Ana içeriğe atla

Нуриза Өмүрбаева - Сүтак уңу

Сүт ак деп, сүттүн өңүн ажыратып, Тынымсыз сайрап бир куш безеленет. Калп айтып түбөлүктүү жубайына, Кайгысын ырга айлантып алган дешет. Сүт ак деп чын билгенин айтса дагы, Жубайы кайрылбастан кеткен экен. Чындыкка ишене албай соңку кийин, Белгисиз алыс жакка безген экен. Сүтактын муңун тыңшап аяп кетем, Сезимим ушунчалык жаралуубу? Күйүттөн кушка айланып учуп кеткен, Сүйүүсү жаш келиндин аялуубу?..

Halit Ziya Uşaklıgil - Aşk-ı Memnu (Roman Özeti)

Eserin adı:Aşk-ı Memnu

Yazarı:Halit Ziya Uşaklıgil

Yayıncı:İnkılap yayınevi

Basım yılı:1996

1.Eserin konusu:

Eserde 1900’lü yılların başlarında İstanbul’da geçen,toplum yapımıza pek uygun görülmeyen bir yasak aşk ve bu yasak aşkın getirdiği ağır cezalar anlatılmaktadır.

2.Özet:

Firdevs Hanım ile kızları bir sandal gezintileri sırasında Adnan Bey adında iki çocuklu dul bir adamla karşılaşırlar.Firdevs Hanım’ın iki kızı vardır:Peyker ile Bihter.Peyker zaten evlidir.

Adnan Bey,aralarındaki yaş farkına bakmaksızın Firdevs Hanım’ın küçük kızı Bihter ile evlenmek ister.Evlenirler.Adnan Bey’in kızı Nihal bir türlü yeni annesine alışamaz.Kendi alemine çekilir.Nihal ile kardeş çocuğu olan bir de Behlül vardır.Behlülün de Nihal’le evlenmesi söz konusudur.Behlülün amacı ise çok farklıdır.Çapkın bir kişiliğe sahiptir.Önce Firdevs Hanım’ın büyük kızı Peyker’I ister ve kolayca onu elde eder.Fakar onun için bir anlık bir zevktir.

Bir gün Bihter bir bahane ile ile Behlül’ün odasına girer.Biraz konuşurlar.Sonra Behlül ona karşı olan duygularını ifade eder.Ondan hoşlanmaktadır.Bihter onu Peyker ile beraber gördüğü için ilk başta ona inanmaz fakat Behlü onu baştan çıkarmak için elinden geleni yapar ve başarır.

Bihter ile Behlül’ün ilişkileri devam ederken Behlül’ün Nihal ile evlenmesi yeniden ortaya atılır.

  Nihal’i seven bir de Beşir vardır.Beşir onların evde büyütülmüş zenci bir gariptir.Ona çok temiz duygularla aşıktır.Bu karşılıksız sevgisi onu verem bile etmiştir.

Bir gün Nihal bir raslantı sonucu üvey annesinin bu gizli macerasını öğrenir.Bihter’in nefti çarşafını giyer ve Behlül’ün yanına gider.Artık işin içyüzünü öğrenmiştir.Bir akşam onları merdiven başında konuşurken gördüğünde ince,narin vücudu buna dayanmaz ve bayılır.

Öte yandan Bihter de onların evliliğini engellemek istemektedir.Çünkü onu kıskanmaktadır.

Nihal uğradığı şokla beraber yataklara dşmüştür.Beşir onu bu halde görünce datanamaz ve o güne kadar gördüğü ,sezdiği her şeyi Adnan Bey’e anlatır.karısının kendisini aldattığını öğrenen zavallı adam deliye döne rve Bihter’I aramaya koyulur.

Bihter artık kendisi için bir çıkar yol kalmadığını anlamıştır.Mutluluğu artık kurtulmayacaktır artık kocasına dönmesi de mümkün değildir.Artık insanların yüzüne bakamayacak haldedir.Odasına kapanır ve eline mini bir tabanca alır artık yaşamamalıdır.Onun için iki yol vardır:Ya nursuz bir hayata razı olmak veya razı olmamak…Razı olmayacaktır.Tetiği çeker.

Bihter’in intiharından bir süre sonra Nihal iyileşir.Behlül,insan içine çıkmaya yüzü kalmadığı için çekip gitmiştir.Bu acı hayat tecrübesinden sonra baba-kız artık birbirleri için yaşamaya karar verirler.


3.Ana fikir:

İnsanlar hiç bir zaman hiçbir şekilde birbirlerini aldatmamalıdırlar.Çoğu zaman ufak zevkler insanlara çok pahalıya patlar.Herşeyden önce dürüst olunmalıdır.


4.Eserdeki şahıslar:

Firdevs Hanım:Kızlarının mutlu olasını isteyrn iki kızlı dul bir kadındır.Bihter ile Peykerin annesidir.

Adnan Bey:Onun da iki çocuğu vardır ve duldur.Bihter’kendine yakın hissettiğinden evlenir fakat mutluluk ona uzaktır.Yaşı da Bihter’den hayli fazladır.

Behlül:Çok çapkın ve de insanları kolayca kandırabilen bir yapıdadır.İstediğini elde edebilir.

Nihal:Çok güzel sarışın ve de ailesinden bulamadığı sevgiyi başkalarında aramaktadır.Yeni annesine birtürlü alışamamıştır.

