Ana içeriğe atla

2024 Türk Dünyası Kültür Başkenti İçin “Kadim Anev Medeniyeti” Konferansı ve Forumu

 


Anev 2024 Türk Dünyası Kültür Başkenti açılışının ardından 27 Mart 2024 tarihinde Türkmenistan Kültür Bakanlığı, TÜRKSOY, Uluslararası Türk Akademisi ve Türk Kültür ve Miras Vakfı katkılarıyla “Kadim Anev Medeniyeti” uluslararası konferansı düzenlendi.

Konferans öncesinde katılımcılara, Ahal Vilayeti Anev şehri Medeniyet Evinin önünde Türkmenistan tarihi ve kültürünü yansıtan gösteri sunuldu. Türkmenistan ülke yönetiminin Türkmen halkının kültür ve sanatına verdiği önem vesilesiyle her gösterinin bir bayram coşkusuna, festival havasına büründüğü kültürel etkinliklerin bir örneğiyle karşılaşan yabancı ülke temsilcileri, kendilerine gösterilen misafirperverlikten memnun kaldılar.

Medeniyet Evi önünde sergilenen dans, müzik, şarkı ve monolog örneklerinin ardından protokol üyeleri ve katılımcılar ayrı ayrı stantlarda yer alan Türkmen el sanatlarına ilişkin ürünleri inceleme fırsatı yakaladılar. Daha sonra Medeniyet Evinin içerisinde yer alan müzeyi de ziyaret eden konferans iştirakçileri Türkmenistan bölgesinde bulunan arkeolojik eserlerle yakından tanıştılar.

Anev şehrinin tarihi ve arkeolojik önemine ilişkin çeşitli sunumların yapıldığı “Kadim Anev Medeniyeti” uluslararası konferansın açılışında konuşan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Türk kültür tarihi ve medeniyetinde kadim Türkmenistan’a ve onun önemli bir kültür havzası olan Anev’e özel bir parantez açılması gerektiğini belirtti. 

Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat yakınlarındaki Anev bölgesindeki kazılarda ortaya çıkmış kadim Anev kültürünün, geçmişin derinliklerinden günümüze taşınan zengin bir mirası ifade ettiğini vurgulayan Sultan Raev, “Eşsiz zenginliği ile günümüzde birçok kişinin hayranlıkla takip ettiği Anev kültürünün kökleri Hititler, Frigler, Lidyalılar gibi eski Anadolu medeniyetlerine dayanır. Sonrasında da gelen medeniyetlerin etkisiyle Roma, Bizans gibi kültürler var olmuştur.  Sonrasında İslam ve Osmanlı İmparatorluğunun etkisiyle bu coğrafyanın kültürel dokusu daha da zenginleşmiştir. Anev kültürünün zenginliğinin geçmişinde işte böyle bir kültürel alışveriş yatmaktadır.

Tarihî İpekyolu üzerinde yerleşen ve son derece önemli bir coğrafyada yer alan Anev bu yüzden tarihin her döneminde dünya uygarlığının beşiği olmuştur. Doğu ve Batı medeniyetlerinin etkileşimi ile evrensel boyut kazanan bu şehir sadece Türk kökenli boylara değil, birçok farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Böyle bir zengin medeni mirasa sahip olan kadim Anev şehrinin günümüzde dünyaya tanıtılması TÜRKSOY’un en önemli misyonudur.” diye konuştu.

Konferansta Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenterler Meclisi (TÜRKPA) Genel Sekreteri Mehmet Süreyya Er, Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev, Türk Kültür ve Miras Vakfı Genel Başkanı Aktoti Raimkulova birer konuşma yaptı.

Türk coğrafyasının basın yayın kuruluşlarının ilgi odağında olan forumun açılış konuşmaları Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Mehricemal Mammedova, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev, Montreal Ticaret Yüksek Okulu Uluslararası İlişkiler ve İşbirlikleri Ofisinden Prof. Dr. Javad Mottaghi, “ITAR– TASS” Genel Müdür Yardımcısı Mikhail Gusman, Rusya Ulusal Televizyon Kanalı Russia 24’ün Orta Asya Muhabiri  Robert Frantsev, İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Ülkelerinin Haber Ajansları Birliği Genel Müdürü Mohammed Bin Abd Rabbo Al– Yami, Avrupa Yayıncılık Birliği Eğitim İşleri Daire Başkanı Frédéric Frantz, “Yeni Medya Ağları” adlı platformun kurucularından, ünlü film yapımcısı Akim Mogaji ve Moskova Devlet Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı Akademisi ve Moskova Devlet Uluslararası  İlişkiler Enstitüsü Öğretim Üyesi, RT Televizyon Kanalı Protokol ve Dış İlişkiler Müdürü Anna Belikova tarafından gerçekleştirildi.

