Ana içeriğe atla

Yavuz Bülent Bakiler Ebediyete Uğurlandı



Türk edebiyatının tanınmış şahsiyetlerinden biri olan şair, yazar ve hukukçu Yavuz Bülent Bakiler, İstanbul'dan son yolculuğuna uğurlandı.

89 yaşında hayatını kaybeden Bakiler için ikindi ezanını müteakip Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde 29 Eylül 2025 günü öğle namazından sonra cenaze namazı kılındı.

Cenaze merasimine siyaset, kültür ve sanat camiasından çok sayıda kişi katıldı.

Yavuz Bülent Bakiler'in naaşı, helallik alınmasının ve okunan duaların ardından tekbirlerle omuzlara alınarak cenaze aracına kadar taşındı. Cenaze, Bakiler'in vasiyeti üzerine Sivas'a götürülerek yarın babası Cezmi Bakiler'in yanına defnedilecek.



Türk edebiyatının müstesna isimlerinden biri olarak tanınan Bakiler, 23 Nisan 1936'da Sivas'ta dünyaya geldi. Edebiyata ilgisi lise yıllarında başlayan Bakiler'in ilk şiiri 1953'te Türk Sanatı dergisinde yayımlandı.

Bakiler, Ankara'daki üniversite yıllarında, Türk edebiyatında "Hisarcılar" olarak bilinen, milli ve manevi değerlere bağlı sanat anlayışını savunan edebi topluluğun içinde yer aldı.

Bir süre avukatlık yapan Bakiler, daha sonra basın ve yayın alanına yöneldi. Usta yazar, TRT bünyesinde uzun yıllar program yapımcısı, raportör ve daire başkan yardımcısı olarak görev yaptı.

Tercüman ve Türkiye gazetelerinde köşe yazarlığı yapan Bakiler, yazılarında Türkiye'nin sosyal ve siyasi gündemine ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Edebiyat dünyasındaki asıl şöhretini şiirleriyle kazanan Bakiler, yayımlanan "Yalnızlık" adlı ilk kitabını 1962'de okurların beğenisine sundu.

Ardından "Duvak", "Seninle" ve "Harman" adlı şiir kitaplarını yayımlayan Bakiler, şiirlerinde kullandığı sade dil, ahenkli üslup ve milli duyarlılıkla geniş okur kitlelerine ulaştı.

Yavuz Bülent Bakiler, 1979-1980'de Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulundu, 1994-2005 arasında ise Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyeliği yaptı.

Türk dili ve edebiyatına katkıları dolayısıyla çok sayıda ödül kazanan Bakiler, 1985'te Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın-Fikir dalında "Yılın Gazetecisi Ödülü", 1986'da Türkiye Yazarlar Birliği "Yılın Fikir Adamı Ödülü", 2009'da Türk Ocakları "Ziya Gökalp İlim ve Teşvik Armağanı", 2012'de ESKADER "Üstün Hizmet Ödülü" ve 2016'da "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görüldü.

Hayatının son dönemlerine kadar yazı ve konferanslarıyla Türk dili ve kültürüne hizmet etmeye devam eden Bakiler, ardında onlarca eser ve Türk edebiyatında derin izler bıraktı.

Bir süre "Zaman" gazetesinde çalışmış olması ve tek parti dönemindeki bazı uygulamaları eleştirmesi sebebiyle bazı çevrelerin tepkilerini çeken Bakiler, kesinlikle FETÖ mensubu veya cumhuriyet düşmanı değildi.

Anadolu'nun ruhunu, milli ve manevi değerlerini güçlü bir şekilde dile getiren Bakiler'in kaleme aldığı eserler arasında "Yalnızlık", "Duvak", "Seninle", "Harman", "Bir Gün Baksam ki Gelmişsin", "Şiirimizde Ana", "Üsküp'ten Kosova'ya", "Türkistan Türkistan", "Aşık Veysel", "Mehmet Akif'te Çağdaş Türkiye İdeali", "Sözün Doğrusu", "Arif Nihat Asya İhtişamı", "Gönül Coğrafyamız" ve "Unutamadıklarım ve Harmanladıklarım" yer alıyor.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cho'lpon - Go'zal

Qorong‘u kechada ko‘kka ko‘z tikib, Eng yorug‘ yulduzdan seni so‘raymen. Ul yulduz uyalib, boshini bukib, Aytadir: men uni tushda ko‘ramen. Tushimda ko‘ramen – shunchalar go‘zal, Bizdan-da go‘zaldir, oydan-da go‘zal!

Qaçaq Nəbi

Azərbaycanın xalq qəhrəmanı Qaçaq Nəbi 1854-cü ildə Gəncə quberniyasının Zəngəzur qəzasının Aşağı Mollu kəndində (indiki Qubadlı rayonunda) anadan olub. Onun qaçaqçılıq etməsinin maraqlı tarixçəsi var.

