Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İslamiyet Öncesi Türk Destanları

İslamiyet öncesi sözlü Türk edebiyatının en mühim mahsulü Türk destanlarıdır. İslâmiyet öncesi Türk destanları:

Orhan Seyfi Şirin - Toprak Bir Kez Daha Donduğu Zaman

Toprak bir kez daha donduğu zaman Yıldızlar bıçak gibi bilenirken ayazda Küçük ayakların buzları adımlarken Dumanı üstünde gözlerimle, Kesilmiş saçlarımla Yün gömleğimle ve kararmış tenimle, Kimbilir sana gelmiş olacağım. Toprak bir kez daha donduğu zaman, Tel örgüler korkunç ıslıklar çalarken sınırlarda Karlara süngüler gibi saplanırken, Bozkır gönlümüzden hoyratlar. Sana doğru buzları adım adım kıracağım. Çelik ve kalın postallarımla, Karşında olacağım. Toprak bir kez daha donduğu zaman.

Aşık Reyhani - Bugün Sabah ile Visal-i Yardan

Bugün sabah ile visal-i yardan Bana bir haber var inceden ince Ol zülfü zer tar-ı hayal-i yardan Bir buy-i eser var inceden ince

Fuzuli - Gazel - 91 (Beni zikr itmez el efsâne-i Mecnûn’a mâildir)

Beni zikr itmez el efsâne-i Mecnûn’a mâildir Ne benzer ol sana derdi anun takrîre kâbildir Beyâban-gerd Mecnûn’dan gam ü derdim su’âl itmen Ne bilsun bahr hâlin ol ki menzil-gâhı sâhildir Menem tek olabilmez şöhre-i şehr-i belâ Mecnûn Kabûl eyler mi bu rüsvâlığı her kim ki âkildir Ne müşkil hâli olsa âşıkın ma’şuk ider çâre Ger ol bî-derd bilmezse bu hâli hâl müşkildir Firâk eyyâmı seyl-âb-i sirişkimden haber dutmaz Kıyâmet mâ-cerâsından gör ol zâlim ne gâfildir Fakih-i medrese ma’zûrdur inkâr-i aşktse Yoh özge ilmine inkârımız bu ilme câhildir Fuzûlî el seni Mecnûn’dan efzun der melâmette Buna münkir değil Mecnûn dahi ma’kûle kâ’ildir

Ahmet Erhan - Yalnızın Ölümü

O, çoksesli kemanların Parmakları kırık virtiözüydü Göğe doğru burulmuş yağmurların altında öldü Yüzünde yaşanmamış hülyaların De ki minesi soldu O upuzun gecelerin Saçakaltlarında ıssız bir yarasa Bir şeyleri bekliyordu ama neyi kimi Düdüklerini evde unutan bekçilerin Sokaklara karşı özrü gibiydi O, derin yalnızlıkların Kalabalıkla çarpıştığı bir köşe başıydı Utangaç sıkıntılı mağrur Yaşamak bir özürse kabahatinden büyük Ölümü kendinden menkul Bir tek kendini ağlattı mendebur...

Hacıbey Özbay - Tilkiler Bey Oldu

Kurtlar evcilleşti evcilleşeli, Çakallar ovayı istila etti, Bundan sonra hayat daha çileli, Çakallar ovayı istila etti.

Orhan Şaik Gökyay - Beyan-ı Aşk

Âşıkım, başımda savrulup esen Cünûn ikliminin bir hevâsıdır Kalbimden yarattım sevdalımı ben O, aşk cennetinin ilk Havvâ'sıdır.

Ahmet Hamdi Tanpınar - Sonbahar

  Durgun havuzları işlesin bırak Yaprakların güneş ve ölüm rengi, Sen kalbini dinle, ufkuna bak. Düşünme mevsimi inleten rengi Elemdir mest etsin ruhunu Eser rüzgarların durgun ahengi. Yan yana sessizce mevsimle keder Hicrana aldanmış kalbimde gezin Esen rüzgarlara sen kendini ver.

