Ana içeriğe atla

Seyyid Nesimi - Gazel (Ben Bu Cihâna Sığmazam)


Mende sığar iki cihân men bu cihâna sığmazam
Cevher-i lâ-mekân menem kevn ü mekâna sığmazam

Kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim
Sen bu nişân ile meni bil ki nişâna sığmazam

Kimse gümân ü zann ile olmadı Hakk ile biliş
Hakk'ı bilen bilir ki men zann ü gümâna sığmazam

Sûrete bak vü ma'nîyi sûret içinde tanı kim
Cism ile cân menem velî cism ile câna sığmazam

Hem sadefem hem inciyem haşr ü sırât
Bunca kumâş ü raht ile men bu dükâna sığmazam

Genc-i nihân menem men uş 'ayn-ı ayân menem men uş
Gevher-i kân menem men uş bahr ile kâna sığmazam

'Arş ile ferş ü kâf ü nûn mende bulundu cümle çün
Kes sözünü uzatma kim şerh u beyâna sığmazam

Gerçi muhît-i a'zamam adım âdemdurur âdemim
Dâr ile kün fekân menem men bu mekâna sığmazam

Cân ile hem cihân menem dehr ile hem zamân menem
Gör bu latifeyi ki men dehr ü zamâna sığmazam

Encüm ile felek menem vahy ile melek menem
Çek dilini vü ebsem ol men bu lisâna sığmazam

Zerre menem güneş menem çâr ile penc ü şeş menem
Sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam

Zât ileyim sıfât ile kadr ileyim berât ile
Gül-şekerim nebât ile pista-dehâna sığmazam

Şehd ile hem şekker  menem şems ile hem kamer menem
Rûh-ı revân bağışlarım rûh-ı revâna sığmazam

Tîr menem kemân menem pîr menem cuvân menem
Devlet-i câvidan menem îne vü âna sığmazam

Yer ü göğü düzen menem geri dönüp bozan menem
Cümle yazı yazan menem ben bu dîvâna sığmazam

Nâra yanan şecer menem çarha çıkar hacer menem
Gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam

Gerçi bugün Nesîmîyem Hâşîmîyem Kureyşîyem
Bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Munis Faik Ozansoy - Dilek

Yurdumda bir evlik toprak isterim Yayla olsun, yamaç olsun, düz olsun Orada bir ömür kalmak isterim Yaz, kış olsun, bahar olsun, güz olsun. Bir dam altı gece barındıracak Daldan, sazdan yapma bir çardak olsun İçinde kütükler yanan bir ocak, Yünden veya ottan bir yatak olsun. Çardağı sarmalı bir çiçek dalı, Salkım olsun, gül olsun, leylâk olsun. Yakınlarda bir de su bulunmalı Deniz olsun, göl olsun, ırmak olsun. Ekmeğim topraktan, suyum ırmaktan Katığım kâh zeytin, kâh peynir olsun Mutluluk duyayım nefes almaktan Dost güvenilir, düşman bilinir olsun. Tanrım, başka bir şey ister değilim İçimde ne bir hırs, ne bir kin olsun Yolumu beklesin, akşam sevgilim Bence güzel, ellerce çirkin olsun.

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Qaçaq Nəbi

Azərbaycanın xalq qəhrəmanı Qaçaq Nəbi 1854-cü ildə Gəncə quberniyasının Zəngəzur qəzasının Aşağı Mollu kəndində (indiki Qubadlı rayonunda) anadan olub. Onun qaçaqçılıq etməsinin maraqlı tarixçəsi var.

Fuzuli - Gazel (Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar)

  Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar Kılıçlardır ki kanlar dökmek ile jeng tutmuşlar

Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim

Kecha oqshom falakda oy bo‘zarib botganda, Zuhro yulduz miltirab, xira xanda otganda, Ruhimda bir ma’yuslik sokinlik uyg‘otganda, Men seni esga oldim, birinchi muhabbatim, Eslab xayolga toldim, birinchi muhabbatim.

Ümit Yaşar Oğuzcan - Acılar Denizi

  Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Nazım Hikmet - Tahirle Zühre Meselesi

Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, Bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte Yani yürekte. Mesela bir barikatta dövüşerek Mesela kuzey kutbuna keşfe giderken Mesela denerken damarlarında bir serumu Ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin Ama o bunun farkında değildir Ayrılmak istemezsin dünyadan Ama o senden ayrılacak Yani sen elmayı seviyorsun diye Elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.