Âşıka ta'n etmek olmaz mübtelâdır n'eylesin Âdeme mihr ü mahabbet bir belâdır n'eylesin Gönlü dilberden kesilmezse acep mi âşıkın Gamzesiyle tâ ezelden âşinâdır n'eylesin N'ola ta'yin etse zabt-ı mülk-i hüsnü gamzeye Zülfü bir âşüfte-i ser-der-hevâdır n'eylesin Zülfüne kalsa perîşân eylemezdi dilleri Anı da tahrîk eden bâd-ı sabâdır n'eylesin N'ola olsa muztarib hâl-i dil-i uşşâkdan Sînesi âyîne-i âlem-nümâdır n'eylesin Olmasa Nef'î n'ola dil-beste zülf-i dilbere Tab'-ı şûhu dâma düşmez bir Hümâdır n'eylesin
Köşeyi dönerken gölgeni gördüm Yüreğim çarpmaya başladı güm güm Ey göçmen şiirim, masalım, öyküm Hep peşinden koşturup duruyorum. Yettim-yeteceğim derken çağ kuşluk Bir türlü dolmuyor bu ara boşluk Başıma vuruyor aşktaki hoşluk Feleğin çarkını durduruyorum. Bir kaşık aş ne ki kırk yıllık aca; İnsansız evlerde tüter mi baca? Zalim bir oyundur köşe kapmaca, Her zaman cezayı ben görüyorum. Şu bağlı bahtımı çözmeyi dene, Yüreğimle çiftleş, gezmeyi dene; Vuslat hangi güne, yazmayı dene; Hep meçhul semtlerde ben yürüyorum. Gölgen ak zambağa dönüştü birden, Bir daha geçmedin geçtiğin yerden, Sen ünlersin diye şu tepelerden Saatimi kurup ayarlıyorum…