menim ol, ele kalma." Kaderin bir ince çizgide kırgın, Oban bir karışık dizgide kırgın, Umudun bir içli ezgide kırgın; Hoyratlanır uzar uzar gidersin. "Oba hanı, Ev göçüp,oba hanı Yoluna can verirem, Ki verem o bahanı." Yiğidin yarası can üzerine; Tasalanma, şandır şan üzerine, Gün ola kuruyan kan üzerine Sınırını çizer çizer gidersin. "Kurula, Göz yaşını kurula, Bayraksız bağrın üzre Baht otağı kurula."
Nasıl uçan bir kuş düşerse yere
Yerde paramparça olursa kemikleri
Yumuşacık tüyleri dağılırsa
Nasıl bir gül kurursa dalında
Toprağa karışırsa yaprakları
Kokusu ve rengi kalmazsa
Nasıl bir kaplan vurulursa ormanda
Otlara cansız düşerse pençeleri
Vahşi gözleri ışıl ışıl yanmazsa
Nasıl bir ağaç kurursa için için
Birer birer kurursa dalları
Bir gün anızın devrilirse
Nasıl güneş doğmazsa bir daha
Bulutlar terkederse gökyüzünü
Yere bir damla yağmur düşmezse
Nasıl bitmezse karanlığı gecelerin
Tek ışık kalmazsa sokaklarda
Bu rüzgar, bu fırtına dinmezse
Kuş uçarken, gül açarken
Güneş doğarken senin için
Bir gün böylesine başlar dünyada
Mahşer günü sensizliğin

Yorumlar
Yorum Gönder