Yunus Emre - Aşk mezhebi dîndür bana (7)

Ey 'âşıkan ey 'âşıkan 'ışk mezhebi dîndür bana Gördi gözüm dost yüzüni yas kamu dügündür bana

Şeref Taşlıova - Vurun Evlatlarım

Kara dağda düşman topu patlıyor Asker hücum etmiş Kars'ı alıyor Hırsınan hasımımız çatlıyor Vurun evlatlarım Allah aşkına Şehid olanımız cennet köşküne Atın aslanlarım Allah aşkına Şehid olanımız cennet köşküne

Niyaz İlahisi

  Şem'-i ruhuna cismimi pervane düşürdüm Evrâk-ı dili âteş-i sûzâna düşürdüm Bir katre iken kendimi ummana düşürdüm Takrir edemem derd-i derûnum elemim var Mevlâyı seversen beni söyletme gamım var

Ak Zambaklar Ülkesinde

  KİTABIN ADI: Ak Zambaklar Ülkesinde YAZARI: Grigoriy Petrov ÇEVİREN: Ali Haydar YENİ HARFLERE AKTARAN VE SADELEŞTİREN: Mahir Ünlü YAYINEVİ: Bilgeoğuz Yayınları - İstanbul BASIM YILI:  2022 KİTABIN YAYIM MAKSADI: Sosyal ve ekonomik şartların en kötü olduğu zamanlarda bile önemli şahsiyetlerin milletin ilerlemesini sağlayabileceğini anlatmak.

Fuzuli - Gazel (Çeşm-i sûret-bâzıma müjgân saf-i hengâmedir)

  Çeşm-i sûret-bâzıma müjgân saf-i hengâmedir Kana batmış her müjem bir şûh-i gül-gûn câmedir Tâ hatın üzre ham-i ebrûların ser-germiyim Her sözüm derd-i dil imlâsına bir ser-nâmedir Gösterir her dem alâmetler kıyâmetten kadin Kâ’im etmiş haşr bürhânın aceb allâmedir Derdim oldur kim müselmân olmuş ol tersâ-beçe Küfre olan zulmler ta’nı bu gün islâmedir Yüzde nakş-i hûn-i dil râz-i nihânım fâş eder Şerh-i gam tahrîrine her kirpiğim bir hâmedir Ey sabâ rahm et kim ol bî-derd kılmış terk-i cevr Çâre-i derd-i dilim mevkûf bir i’lâmedir Ey Fuzûlî bulmadım reng-i riyâdan bir safâ N’ola ger meylim bu reng ile mey-i gül-fâmedir

Cengiz Aytmatov - Beyaz Gemi (Roman Özeti)

  ESERİN ADI :BEYAZ GEMİ YAZARI :CENGİZ AYTMATOV YAYIN EVİ :ÖTÜKEN BASIM YILI :1970 SAYFA SAYISI :174 1. ESERİN  KONUSU Annesi ve babasını tarafından küçük yaşta dedesinin yanına bırakılmış bir çocuğun hayal dünyası ve babasına ulaşma isteği anlatılmaktadır.

Fuzuli - Gazel (Kabrim taşına kim gam odumdan zebânedir)

  Kabrim taşına kim gam odumdan zebânedir Ta’n okun atma kim hatarı çok nişânedir Eyler kadeh zamâne gamın def’ galiba Devr-i kadeh muhâlif-i devr-i zamânedir Kaldırdı eşk-i dûn beni ol âsitâneden Kim maksadım benim dahi ol âsitânedir Vâ’iz sözüne tutma kulak gâfil olma kim Gaflet yuhusunun sebebi ol fesânedir Nezr etmişim firâkına kim yok nihâyeti Nakd-i sirişkimi ki tükenmez hızânedir Can vermeyem mi gurbete kim bîm-i ta’neden Yâd-i vatan figânına sensiz behânedir Ey dil hazer kıl âteş-i âhınla yanmasın Cismim ki derd kuşlarına âşyânedir Benden Fuzûlî isteme eş’âr-i medh ü zem Ben âşıkım hemişe sözüm âşıkânedir

Faruk Nafiz Çamlıbel - Madde ve Kuvvet

Gövdeler -varsa- gönüllerden alır cevherini Yürek olmazsa bilekler çekemez hançerini Kahramansız yaşamak kahrına mahkumdurlar Kaybeden zümreler Allah'ını, peygamberini.

