Ana içeriğe atla

Charles Dickens - İki Şehrin Hikayesi (Roman Özeti)


Eserin Adı : İki Şehrin Hikayesi

Yazarı : Charles Dickens

Çeviri: Meram Arvas

Basıldığı Yer/Yıl : Can Yayınları-2018

Eserin Konusu:
Hayattaki büyün zorluklara rağmen kendi onurları ve düşünceleri için mücadele edenlerin hikayesi.

Eserin Özeti:
1775 yılının Kasım ayının dondurucu bir gecesinde eski ve saygı duyulan Tellson bankasının temsilcisi Mr.Jervis Lorry, bir posta arabasıyla Dover şehrine gider.Orada son günler, Londra’dan geri dönmesi için ülkesine çağrılan Lucie Manette adında güzel bir Fransız ile buluşacaktır. Birlikte Paris’e giderler. Manette ‘nin babası, Dr.Manette,Defarge’lerin meyhanesinin üstündeki küçük bir tavan arasında gizlenmektedir. Dr.Manette Bastille hapishanesindeki bir hücrede tek başına 18 yıl hapis tutulmuştur. Şimdi, ruhsal dengesi bozulduğundan İngiltere’ye mülteci olarak götürülecektir. Lorry ve Luci Manette’nin Paris gezisine Tellson bankasının Jerry Cruncher adında sadık,garip görünüşlü bir hizmetkârı da eşlik eder.

Defarge’lerin meyhanesi, Paris’teki ihtilalcilerin merkezidir. Eski rejimin baş düşmanı olan Defarge’ler tavan arasını Dr.Manette’ye vermişler ve Dr.Manette de hergün geçmişini hatırlamaya çalışmıştır. Bu arada Bn.Defarge ihtilâl geldiği zaman ortadan kaldırılmasını istediği bütün aristokratların adlarını içeren garip bir atkı örmektedir.

Lucie ve Jarvis Lorry’nin yaşlı Dr.Manette’yi Londra’ya getirmelerinden beş sene sonra, John Barsad adındaki bir adamın İngiltere aleyhine casusluk yapmakla itham ettiği Charles Darney adındaki bir Fransızca öğretmeninin yargılanmasında bulunurlar. Manette’ler beş sene önce Fransa’dan İngiltere’ye dönerlerken Darney’e vapurda rastladıklarını söylerler.Darney’I parlak bir avukat olan, Sydney Carton kurtarır. Carton sanığa o kadar benzer ki diğer avukat Mr.Stryver,sanığı “tanıyanlar”ın ifadelerini alt üst eder.

Yargılanmadan sonra, Darney ve Carton Manette’lerin mütevazi evlerini sık sık ziyaret ederler. Darney’in St.Evemonde’ler denen bencil Fransız aristokratlarının mirasçısı oldukları anlaşılır. Onlarala hiçbir alışverişte bulunmamaya karar veren Darney Londra’da yaşamaya karar vermiştir.

Parlak fakat istikrarsız biri olan Carton, Mr.Stryver’ın davalarının hazırlanmasıyla görevlendirilirse de çok defa sarhoş olduğundan duruşmalarda hazır bulunamaz. Her iki genç de Lucie ‘ye kur yaparlar. Darney’I seçtiği zaman Carton asil bir hareketle Lucie’nin seçtiği bir kimse için hayatını feda etmeye hazır olduğunu söyler.

Darney ve Lucie evlenirler. Fransa’da ihtilâl patlayıp ihtilâlciler Bastille hapishanesini basarak mahkumları serbest bıraktıkları zaman, küçük kızları altıyaşındadır. Charles Darney’in amcası St.Evrémondé Markisinin kullandığı arabanın küçük bir çocuğu öldürmesi Fransız köylülerini öfkelendirmiştir. Küçük çocuğun babası Markisi mahkemeye getiremeyince yatağında öldürmüş ve bunun sonucunda da asılmıştır.

Bir gün İngiltere’deki yeni St.Evrémondé Markisine bir mektup gelir. Darney, mektuptan, ailesinin eski hizmetçisinden dolayı ihtilâlciler tarafından hapsedilir. Markis’e müdahale ederek kendini kurtarmasını rica eder. Çünkü tutuklandığı zaman Charles’in emirlerini yerine getirmeye çalışarak halka aile namına tazminat vermektedir. Darney, şerefli bir düşünceyle Fransa’ya giderek bir şeyler yapmaya karar verir.

Böylece, Paris’e Tellson bankasının bu şehirdeki bir işini yönetecek Jarvis Lorry ile birlikte gider. Darney,şehre gelir gelmez, ülkeye dönen bir aristokrat diye tutuklanır. Haber İngiltere ulaşır ulaşmaz, Lucie ve Manette yardım için Fransa’ya giderler. Bastille zindanında uzun yıllar hapsedilen Dr.Manette, bu olayın damadının kurtulmasına yardımcı olacağını düşünür.

