Kayıtlar

Fuzuli - Gazel - 269 (Aldı gül-zar içre su aks-i izâr-i âlini)

Resim
Aldı gül-zar içre su aks-i izar-i âlini Çekti güller suretin manzur edip timsâlini Adın etmiş gün alıp bir aks mir’ât-i felek Subh gösterdükde sen ruhsâr-i ferruh-fâlini Şerhe bir gün kıldığın bi-dâdı çekmez haşre dek Ol melek kim yazmak ister nâme-i a’mâlini Sey l-i hun hâlin hayâliyle bozup göz merdümin Merdüm etmiş çeşm-i hun-bâre hayâl-i hâlini Murg-i dil kalmadı kim sayd olmadı bir dem ana Sâkin et pervâzdan şeh-bâz-i müşgin-bâlini Koymadı bir kimse cevrin çekmeğe rahm et demi Men’kıl hun-rizlikten gamze-i kattâlini Gam günü üstümde senden özge yok ey dud-i âh Lütf edip benden götürme sâye-i ikbâlini Ey Fuzüli bes ki gam-nâk oldu ahvâlin soran Gamdan ölsen hiç kim sormaz dahi ahvâlini

Oyhan Hasan Bıldırki - Kader, Bozulmaz ki

Resim
        Kalbimizde birbirimizin sıcaklığı, yürüdük.       Kavuşma bayramındayız!       Yoldan geldiğini, soluklanman gerektiğini düşündüm. Üstelik kalbimde ayaklanan duygular, beni can evimden kuşatan sevgi kıvılcımları… Anlatılması zor duygular. Göz bebeklerimin içi gülüyor. Bunu biliyorum. Ama kavuşma bayramının bu ilk yangını, gözlerime düşüyor. Gözlerimde mutluluğum ıpıslak, ince ince sızıyor.       Cıvıl cıvılsın, konuşuyorsun. Soruyorsun, anlatıyorsun…       Konuşuyoruz.       Birbirimize anlatacak o kadar çok şeyimiz var ki…       “Gözlerin hiç değişmemiş!”       “Senin de!”       “Elâ mı?”       “Bal rengi…”       “Saçlarını kısaltmışsın. Rengi de değişmiş… Arasında gümüşler var. Meç mi yaptırdın?”

Mehmed Akif Ersoy - Tercümedir / İfşa (Safahat'tan - 35)

Resim
  Nühüfte kalb-i ketûmunda leyl-i deycûrun, Seninle biz iki âvâre-ser idik gûyâ: Ki tâ ebed kalacak muhtefî nazarlardan, Meğer ki onları etsin lisân-ı subh ifşâ!

Mehmed Akif Ersoy - Tercümedir / Kendi Feryadım (Safahat'tan - 34)

Resim
  Kendi feryâdımdır ancak ses veren feryâdıma... Kimseler yok, âşinâdan büsbütün hâlî diyâr. “Nerde yârânım ?” diyorken ben bülend âvâz ile, “Nerde yârânım?” diyor vâdî, beyâbân, kûhsâr .

Mehmed Akif Ersoy - Gül, Bülbül (Safahat'tan - 33)

Resim
Konduğu her gusn-i ter minberidir bülbülün, Zemzeme addettiğin hutbesi, faslu’l-hitâb. Reng-i hakîkat nedir, fark eden ebsâr için, Goncada matvî duran her varak ümmü’l-kitâb.

Fuzuli - Gazel - 268 (Hayret ey büt sûretin gördükde lâl eyler beni)

Resim
Hayret ey büt sûretin gördükde lâl eyler beni Sûret-i hâlim gören sûret hayâl eyler beni Mihr salmazsan bana rahm eylemezsen bunca kim Sâye tek sevdâ-yizülfün pây-mâl eyler beni Zâ’f-i tâlî mâni’-i tevfîk olur her nice kim İltifâtın ârzû-mend-i visâl eyler beni Ben gedâ sen şâha yâr olmak yok ammâ n’eyleyim Ârzû ser-geşte-i fikr-i muhâl eyler beni Tîr-i gamzen atma kim bağrım deler kanım döker Akd-i zülfün açma kim âşüfte-hal eyler beni Dehr vakf etmiş beni nev-res cevanlar aşkına Her yeten meh-veş esîr-i hatt u hâl eyler beni Ey Fuzûlî kılmazam terk-i târîk-i aşk kim Bu fazilet dâhil-i ehl-i kemâl eyler beni

Mehmed Akif Ersoy - Bu Da Bir Mezar Taşı İçin Yazılmış İdi (Safahat'tan - 32)

Resim
Yâ Rab ne hatîbdir ki makber: İnsanlara en derin meâli, Bir vahy-i bülend kudretiyle Telkîn ediyor lisân-ı hali! Ondan da alınmıyorsa ibret, Yok bir daha almak ihtimâli! Binlerce vücûd-i nâzenînin Bir servi hayâl-i yâl ü bâli. Binlerce ser-i semâ-güzînin Bir kabza türâb olur zevâli. Her seng-i mezâr bin hayâtın Fânîlere karşı infiâli. Görsün de bu inkılâbı insan, Dehrin nedir anlasın kemâli! Zâir bu hakâikin önünde Hâlâ mı bırakmadın hayâli?