Bekir Sıtkı Erdoğan - Kara Gözlüm Efkarlanma Gül Gayri

Söz: Bekir Sıtkı Erdoğan Beste: Gültekin Çeki Makam: Rast Usul: Aksa k Kara gözlüm, efkarlanma gül gayri! İbibikler, öter ötmez ordayım. Mektubunda diyorsun ki: 'Gel Gayri! ' Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.

Yunus Emre - Anmaz mısın sen şol güni gözüñ nesne görmez ola (6)

  Anmaz mısın sen şol güni gözü ñ  nesne görmez ola Düşe sûretün topraga dilün haber virmez ola Çün 'Azrâîl'i ne tuta assı kılmaz ana ata Kimse döymez o heybete halkdan meded irmez ola Gele sana cân alıcı dahı cân alur kılıcı 'Aklu ñ ı başdan alıcı bir dem amân virmez ola Evvel gele şol yuyucı ardınca şol su koyucı İledüp kefen sarıcı bunlar hâlü ñ  bilmez ola Oglan gider dânışmâna saladur dosta düşmâna Sonra gelmek peşimâna sana assı kılmaz ola Agaç ata bindüreler sinden yana göndereler Yir altına indüreler kimse ayruk görmez ola Üç güne dek oturalar hep işü ñ i bitüreler Ol dem dile getüreler ayruk kimse anmaz ola Yûnus miskîn bu ögüdi sen sana virse ñ   yeg idi Bu şimdiki mahlûkâta ögüt assı kılmaz ola

Köksal Cengiz (Niyâzkâr) - Bu Vatan Sahipsiz Değil

Tefrikayla içimize sızanlar, Bilin ki bu vatan sahipsiz değil! İçte, dışta kuyumuzu kazanlar, Bilin ki bu vatan sahipsiz değil! 

Hırsızın Hiç mi Kabahati Yok?

  Süleyman Demirel  12 Eylül öncesi anarşiye karşı niye tedbir almadığı sorulunca bir fıkra anlatır:  “Hocanın evini hırsızlar soyunca komşular söylenmeye başlamış.  ‘Hocam, insan kapısını kilitlemez mi?’,  ‘Para ortaya konur mu?’, ‘ Bu kadar ağır uyku olur mu?’ diyorlarmış.  Hoca da cevap vermiş: Tamam ben hatalıyım da, eve giren hırsızın hiç mi kabahati yok?”

Faruk Nafiz Çamlıbel - Bizim Memleket

İçinden tanırım ben o elleri, Onlar ki zahirde viran olurlar; Ardıçlı dağları, çamlı belleri Aşanlar şi'rine hayran olurlar. Dökülür köpüklü sular yarından, Baharlar yaratır kışın karından; İçenler sihirli pınarlarından Şöyle bir silkinir, ceylan olurlar!.. Orada yaşayan erlerin içi Bir yaşta yoğurur derdi, sevinci; Onlar ki sabansız, tarlasız çiftçi, Davarsız, kavalsız çoban olurlar. Başıboş, kırlara salar tayını, Elinden düşürmez okla yayını; Ellere bırakır zafer payını, Memleket yolunda kurban olurlar...

Faruk Nafiz Çamlıbel - Sonsuz Rüya

Ezeli varlığa candan vurulan aşıklar, Ses alır ta ötesinden ebedi dünyanın. Yerin altında devam etmesidir bence ölüm, Yerin üstünde görüp geçtiğimiz rüyanın.

1950-1960'lı Yıllarda Türkmen Edebiyatı

  1950’li ve 1960’lı yıllar, Türkmen şiirinin en üretken olduğu ve değişime uğrayıp yenileş­tiği yıllardır. Önce Ekim devriminin getirdiği baskının sonucu, ardından da İkinci Dünya Savaşının sebep olduğu olaylar ve duyguların baskısı altında kendi mecrasından çı­kan, kendi meselelerini ele alamayan, Türkmenlerin kendi değerleriyle donanmamış olan Türkmen şiiri, 1950’li yılların ikinci yarısından itibaren kendi yatağında ilerlemeye başla­mış, “ ... yaşadıkları ülkenin dokularını, halkın gönlündeki zenginliği ve inceliği duyarlı bir sembolizmle şiirleştirme fırsatını” bulmuştur.

