Ayaklarda kalur sünbül o zülf-i nîm-tâbâsâ Saçuñla bahs iderse başa çıkmaz müşg-i nâbâsâ Hevâñ içre ezel bir sadme urdı sarsar-ı âhum Döner dûlâb-ı çarh ol dem bu demdür âsiyâbâsâ Derûnuñ pür-ma’ârif hem-nişînüñ merd-i ‘ârif kıl Açılma ey yüzi gül şahs-ı nâ-dâna kitâbâsâ Kemânçe şekline girdüm elinde mutrib-i ‘aşkuñ Keş-â-keşden halâs olmaz dahı sînem rebâbâsâ Zer-efşân ol kef-i ihsân ile seyr eyle ‘âlemde Cihân-gerd ü cevân-merd-i cihân ol âfitâbâsâ Yüzüm üzre kadem basmaz cefâ vü cevrden geçmez Yolında kıldugumdan n’oldı ben cismüm türâbâsâ Tutarken câmı nâşî gelse tâc ü günbed altında Mey-i gül-rengi pinhân eyle ey sûfî habâbâsâ Hasûduñ dürd-i derdin çekme ey Bâkî bu bezm içre Nedîmüñ yâr-ı hoş-meşreb gerek câm-ı şarâbâsâ ----------- Mefâ’îlün / mefâ’îlün / mefâ’îlün / mefâ’îlün
Aşıklar iki cihanda nefs muradın almayalar
Ağlayalar dün ü güni şad oluben gülmeyeler
İlm ü amel terk ideler, dost ile ahd berk ideler
Yüz tutub dosta gideler aldanup da kalmayalar
Sekiz uçmak bezeklerin huri gılman ü köşklerin
Arz ideler aşıklara hergiz nazar kılmayalar
Aşıkların maşuk ile candan öte esrarını
Şol sır içinde sırrını feriştehler bilmeyeler
Aşıklar dost didarını kanda baksalar göreler
Musa gibi münacata Tur'u tayin etmeyeler
Tur ne hacet aşıklara çün her yerde maşuk bile
Daim münacat edeler bir dem ayrı olmayalar
Vahdet sırrına erenler ol dost ile dost olanlar
Ol denizde gark olanlar ad ü sana gelmeyeler
Eşrefoğlu Rumi sen de aşk içinde mahvola gör
Ta ki sende senliğinden zerre gübar bulmayalar

Yorumlar
Yorum Gönder