Âşıka ta'n etmek olmaz mübtelâdır n'eylesin Âdeme mihr ü mahabbet bir belâdır n'eylesin Gönlü dilberden kesilmezse acep mi âşıkın Gamzesiyle tâ ezelden âşinâdır n'eylesin N'ola ta'yin etse zabt-ı mülk-i hüsnü gamzeye Zülfü bir âşüfte-i ser-der-hevâdır n'eylesin Zülfüne kalsa perîşân eylemezdi dilleri Anı da tahrîk eden bâd-ı sabâdır n'eylesin N'ola olsa muztarib hâl-i dil-i uşşâkdan Sînesi âyîne-i âlem-nümâdır n'eylesin Olmasa Nef'î n'ola dil-beste zülf-i dilbere Tab'-ı şûhu dâma düşmez bir Hümâdır n'eylesin
Bu şehrin akşamını seyrettik,
Ufukta erirken güneş.
Sahillerinde gezindik,
Hayal ve baharla eş.
"Moda Koyu" yanmada,
Renklerin grubuyla,
Karşıyakanın minareleri aksetmede suya,
Bütün gururuyla.
Sabahın ilk aydınlığını
Yudumlarken deniz,
Balıkçı tekneleri
Yola çıkar sessiz ve kimsesiz.
Fâni olmuş seneler
Evlerde beklenir,
"Üsküdar"ının servileri,
"Eyüp" sırtlarına
Ses verir.
Kulak kabartır
Allah da-kul da
Bir tarih dinlenmede
İstanbul'da.
Ölümlü, gep geçici, kalımsız.

Yorumlar
Yorum Gönder