Fuzuli - Gazel (Şu’le-i şem’-i ruhun ağyâra bezm-efrûz olur)

  Şu’le-i şem’-i ruhun ağyâra bezm-efrûz olur Âh kim yetgeç bana bir berk-i âlem-sûz olur Gayr çeşminden bulur her dem nigâh-i merhamet Ben ne kıldım kim nasîbim nâvek-i dil-dûz olur Her gün açar gönlümü zevk-i visâlin yenleden Gerçi güller açmağa her yılda bir nevrûz olur Hâle tek çıkmaz evinden mâh-tal’atler müdâm Her kimin devr-i kamerde tâli’i firûz olur Sâ’idin zevkiyle terk etmiş Fuzûlî âlemi Meyl-i sahrâ eylemez bir kuş ki dest-âmûz olur ( Fâ i lâ tün fâ i lâ tün fâ i lâ tün fâ i lün)

Yunus Emre - Işk etegin tutmak gerek âkıbet zevâl olmaya (5)

'Işk etegin tutmak gerek 'âkıbet zevâl olmaya 'Işkdan bir elif okıyan kimseden su'âl olmaya

Elif Yavaş - Edebiyata Sesleniş

     Seni yazmak, seni yaşamakla bütünleşir hayat. Sükûtun vaveylasında, kelimelerle dans eder hayalim. Dileklerim dua vuslatı olur da kibri defeder kalbim. Aşkın ‘e’ hâlini yaşar edebî dünyam. İnancımın tam oluşu; ilahî aşk ile demlenir, kıvılcım bir (od)da od’un odunsu kokusunu sayıklar çam’sı kokular. Dilemma olur kimi serzenişler, sükûtun çığlığı oluverir hücrelerim. Uçtu uçacak kelebek misalidir ömrüm, acı yoğuran ellerim sevincin kanatlarını muştular. Sen olmasaydın olmazdı şiirler, edebiyatsız yetim kalırdı kütüphaneler. İçimdeki boşluk kıpırdanırken kuşluk vakti hoşluk var içimde. İlham sancıları göğsümü yağmalar, klavye tuşundan haz duyar dile gelen kelimeler. İnişli çıkışlı ruh hâlimde yükselir aşk merdiveni, ömür merdivenime vuslat mendili sallarcasına saklanır düşler. Kalbimde düğümlenen sevdamı mı merak etmektesin? Sanat ile edebiyatın aşkla tek vücut oluşunu mu gözlemektesin? İşini aşkla yapan bir insanın eline tutuşur harfler, hayalinin hayallerini takipted...

Orhan Seyfi Şirin - Gülümser Çocukluğum

  Gülümser çocukluğum... Yıkanan kızlarla şıkır şıkır; Tatlı sularda sazların ötesinden... Sarışın ve bin bir gamze içinden, Gülümser çocukluğum.

Cahit Sıtkı Tarancı - Kara Sevda

  Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, Mecnun misali kör; Ne bilsin alemde ne mevsimidir.

Faruk Nafiz Çamlıbel - Bizim Kitap

  Kaç bahar bülbüle hasret, güle hasret yaşadık; Görmedik kaç yaz ufuklarda yarım bir mehtâb. Bu elem defteri dünyâda kapansın, dilerim... Dilerim, bir daha mahşerde açılsın bu kitâb!

Fuzuli - Gazel - 82 (Hüsnün oldukça füzun aşk ehli artuk zâr olur)

  Hüsnün oldukça füzun aşk ehli artuk zâr olur Hüsn ne mikdâr olursa aşk ol mikdâr olur Cennet için men eden âşıkları dîdârdan Bilmemiş kim cenneti âşıkların dîdâr olur Aşk derdinden olur âşık mizâcı müstakim Âşıkın derdine dermân etseler bîmâr olur Zâhid-i bî-hod ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meydir muhabbet kim içen hüş-yâr olur Aşk sevdasına sarf eyler Fuzûlî ömrünü Bilmezem bu hâb-i gaflletten kaçan bîdâr olur