Divan Edebiyatı (Türk Klasik Edebiyatı)

  “ Türk  Klasik   Edebiyatı ” olarak da tanımlanan Divan edebiyatı, Türklerin İslam kültüründen etkilenmeleri sonucu oluşturdukları bir edebiyattır. Bu edebiyat, bazı kaynaklarda “ Havas Edebiyatı “, “ Yüksek Zümre Edebiyatı “, “ Saray Edebiyatı ”  “Eski Türk Edebiyatı ” gibi adlarla da anılmaktadır. Ancak belli ilkeler çevresinde gelişen bu edebiyat, şairlerin şiirlerini “ Divan ” denilen yazma kitaplarda toplamalarından dolayı daha çok “ Divan edebiyatı ” adıyla ifade edilmektedir.

Abdulla Oripov - Birinchi muhabbatim

Kecha oqshom falakda oy bo‘zarib botganda, Zuhro yulduz miltirab, xira xanda otganda, Ruhimda bir ma’yuslik sokinlik uyg‘otganda, Men seni esga oldim, birinchi muhabbatim, Eslab xayolga toldim, birinchi muhabbatim.

Erkin Vohidov - O'zbegim

  Tarixingdir ming asrlar Ichra pinhon, o‘zbegim, Senga tengdosh Pomiru Oqsoch Tiyonshon, o‘zbegim.

Munis Faik Ozansoy - Dilek

Yurdumda bir evlik toprak isterim Yayla olsun, yamaç olsun, düz olsun Orada bir ömür kalmak isterim Yaz, kış olsun, bahar olsun, güz olsun. Bir dam altı gece barındıracak Daldan, sazdan yapma bir çardak olsun İçinde kütükler yanan bir ocak, Yünden veya ottan bir yatak olsun. Çardağı sarmalı bir çiçek dalı, Salkım olsun, gül olsun, leylâk olsun. Yakınlarda bir de su bulunmalı Deniz olsun, göl olsun, ırmak olsun. Ekmeğim topraktan, suyum ırmaktan Katığım kâh zeytin, kâh peynir olsun Mutluluk duyayım nefes almaktan Dost güvenilir, düşman bilinir olsun. Tanrım, başka bir şey ister değilim İçimde ne bir hırs, ne bir kin olsun Yolumu beklesin, akşam sevgilim Bence güzel, ellerce çirkin olsun.

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Roman Özeti)

  Eserin Adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazarı: Peyami Safa Yayınevi: Ötüken Yayınları Basım Tarihi: 1999 Eserin Konusu:  15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabası. Romanın Özeti: Romanın 15 yaşındaki kahramanı 7 yaşından beri dizindeki tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı sıkıntılar çekmektedir. Hayatı hastane kapılarında, doktor önlerinde geçmiştir. Son olarak yapılan tetkikler sonucunda dizindeki rahatsızlığın “Kemik Veremi” olduğu anlaşılır. Bu hastalık hayatına veya bir bacağına mal olabilecek bir hastalıktır. Hal böyle iken doktorlar, eğer beslenmesine dikkat eder, heyecansız, sakin bir yaşam sürdürür, moralini yüksek tutarsa iyileşme ihtimalinin olduğunu söylerler.

Fuzuli - Gazel (Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar)

  Mukavves kaşların kim vesme birle reng tutmuşlar Kılıçlardır ki kanlar dökmek ile jeng tutmuşlar

Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

Milletin hürriyeti, dini, namusu ve şerefi, vatanın bütünlüğü, devletin bağımsızlığı  için şehid ve gazi olan kahramanlarımızın ruhları şad, Türk Milletinin  Zafer Bayramı  kutlu olsun ...

Faruk Nafiz Çamlıbel - Mehmetçik'e Kaside

Ey milletimin lâhzada halkettiği ordu! Baktın ki bütün bir vatan elden gidiyordu, Boğdun coşarak düşmanının gayzını kanda Derler ki, esaret denilen halka cihanda Bir geçti mi hür boyna, asırlar kıramazmış Bir secde eden, bir daha baş kaldıramazmış Ancak sen o zinciri söküp kırmayı bildin; Gökten geniş alnınla ne taptın, ne eğildin Dünyâ seni sehpâya çekerken gözü bağlı; Mağlûbu o gün gördü cihan gâlip edalı... Bir taştı, fakat, benliğin en sonra kabından Sarsıldı cihan kükremiş arslan gazabından. Çarpıştın ölümlerle, boğuştun heyecanla; Sildin kara gözlerden akan yaşları kanla! Memnun kapanır gözlerim ölsem de vatanda; Mademki cihan neş'eli, mademki bu anda Seyretmede bir kâfile Türk ordularından Şarkın ebedî fecrini İzmir sularından!