Ayaklarda kalur sünbül o zülf-i nîm-tâbâsâ Saçuñla bahs iderse başa çıkmaz müşg-i nâbâsâ Hevâñ içre ezel bir sadme urdı sarsar-ı âhum Döner dûlâb-ı çarh ol dem bu demdür âsiyâbâsâ Derûnuñ pür-ma’ârif hem-nişînüñ merd-i ‘ârif kıl Açılma ey yüzi gül şahs-ı nâ-dâna kitâbâsâ Kemânçe şekline girdüm elinde mutrib-i ‘aşkuñ Keş-â-keşden halâs olmaz dahı sînem rebâbâsâ Zer-efşân ol kef-i ihsân ile seyr eyle ‘âlemde Cihân-gerd ü cevân-merd-i cihân ol âfitâbâsâ Yüzüm üzre kadem basmaz cefâ vü cevrden geçmez Yolında kıldugumdan n’oldı ben cismüm türâbâsâ Tutarken câmı nâşî gelse tâc ü günbed altında Mey-i gül-rengi pinhân eyle ey sûfî habâbâsâ Hasûduñ dürd-i derdin çekme ey Bâkî bu bezm içre Nedîmüñ yâr-ı hoş-meşreb gerek câm-ı şarâbâsâ ----------- Mefâ’îlün / mefâ’îlün / mefâ’îlün / mefâ’îlün
Pınar başına geldi
Bir elinde güğümü;
Çattı yay kaşlarını
Görünce güldüğümü,
Bağlamıştı gönlümü
Saçlarının düğümü.
Bilmiyordum bu örgü
Acaba bir büğü mü?
Sordum: Nerdedir yerin?
Nedir senin değerin?
Yedi kıral vurulmuş,
Ne bu ceylan gözlerin?
Hangisine varırsın
Bu yedi ünlü erin?
Şöyle dedi bakarak
Göklere derin derin:
Kıralların taçları
Beni bağlar büğü mü?
Orduları açamaz
Gönlümdeki düğümü.
Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü...

Yorumlar
Yorum Gönder