Manette’ler Paris’e geldiği zaman terör rejimi tam bir egemenlik kurmuştur. Kana susamış ihtilâlciler, yaşlı doktora saygı gösteriyorlarsa da Defarge’lerin St.Evrémondé ailesi mensuplarına besledikleri nefret öylesine derindir ki Darney mahkeme önüne çıkarılmadan önce, bir buçuk yıl hapis yatar. Bütün bu süre zarfında Lucie kocasını göremez.

Darney sonunda mahkeme önüne çıkarılır. Defarge mahkeme salonunun ön sırasında oturur, şeytani atkısını örer ve Darney’in öldürülmesini ister. Charles, St.Evrémondé’lerle hiçbir alış-verişi olmadığını söyler ve gerçekte ailenin servetinin yıllarca zarar verdikleri halka geri verilmesini emrettiğini söyler. Halkın saygı duyduğu Dr.Manette adının lehine konuştuğu zaman, mahkemedeki dinleyiciler kendisini alkışlarlar. Darney serbest bırakılır.

Mahkeme kendisini serbest bırakmakla beraber, Darney’in Fransa’dan İngiltere’ye gitmesine izin vermez. Manette’ler bu zaferi henüz kutlamamışlardı ki Darney yeniden tutuklanır. Defarge’ler ve kimliği belirtilmeyen esrarengiz bir tanık onu halk düşmanlığıyla suçlamıştır. Darney,hücresinde teselli edilemez bir durumda kendisini suçlayanın kim olabileceğini, Lucie’nin eski sadık himetçisi Pross, uzun yıllardır görmediği kayıp kardeşini Paris sokaklarında görür. Bu senelerce önce İngiltere’deki mahkemede Darney aleyhine tanıklık yapan hain John Barsad’dır. 
Şimdi,Sydney Carton da Paris’tedir.İhtilâlcilerin bir casusu olarak Barsad’la görüşür. Kendisini, daha önce İngiltere için casusluk yapmış biri diye teşhir edeceği tehtidinde bulunarak, onunla gizli bir antlaşma yapar.

Darney’in yeni mahkemesinde,Mr.Deuarge,St.Evrémonde’ları iğrenç suçlamalarla karalayan bir liste çıkarır.Adam, Dr. Manetta’yı da, Darney aleyhindeki tanıklar arasında gösterir. Bu önemli belge, ihtiyar doktor tarafından Bastille’deki hapis hayatı sırasında yazılmış ve ihtilâlciler burasını ele geçirdikleri zaman Defarge,Dr.Manette’nin hücresinde bulmuştur.

Belgede St.Evrémondé Markisinin dehşet saçan bir suçu nasıl işlediği ve tutuklandığı anlatılmaktadır.Soyluların hukukuna göre Markis Bn.Defarge’in kız kardeşi yoksul bir kızın ırzı geçmiştir.Kız ölüm döşeğindeyken Dr.Manette Evrémondé ailesini lanetlemektedir.

Uzun yıllar unutulan bu belgenin hakimler üzerinde etkisi olur. Bunu yazdığını reddetmesine ve hakimlerden merhamet dilemesine rağmen,Dr.Marnette’nin sözleri göz önüne alınmaz Darney’in atalarının işlediği suçların cezasını çekmesi kanaatiyle 24 saat içinde giyotinle öldürülmesine karar verilir. Fakat yıllardır kendisini terkeden Sydney Carton, şimdi sevdiği kadının kocası adına hareket etmeye karar verir.Şantaj yaptığı Barsad’ın yardımıyla, Barney’in hücresine girmeyi başarır.Kendisi ile elveda içkisi içeceğini söyleyerek Barney’in içkisine uyuştutucu madde katar ve onunla elbiselerini değiştirir.Mahkuma çok benzediğinden Carton,Darney’in adına giyotin altına yatacaktır.

Bu arada Bn.Defarge Lucie’nin küçük kızı da dahil bütün aileyi ihbar etmek için Manette’nin evine gider. Bn.Pross Darney’ler Fransa’dan kaçarken onun onları yakalamasını engeller.Bu sırada Bn.Defarge Bn.Pross’la boğuşurken kendi silahıyla kendini öldürür.

Tüm bu olaylar olurken Carton giyotine götürülüyordur.İdam anı gelip giyotin düşmeden önce söylediği söz aynı zamanda kitabında sonu olur:
“Şimdiye kadar yaptığım her işten çok daha iyi bir iş yapıyorum.Şimdiye kadar böyle bir huzura kavuşmamıştım.”

Eserde Anafikir:
Hayattaki bütün zorluklara rağmen kandi onurumuz ve düşüncelerimiz dğrultusunda mücadele etmeliyiz.