TÜRKSOY  İletişim ve Bilişim Daire Başkanı  Salim Ezer’in moderatörlüğündeki “Medya Yoluyla Birlik: Türk Dünyası’ndan Bakış Açıları” başlıklı oturumda TRT Genel Müdür Yardımcısı Hasan Öymez, TRT Avaz Genel Koordinatörü Sedat Sağırkaya, Özbekistan Millî Medya Birliği Başkanı Kudratkhuja Sherzodkhon, Moskova Devlet Üniversitesi, Rusya Cumhurbaşkanlığı Akademisi ve Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Öğretim Üyesi, “Şarkşinaslar Kulubü” Kurucusu, RT Televizyon Kanalı Protokol ve Dış İlişkiler Müdürü Anna Belikova, Türkmenistan Bilimler Akademisi Mahtumkulu Dil Edebiyat ve Ulusal El Yazmaları Enstitüsü  Modern Türkmen Dili ve Tarihi Bölümü Başkanı Ogulnabat Gochova’nın moderatörlüğünde “Mahtumkulu Firaki’nin Yaratıcılığı ve Dünya Edebiyatı Üzerindeki Etkisi” konulu oturumda Türkiye Cumhuriyeti «Türkmeneli TV» Müdürü Mehmet Hanefi Uzunçam, Kırgız Cumhuriyeti Gazeteciler Birliği Başkanı Abdıkadır Sultanbayev, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na bağlı "Teleradiocomplex" Yöneticisi Aldan Nagashybek, Özbekistan Cumhuriyeti Celaleddin Menguberni Vakfı Başkanı, Tarih Bilimleri Profesörü Bekzod Abdurahimov,
Montreal Ticaret Yüksek Okulu Uluslararası İlişkiler ve İşbirlikleri Ofisinden Prof. Dr. Javad Mottaghi’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Haberler, İnternet Siteleri, Yapay Zeka – Sosyal Ağların Gelişimi ve Rolü” konulu oturumda Avrupa Yayıncılık Birliği Eğitim İşleri Müdürü Frederic Franc, “ITAR– TASS” Genel Müdür Yardımcısı Mukhail Gusman, Rusya Uluslararası Televizyon ve Radyo Şirketi "MİR" Eğitim Departmanı Başkanı İrina Kuzminskaya, “Big Asia” Medya Şirketi Genel Müdürü Aleksandr Lebedev,
“Yeni Medya Ağları” adlı platformun kurucularından, ünlü film yapımcısı Akim Mogaji’nin moderatörlüğündeki “Filmlerin Televizyon Üzerine Etkisi” konulu oturumda ise Özbekistan Cumhuriyeti Sinematografi Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Shukhratulla Rizaev, Uluslararası "Altın Şövalye" Film Forumu Temsilciliği Başkanı Dali Okropiridze, Büyük Britanya "New Media Design" adlı şirketin Müdürü İlhami Ümit Erzurumlu bildirilerini sundular.

Forum Sonuç Bildirisi’nin okunmasının ardından aile fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.

Haber: Milli Güç

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Qaçaq Nəbi

Azərbaycanın xalq qəhrəmanı Qaçaq Nəbi 1854-cü ildə Gəncə quberniyasının Zəngəzur qəzasının Aşağı Mollu kəndində (indiki Qubadlı rayonunda) anadan olub. Onun qaçaqçılıq etməsinin maraqlı tarixçəsi var.

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim

Kecha oqshom falakda oy bo‘zarib botganda, Zuhro yulduz miltirab, xira xanda otganda, Ruhimda bir ma’yuslik sokinlik uyg‘otganda, Men seni esga oldim, birinchi muhabbatim, Eslab xayolga toldim, birinchi muhabbatim.

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Munis Faik Ozansoy - Dilek

Yurdumda bir evlik toprak isterim Yayla olsun, yamaç olsun, düz olsun Orada bir ömür kalmak isterim Yaz, kış olsun, bahar olsun, güz olsun. Bir dam altı gece barındıracak Daldan, sazdan yapma bir çardak olsun İçinde kütükler yanan bir ocak, Yünden veya ottan bir yatak olsun. Çardağı sarmalı bir çiçek dalı, Salkım olsun, gül olsun, leylâk olsun. Yakınlarda bir de su bulunmalı Deniz olsun, göl olsun, ırmak olsun. Ekmeğim topraktan, suyum ırmaktan Katığım kâh zeytin, kâh peynir olsun Mutluluk duyayım nefes almaktan Dost güvenilir, düşman bilinir olsun. Tanrım, başka bir şey ister değilim İçimde ne bir hırs, ne bir kin olsun Yolumu beklesin, akşam sevgilim Bence güzel, ellerce çirkin olsun.

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Fuzuli - Gazel (Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar)

  Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar Kılıçlardır ki kanlar dökmek ile jeng tutmuşlar

Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

Milletin hürriyeti, dini, namusu ve şerefi, vatanın bütünlüğü, devletin bağımsızlığı  için şehid ve gazi olan kahramanlarımızın ruhları şad, Türk Milletinin  Zafer Bayramı  kutlu olsun ...

Sherzod Ortiqov - Stokgolm Oqshomlari (esse)

Mabodo hozir  Nelli Zaks hayot boʻlganida yoki men sal oldinroq tugʻilganimda undan, albatta intervyu olgan boʻlardim. Aytaylik, 1950 yilda tugʻilganimda  yoki u qazo qilmay hech boʻlmaganda yigirma birinchi asrning boshiga oʻtib qolganida bunga ulgurardim (shunday deb oʻzimga koʻp gapiraman. Bunga sabab frau [1] Nellining sheʼriyati taʼbimga mos kelib, judayam yoqqani uchun emas, balki uni yodimga olganimda yuragimni tinmay qiynaydigan bitta savolga undan javob olish uchun). Shu kunlarda bu haqida yana koʻp oʻyladim. Yuqoridagi ikkita farazni tasavvur qilib, ulardan biriga, aniqrogʻi ikkinchisiga toʻxtaldim. Yaʼni, “frau Nelli omonatini Yaratganga topshirmay, yigirma birinchi asrning boshiga oʻtganida undan qanday intervyu olardim?” degan xayol shuurimni qamrab oldi. Agar shunday boʻlganida, albatta birinchi galda Stokgolmga borish uchun rosa bir yil yemay-ichmay, yangi kiyim kiymay, dam olish uchun sihatgohlarga bormay, yoqilgʻiga pul ketmasin deb mashina haydamay gonorarla...