Bihter:Genç taşta evlendirilmiş güzel bir kızdır. Aldatması ise tamamen onun saflığından,tecrübesizliğinden kaynaklanmaktadır.


5.Eser hakkında şahsi görüşlerim:

Toplumumuzun uzun yapısına aykırı olan olaylar gelişmektedir. Olaylardaki ilk yanlış aralarında yaş farkı çok olan iki kişinin evlenmesidir.Bihter genç ve güzel olduğundan gözü dışarıda kalmıştır Sonuçta aldatanların zararlı çıktığı da görülmektedir.En başta yapılan bir hatanın sonu da çok ağır olur.Dürüstlük herşeyden daha önemlidir.


6.Yazar hakkında kısa bilgiler:

Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945) 

Türk roman ve öykü yazarı. Türk edebiyatında Batı anlamındaki romanın ilk yetkin örneklerini vermiştir.

istanbul'da doğdu, 22 Mart 1945'te aynı kentte öldü. Servet-i Fünun romancılarındandır. İlk tahsilinden sonra Fatih Askeri Rüştiyesi’ne gitti ve 17 yaşında okuldan ayrıldı. 1884’te Nevruz gazetesini, daha sonra Hizmet ve Ahenk gazetelerini kurdu. İzmir Rüştiyesi’nde Fransızca öğretmenliği yaptı. İdadide Türk edebiyatı dersi okuttu. Reji Müdürlüğü Başkatibi oldu. Servet-i Fünün dergisine girdi ve en büyük romanları burada yayımlandı. Darülfununda batı edebiyatı dersleri verdi. Mabeyin Başkatibi, Ayan üyesi oldu. Sessizliği, batı müziğini,kitap okumayı, çiçekleri severdi. Fransızca, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Arapça ve Farsça bilirdi. Roman, hikaye, tiyatro, mensur, şiir, hatıra, hitabet, edebiyat tarihi, makale türünde eserler verdi.


Eserleri : Roman: Nemide, 1889; Bir Ölünün Defteri, 1889; Ferdi ve Şürekası, 1894; Mai ve Siyah, 1897; Aşk-ı Memnu, 1900; Kırık Hayatlar, 1923. Öykü: Bir Muhtıranın Son Yaprakları, 1888; Bir İzdivacэn Tarih-i Muaşakası, 1888; Heyhat, 1894; Solgun Demet, 1901; Sepette Bulunmuş, 1920; Bir Hikaye-i Sevda, 1922; Hepsinden Acı, 1934; Onu Beklerken, 1935; Aşka Dair, 1936; İhtiyar Dost. 1939; Kadın Pençesinde, 1939; İzmir Hikayeleri, 1950. Oyun: Kabus, 1918. Anı: Kırk Yıl, 1936; Sara ve Ötesi, 1942; Bir Acı Hikaye, 1942. Şiir: Mensur Şiirler, 1889. Deneme: Sanata Dair, 3 cilt, 1938-1955.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Cho'lpon - Go'zal Turkiston

Go‘zal Turkiston, senga ne bo‘ldi? Sahar vaqtida gullaring so‘ldi. Chamanlar barbod, qushlar ham faryod, Hammasi mahzun. Bo‘lmasmi dil shod? Bilmam ne uchun qushlar uchmas bog‘chalaringda?

Faruk Nafiz Çamlıbel - Sen Nerdesin?

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi, Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi. Bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar, Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar... Son yolcunun gömüldü yolda son adımları, Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları. Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda: Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda, Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye, Yollarını bekledim görüneceksin diye. Senin için kandiller tutuştu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden. Saksıda incelendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için... Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle, Saatler son gecemin geçti cenazesiyle, Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü, Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü...

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulhak Hamid Tarhan - Makber

  Eyvah!. Ne yer, ne yar kaldı, Gönlüm dolu âh-u zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden.

Oğuz Atay - Özge'ye Mektup

  Sevgili Özgeciğim, Mektubunu bu sabah aldım. Bana böyle uzun ve güzel bir mektup yazdığın için teşekkür ederim; Ahmet Mithat Efendi-Hüseyin Rahmi hikâyesini de çok beğendim.

Fuzuli - Kıt'a (Kıyl u kâl)

İlm kesbiyle pâye-i rif'at Ârzû-yı muhâl imiş ancak 'Aşk imiş her ne var âlemde 'İlm bir kıyl u kâl imiş ancak

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Orhan Veli Kanık - Cımbızlı Şiir

Ne atom bombası, Ne Londra Konferansı; Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya!

Gülcan Havva Eraslan - Dünyanın İşleri: Ötkir Haşimov

Türkiye’nin gündemine giren “Özbekistan Türkçe kullanma kararı aldı” manşetleri tam bir kara cehalet örneği. Niçin böyle derseniz, Özbek edebiyatının en sevdiğim yazarlarından birini size tanıtarak cevap vermek isterim. Bugün Türkiye’nin gündemine giren  “Özbekistan Türkçe kullanma kararı aldı”  manşetleri tam bir kara cehalet örneği. Niçin böyle derseniz, Özbek edebiyatının en sevdiğim yazarlarından birini size tanıtarak cevap vermek isterim. Tabi bu tanışma, Özbekistan’ın dilinin asırlardır Türkçe olduğu, Çağatay Türkçesi olarak bildiğimiz Doğu Türkçesinin Uygur Türkçesi ile beraber temsilcisi olduğunu, dil çalışmalarında da Karluk grubu Türkçesi sınıfında yer aldığını söylememize engel değil.