-Osmanzade Hamdi Bey'e- Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı, Bir dakika araba yerinde durakladı. Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar, Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar... Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya, Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya. İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık! Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık, Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı... Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları, Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler, Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...
Bîgâne gamzen âşıka nâdâna âşinâ
Tâ-key tegâfül ey büt-i bîgâne âşinâ
Zülfün hayâli cây edeli çeşmim olmadı
Gîsû-yı hâb şâne-i müjgâne âşinâ
Ser-der hevâ-yı aşkı idi diller olmadan
Bâd-ı sabâya kâkül-i cânâne âşinâ
Ey nüsha-i kemâl idi manzûme-i vücûd
Lafz-ı dil olsa maʿni-i irfâne âşinâ
Kırdı geçirdi tîğ-i nigâhiyle âlemi
Çeşmi ne yâd bakdı Nedîmâ ne âşinâ

Yorumlar
Yorum Gönder