Romandaki Şahıslar:
Dr.Alexandre Manette: Bir zamanların güçlü parlak doktoru;Bastille zindanında geçirdiği on sekiz sene sonunda hemen hemen yıkılmıştır.
Lucie Manette: Dr. Manette’nin kızı,Darney’in karısı;kocasına ve ailesine bağlı bir kadın.

Charles Darney:St.Evrémondé Markis’ininin ve aristokratların zulmüne karşı cephe alan yeğeni.

Sydney Carton:Kendi kendisini yıkan,fakat parlak bir avukat.

Madam Defarge:Aristokratlardan intikam almaktan başka bir şey düşünmeyen biri.
Bn.Pross:Lucie’nin kaba ve güçlü hizmetçisi ve arkadaşı.

Eser Hakkında Şahsi Görüşlerim:
Usta bir yazar olan Charles Dickens’ın bu romanı gerçekten okunmaya değer.

Yazar Hakkında Kısa Bilgiler:

Charles Dickens, 1812 yılında Landport’ta doğdu. İngiliz edebiyatının en ünlü yazarlarından biridir. Doklarda çalışan küçük bir memurun oğludur. 

Çocukluğu sıkıntılar içinde geçti. Babasının hapse girmesi yüzünden iyi bir öğrenim göremedi. Küçük yaştan itibaren hayatını kazanmak zorunda kaldı. Bir noterin yanına katip olarak girdi; kendi kendini yetiştirdi. 

Mizah yanı çok güçlü bir insandı. ”Boz” takma adıyla yayınladığı resimli mizah hikayeleri çok beğenildi.Oldukça üretken bir yazar olarak tanımlanır.Özellikle toplum sorunlarını işledi. Romanda kişiler basit tabakalardan seçilmesine rağmen, davranışları, karakterleri,konuşmaları ile günlük hayatta sık sık rastlanan kişilerdir. Aslında bu kişilerle İngiliz toplumunun düzeltilmesi gereken kurumlarını; sözgelimi borçlu hapishaneleri, fabrikaları, yatılı okullar gibi konuları eleştirmiştir. Bu yönüyle bir sosyal reformcu yazar niteliği göstermektedir. Bu tutumuyla hükümeti harekete geçirmeyi umut ediyordu. Kendisinden sonra gelen bir çok sanatçıyı etkiledi.

1870 yılında öldüğü zaman büyük adamlar için ayrılan Westminster Abbey mezarlığına gömüldü.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Qaçaq Nəbi

Azərbaycanın xalq qəhrəmanı Qaçaq Nəbi 1854-cü ildə Gəncə quberniyasının Zəngəzur qəzasının Aşağı Mollu kəndində (indiki Qubadlı rayonunda) anadan olub. Onun qaçaqçılıq etməsinin maraqlı tarixçəsi var.

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim

Kecha oqshom falakda oy bo‘zarib botganda, Zuhro yulduz miltirab, xira xanda otganda, Ruhimda bir ma’yuslik sokinlik uyg‘otganda, Men seni esga oldim, birinchi muhabbatim, Eslab xayolga toldim, birinchi muhabbatim.

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Munis Faik Ozansoy - Dilek

Yurdumda bir evlik toprak isterim Yayla olsun, yamaç olsun, düz olsun Orada bir ömür kalmak isterim Yaz, kış olsun, bahar olsun, güz olsun. Bir dam altı gece barındıracak Daldan, sazdan yapma bir çardak olsun İçinde kütükler yanan bir ocak, Yünden veya ottan bir yatak olsun. Çardağı sarmalı bir çiçek dalı, Salkım olsun, gül olsun, leylâk olsun. Yakınlarda bir de su bulunmalı Deniz olsun, göl olsun, ırmak olsun. Ekmeğim topraktan, suyum ırmaktan Katığım kâh zeytin, kâh peynir olsun Mutluluk duyayım nefes almaktan Dost güvenilir, düşman bilinir olsun. Tanrım, başka bir şey ister değilim İçimde ne bir hırs, ne bir kin olsun Yolumu beklesin, akşam sevgilim Bence güzel, ellerce çirkin olsun.

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Fuzuli - Gazel (Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar)

  Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar Kılıçlardır ki kanlar dökmek ile jeng tutmuşlar

Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

Milletin hürriyeti, dini, namusu ve şerefi, vatanın bütünlüğü, devletin bağımsızlığı  için şehid ve gazi olan kahramanlarımızın ruhları şad, Türk Milletinin  Zafer Bayramı  kutlu olsun ...

Mikayıl Müşfiq - Ana

Ana dеdim, ürəyimə yanar odlar saçıldı, Ana dеdim, bir ürpəriş hasil oldu canımda, Ana dеdim, qarşımda bir gözəl səhnə açıldı, Ana dеdim, fəqət onu görməz oldum yanımda.